ASIL GÜÇ MİLLİ OLMAKTAN GEÇER!

ASIL GÜÇ MİLLİ OLMAKTAN GEÇER! Gazetemiz yerel olduğu için genelde ulusal meselelere değinmeyi tercih etmiyorum. Fakat gelişmeler o kadar hızlı ve endişe verici oluyor ki sağduyulu her hassas insanda ister istemez kaygılar artıyor ve ulusal konulara girmek lüzumunu hissediyor. Yeni sakımız, “Eski Türkiye” ve “Yeni Türkiye”üzerinedir. Bilindiği gibi İstiklal Harbi’nin kazanılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti milli hassasiyetler üzerine kurulmuştu. Her TC vatandaşı TÜRK idi... Her Müslüman da TÜRK sayılmıştı. “Artık Yeni Türkiye Var” deniyorsa eskisinin ruhuna Fatiha okunacak demektir. Yazdığımız bu yazılar tarihin tozlu raflarında yerini mutlaka alacaktır. 10 yıllar sonra çocuklarımız bu yazıları okuduğunda günümüz Türkiye’sinin düştüğü müşkül durumu anlayacak ve kendilerine dersler çıkaracaklardır. Konumuza dönelim: Acaba Eski Türkiye’den kasıt nedir? Yeni Türkiye denince ne anlamalıyız? Eski Türkiye, elbette Atatürk’ ün kurduğu Cumhuriyet’tir. Yeni Türkiye’ den kasıt Başkanlık sistemine dayalı federal bir ülke midir? Eski Türkiye ile Yenisi arasında iyi bir mukayese yapabilmek için az geriye gidelim: Atatürk, 9 Şubat 1934 tarihinde Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya’ nın içinde olduğu bir Balkan Paktı kurmuştu. Antlaşmanın konusu: Dostluk, Saldırmazlık, Hakemlik, Uzlaştırma ve Yargısal çözümdü ve taraf ülkelerce Atina’da imza edilmiştir. Yine ATATÜRK, 8 Temmuz 1937’de Sadabad Paktını kurmuştur; Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında (İran) Tahran’da Sadabat Sarayı’nda imzalandığı için adını da ondan almıştır. Türkiye’ nin Batısını ve Doğusunu güvence altına alan bu birlikteliklerin mimarı, ATATÜRK idi. Gelin hep beraber eğri oturup, doğru konuşalım: Bu iktidarla zamanında; Hazinemiz dolarla dolup taşmaktadır... Fert başına düşen milli gelirimiz 12 bin 500 dolardır... Dünyanın 5. Büyük ordusuna sahibiz... Duble yollarımız, köprülerimiz, hava limanlarımız, hızlı trenlerimiz var. Dünyanın 16. Büyük ekonomisine sahibiz. Böyle iken; Türkiye, Atatürk benzeri bir pakt kurma gücüne sahip midir? Şangay Beşlisi Rusya ve Çin liderliğinde kuruldu... AB; Almanya, Fransa, İngiltere öncülüğünde kuruldu; bugün 30 kadar ülkeyi içine aldı. Türkiye istese; bırakın komşularını, bırakın İslam ülkelerini... Kendi soydaşları arasında (Özerk Nahcıvan, Azerbaycan ve KKTC arasında) böyle oluşum yapabilir mi? Teklifine dahi izin vermeyeceklerini düşünüyorum. Hadi onları geçtik; Irak’ da, Suriye’de birbirlerine ölüm kusan terör çetelerine ne demeli? Bunlar birbirlerine vururken dahi ortak düşmanları Türkiye’dir. Anlayın halimizi! Eski Türkiye’den utanacak neyimiz var ki “Yeni” arayışına girdik? Atatürk’ü Atatürk yapan milliyetçiliği idi, Türklük gururu, aşkı idi... Tek kimlik altında vatandaşlarını toplaması ve uluslararası arenada TÜRK adıyla yer bulmasıydı. Dimdik duruyordu! Ama görüyoruz ki Yeni Türkiye’nin çakıl taşları 36 olarak sayılıyor. Bütünü ayrıştırarak mı Uluslar arası arenada temsil edileceğiz? Bu hal, bu gidişat milli gücümüzü güç olmaktan çıkarmaktadır. Onun için hiçbir yerde sözümüz geçmiyor. Oysa asıl güç milli olmaktan geçer. Atatürk o yoklukta böyle paktlar kurmayı başarmıştı. Yeni Türkiye, Paralel hastalığına yakalandı. Anlaşılan, birinci tehdit irtica gitti yerine birinci tehdit Paralelcilik geldi. Her halde bir 50 yıl da bununla vakit geçiririz! Kalkınma mı? Tehditler ortadan kalkınca!