KAMU SEN ÇIRPINIYOR!
Tekirdağ’da bir Kamu - Sen var.
Çırpınıyor.
En büyük sendikamız!
İl Temsilcisinin adı: Muzaffer Doğan
Sendika ile özdeşleşen bir cesur adamdır.
Güç geçmiyor ki, elinde mikrofon ile bir haksızlığı dile getirmesin.
Tuğlalı park tam bir demokrasi meydanı…
Ve O, o meydanın hak sesi, gülü…
Ancak çevresine bakıyorum, katılım en fazla 50 kadar…
Bir de çevrede biriken meraklı bakışları görüyorsunuz.
Oysa çok sayıda üyesi var Sendikanın...
Amma ve lakin…
Muzaffer Doğan’ a kendi camiasından diklenmeler var.
Yeni değil, eski hastalıklar…
Kınıyorum onları!
İşleri güçleri çelme!
Oturdukları yerden ahkâm kesmek yegâne marifetleri(!)
O muhalifleri çok iyi tanıyorum.
Şu imajı uyandırmak istiyorlar:
Muzaffer Doğan bitti… Etrafında kimse kalmadı… Artık bir kenara çekilsin!
Ama Doğan’ ı da iyi tanıyorum:
Kahraman!
Aslında herkes birbirini çok iyi tartabiliyor.
Benim kesin inancımdır:
Eğer Doğan yanılıp da kenara çekilirse işte o zaman Kamu Sen gerçek anlamda yok olur.
Son müdür kıyımlarında ne denli çırpındığı ortada...
Oysa görevden alınacakların içinde Doğan’ ı bir kaşık suda boğacaklar var.
Ne kadar olgun adam ki, onlar için de çırpınıyor.
Görüyorum o bazı büyük(!) müdürleri…
Bir zahmet edip de Sendika faaliyetlerine katılabilirlerdi…
Hiç olmazsa son faaliyetlere özellikle…
Ne gezer; dedikodu peşinde devamdalar.
Böyle nadanları gördükçe diyorum ki:
Hükümet uygulaması tamam haksızca ama o adamları başka türlü yerinden nasıl söküp atardınız?
Güya sağcı, milliyetçi vs. geçiniyorlar.
Yeri geldi mi içkinin kralını içen sözüm ona o müdürler(!)
Fikirdaşlarını mı? Hiç sevmezler…
Okulları problemdir.
Arkadaş ziyaretlerinden rahatsızlık duyarlar.
Dernek dersen dernekle, parti dersen partiyle, sendika dersen sendika ile hiç alakaları yoktur.
Ceplerinden tek bir lira yardım çıkmaz.
Varlıklarıyla süfli bir hal almışlar, deyim yerinde ise kaşarlanmışlardır.
Bu yazımla kimleri kast etmiş olabileceğimi Beni tanıyan arkadaşlarım gayet iyi bilir.
Oturup çay içtiğim, dertleştiğim, rahatlıkla müdürlüğüne gidip geldiğim dostlarım istisna!
Gitmediklerim de kendilerini iyi bilirler.
Bu son kanun, son uygulama böyle sahtekârları yerinden söküp atmak için ilaç gibi geldi.
Kuruların yanında yaşlar yandı üzülüyoruz, tamam!
Ama ilahi kanunlar da öyle değil midir?
Günahkârlar yüzünden çoğu kez iyiler de zarar görür.
Muzaffer Doğan’ın hak arayışı mücadelesi anlayanlar için çok büyük fedakârlıktır.
Gerçek adam! Adam gibi adamdır.
Ayırmaksızın, mağdurlar için çabalayanlara başka ne denir?
Her şeye rağmen: “Olsun, arkadaşlarımızdır!” Anlayışında, hala…
Bazen çabalarını görüp “Değer mi?” Diyorum?
O devam! Diyor.
Mücadelen için seni alnından öpüyorum Kardeşim Muzaffer!