DİBE VURMAK

Dibe vurmak hayatta dibe vurmak nedir bilir misiniz?Dibe vurmak vurgun yemektir. Bir kere dibe vurmaya görsün insan ne yamandır hayat o zaman. Ne yamandır çaresizlik, tükenmişliğe rağmen tutunmaya çalışmak ne zordur. Tutunmak zorunda olduğunuz sebepler vardır çünkü bir türlü yakanızı bırakmaz, bırakamaz. Ali Gök ve eşi Fatma Gök hayatları dibe vurmuş iki güzel insan. İki de çocukları var pırıl pırıl. Marmara Ereğlisi´nde kendi hallerinde yaşıyorlar. Sessizliğin mi; ses vermenin mi yoksa el vermenin halini mi yaşıyor bu insanlar!Neden bunları söylüyoruz. Çünkü yanlış tedavi sonucu bacağı kesilmiş Ali Gök´ün. Birkaç hafta önce ziyaretine gitmiştik. ? Ahde Vefa Turan Birliği Trakya? ekibi olarak dinlemeye ve el vermeye gitmiştik. Dilinin döndüğünce anlatmıştı derdini bize. Tekerlekli sandalyesini sevinçle almıştı bizden ve dualar etmişti. Çaylarını içmiştik. Misafir olmuştuk fakirhanelerine ne kadar da kıymetlendirmişlerdi misafirlerini ne çok sevinmişlerdi! Dün yeniden ziyaret ettik. Bu kez Ali Gök mahzundu. Yeniden bir operasyon geçirmişti. Başlanacak oksijen tedavisine de ne yazık ki başlanamamıştı. Çünkü kalp ritmi güçlü değilmiş o tedaviyi kaldıracak güçte değilmiş. Doktorunun söylediği kalp ritmi yüzde otuz çalışmaya başlayınca tedaviye başlayabiliriz(!)?Şu an yüzde yirmi ile yüzde on sekiz çalışma oranı kalbinin. Elini uzattı ve yine dilinin döndüğünce anlatmaya başladı. Bize dediği sizin kalp kapakçığınız tam çalışırken benimki ise tam kapanamıyor dedi. O yüzden bekliyoruz diyordu. Hem umutlu hem de biraz dibe vurmuşluk var hal dilinde. O hala bir baba. O hala bir eş. Dik durmak zorunda. Zeytin gözlü Zeynep´i bakıyor babasına. Alışmış babasının hastalığına. Fatma Hanım da işe girmiş çalışıyor. Emekli maaşı yetişmiyor Ali Gök´ün. Kolay değil hayatları hiç kolay değil. Neler düşünmedim ki; şükürden şükürsüzlüğe halimizi düşündüm. Garipliğimizi, doyumsuzluğumuzu düşündüm. Hayat yolunda giderken dost görünenlerin hiç birisi yoktu etraflarında. Sadece halden anlayan bir, iki gönlü büyük insan vardı onlarla ilgilenen. Biz de onlar sayesinde haberdar olduk zaten bu durumdan.Kömüre ihtiyaçları var. İnsanlığa ihtiyaçları var hem de insanlık namına insanlığa ihtiyaçları var. Gani gönülleriyle demledikleri çayı yudumlarken rahat döşeğimizde nasıl keyif çattığımız fark ettim. Hele de:? Ben köy çocuğuyum çok şey istemem ki, bana tarhana çorbası kebap? deyivermesi şükür halinin zirvesiydi ve de ince iç sızısı bir serzenişti. Konu, komşu onları konuşmaya ayırdıkları zamanı, düşünmeye niçin ayıramazdı ki? Niçin hal, hatır edemezdi ki? Dibe vurmuştu çünkü Ali Gök ve ailesinin hayatı.Vurgunu yemeyen nereden bilebilirdi ki vurgunu? Dibe vurmayan nasıl anlayabilirdi ki halden? Kendime bunları sorup durdum ve hala soruyorum.Neydi dibe vurmak ve niyeydi? Kader diyorduk biz buna ve öyle iman ediyorduk. Pekiyi, duyarsız kalmak da ? Kader? mi? Kıymetli Dostlar! Biz haberdar ettik. İlgilenmeye de devam edeceğiz. İnsanlar dibe vurmasın, insanlık dibe vurmasın temennimiz. İlgilenmek isteyeceğinize inanıyoruz. Yüreği güzel dostlar olduğunuzu biliyoruz ve sizi öyle tanımak istiyoruz. Tekirdağ59 Gazetesi sahibi ? Fatih ERGE? yahut ? Gülay SORMAGEÇ? olarak bizlerle irtibata geçerseniz bir çocuğun yüreğini ısıtmış, bir çaresize çare olmuş bir kardeşinize insan olarak el vermiş olursunuz. İnsanlığımız dibe vurmasın diyorsak hep birlikte daha güçlü oluruz. İnsanlığımızı hissederiz, buluruz. Hoşça kalınız efendim! Gülay SORMAGEÇ