KAHVE SOHBETLERİM-1

Kahveler sohbet yerleridir. Töremizde kahvelerin yeri özeldir. Her mahallede erkekler kendine bir kahve belirler ve sohbet halkası kurarak yüzyılların dayanışma geleneğini sürdürürler. kahveler okul gibidir. Siyaset, ilim, din, magazin burada hayat bulur.  Bu akşam Hürriyet Mahallesi´de Arslan Kıraathanesindeyim. Yatsı namazı sonrası çayla birlikte yapılan  sohbetlerin tadına doyum olmuyor. Dr. Abdurrahman Topak, Hayrabolulu Muzaffer Çevik, Öğretmen Sezai Kurt ve Ben Hasan Erge olarak aynı masadayız ve çok güzel biçimde memleket muhabbetlerine daldık gittik. Muzaffer Çevik Anadolu´da görevli çocuklarını ziyaretten yeni döndü; Tokat, Ankara, Eskişehir´ de ilginç şeyler görmüş, Tokat´ ın bol meyveli erik ağaçlarını anlatırken sebebini temiz havaya bağlıyor. Eskişehir ziyaretinde ise Benim de çok dikkatimi çeken bir husus var ki, bu konuyu dile getirmekte yarar umuyorum. Çevik kardeşimiz, Eskişehir´ de gondola bindiklerini, nehirde tur attıklarını ve çok da keyifli olduğunu ballandıra, ballandıra anlattı ve sonra da meseleyi bizim belediyemize getirerek ?Abi, İstanbul´da hurdaya çıkmış çok sayıda yolcu gemisi var. Belediyemiz onlardan rahatlıkla temin edebilir. Buna bir el atsa, Tekirdağ sahillerinde vatandaşımızı boğazda gezdirir gibi gezdirse, hani biraz açıklarda durup kahvaltı ettirse, gerekirse 1 saat çapariyle balık tuttursa ne tatlı para kazanır belediye, biliyor musunuz?? Dedi. Tabi ben sohbetin özetini yapıyorum burada? Biz Tekirdağ halkı olarak gerçekten denizimizden en az yararlanan durumdayız.  Yenilikler üretmek lazım. Kardeşimiz Eskişehir´de gördüğünü anlattı. Oysa başkanlarımız onca gezilere gitmekteler, görmüyorlar mı farklı şeyleri? Belediyelerimiz bu tür işlere el atsın, mesela; Tekirdağ´dan kalkan yolcu gemilerinden birisi Şarköy cihetine, bir diğeri Marmara Ereğlisi tarafına gitsin? Halkımızı gezdirsinler; sahillerimizde neler var görelim? Tekirdağ´ ı denizden temaşa edelim gururla; fena mı olur?  Galata köprüsü etrafında millet yüz yıllardır balık - ekmek yiyor; büyük gelenektir. Çoğumuzun tatlı birer hatırası mutlaka vardır oralarda... Bizler de bir iki mil açıkta niye balık-ekmek seanslarına katılmayalım? Gece ışıl, ışıl yanan ve Rumeli havalarıyla iskeleye yanaşan, stresini denize dökmüş yüzlerce kişinin pür neşe içinde vapurdan inişini, mutlu insan öbeklerini hayal edelim! Bu yazımızı lütfen Ekrem Eşkinat´ a bilgi olarak iletiniz; girişimcidir, sever bu tür işleri? Ve inanın Trakya´ nın her bir tarafından insanımız Tekirdağ´a akın eder. Sadece hafta sonu günlerinde yaşanacak böyle bir sirkülâsyondan esnafımız da payını alacaktır elbet! Kahve sohbetimizden güzel bir fikir elde ettim ve sizlerle paylaştım. Mantığınıza uygun geliyorsa hep birlikte var mısınız bu fikrin altına imza koymaya?