BİR HESAP DA BİZ YAPALIM
Memleketin hükümet kurmaktan daha önemli, daha hayati hiç bir gündemi yok. Bu görev de Meclise giren 4 partiye düşüyor. HDP´ yi aynen Bahçeli gibi değerlendiriyorum: Evet... Bu parti resmen partidir, yasaldır ancak meşrutiyeti yoktur. Çoktan kapatılması gerekirdi ama AKP, 13 yılın ortalarında parti kapatmayı zorlaştıran yasaları çıkardı ve Siyasi Kürtçülüğün önünü açarak ülkenin başına "Bölücü" ve de "Terör" destekli belayı musallat etti. Adamlar APO´ nun heykelini dikeceğiz diyor, sesini çıkaran bir babayiğitimiz yok.
Böyle bir parantez yaptıktan sonra gelelim MHP´ li hesabımıza!
Şu soruya birlikte cevap arayalım: MHP iktidar olmak istiyor mu, istemiyor mu?
Halka sorarsanız: İstemiyor!
Çünkü Bahçeli, daha seçim gecesi "Ana muhalefet" olmaktan söz etmişti. 7 Haziran´ın üzerinden yaklaşık 50 gün geçti. Hükümet kurma konusunda kat edilen yol "0" Km. Bu vebalin ortakları kimlerdir demeye gerek bile yok!
MHP sayısal olarak CHP ile koalisyon kuramıyor. (131+80=211 milletvekili) o halde bu ihtimal sıfır.
MHP´ nin HDP ile hükümetliği zaten imkansız! Bunun istemek İblis ile meleğin uzlaşmasını istemek kadar abes!
MHP için geriye kalan parti sadece AKP´dir. Oturacak, kalkacak AKP ile pazarlıklarını yapacaktır. Ayıp değil, günah değil... Ötesi yok bu işin! Gerekçeleri de var çünkü;
Tabanları itibariyle ikisi de muhafazakar, sağ ve orta kesim halka dayanmakta... 55 milyonluk seçmenin %65´ nin duygusal bağları her yönüyle ortaktır. Buna rağmen karşımıza , "AKP ile de olmam!" diyen bir MHP çıkarsa anlamakta çok zorlanırız. İyi anlatılamazsa, %65 seçmenden oy devşirmek hayal olur.
17/25 Aralık konusunda taban değil tavan gözetilmeli, Çözüm süreci taban değil tavan dayatmasıdır. MHP, yönetimi ayrı, tabanı ayrı tutarsa oy kaymaları da sağlamış olur.
Meram için spordan iki örnek:
-Bir boksörün ringte sürekli dayak yediğini düşünelim, ancak öyle bir an gelmiştir ki, dayak yiyen boksör attığı çok isabetli bir yumrukla rakibini ringin ortasına sermiş, galip gelmiştir; olmaz mı, olur!
Bu bir, ikiye geçelim;
-Bizim takım çok kötü oynarken buna karşılık karşı takım mükemmel bir oyun sergilemektedir. Fakat bir anlık hatası yüzünden kötü oynayan takım maçın tek golünü atmış ve sahadan galip ayrılmayı başarmıştır.
İmdi; kurallar gereği puanlar kime verilecek? Galip gelene mi, süper güzel oynayana mı?
Olay bu! Başarının tarifinde sonuç almak en başta gelen husustur. MHP galip gelmek, puan almak zorunda... Onun göstergesi de iktidar ortağı konumuna gelmektir.
Bu açıdan MHP koalisyon sürecini çok iyi yürütmek zorunda çünkü elinde sadece 80 vekil var.
MHP: "-Ey halkım, bana 80 vekil verdin, bu nedenle meydanlarda verdiğim sözleri tutmam zorlaştı ama onu saklıya alıyorum, ilk fırsatta o sözlerimi tutacağım ancak devletimiz böyle kritik günlerde hükümetsiz kalmasın diye müzakereleri başlatıyorum"
demiş olsa halk da eminim bunu çok iyi anlayacaktır.
AKP, 365 vekili gören bir partiydi. 12 yıl içinde 10 seçimin kesin galibi olmasına rağmen son seçime gelinceye kadar yaptığı sürekli hataları sebebiyle 258´ e düştü. Artık o da bir muhalefet partisidir.
MHP, bu durumu son anda kaybeden boksöre, futbol takımına benzetmeli!
Kaldı ki...
AKP, seçimden şok mağlubiyetle çıkmasına rağmen 50 gündür normal iktidar gibi yoluna devam ediyor. Bu hal neden kimsenin umurunda değil? Hatta, muhalefet tedirgin olmak şöyle dursun gidişattan sanki son derece huzurlu, son derece sakin, son derece mutlu gibiler.
Üstelik sınırımızda harp patlamış, askerlerimiz polislerimiz her gün için üçer, dörder şehitler vermekteyken ve bizi çok yakından alakadar eden Azeri-Ermeni sınırındaki şiddetli çatışmalara rağmen hükümet kurma hususunda en küçük işaretler görülmemektedir. Herkes erken seçime, Kasım ayına kilitlendi, gidiyor.
Bu vahim tablo karşısında milliyetçilere, "Önce Ülkem Sonra Partim" Demek düşmez mi?
Sevgili Bahçeli, diyoruz ki yine AKP ile hükümet kurmayın, milliyetçilerin, ülkücülerin gözünde AKP´ nin zaten bir tarifi var, ancak böyle bir ısrarın gerekçelerini kendinize "Ana muhalefetlik" yakıştırarak izah etmeyiniz. Ülkücüler, 45 yıldır muhalefette olmaya alışkın, böyle giderse 5 kuşak torunları da bu gidişata dayanabilirler. Ancak, muhalefette kalmak çözüm değildir, olsaydı Türkiye bölünme ve bölgesel savaş tehlikesiyle karşı karşıya kalır mıydı?
Bir parti, kendisi dururken başkalarına yol göstermez, göstermemelidir. AKP+CHP modeli öneriyorsunuz, isterlerse yanına HDP´ yi de alsınlar, böylece 470 vekil desteğine sahip olurlar, diyorsunuz. Allah aşkına! Her ülkücü MHP´ nin yapacağı hareketten haz alır, MHP ideali ile yatıp kalkan, ülküsünü 24 saat konuşan insanların dikkatlerini, beklentilerini niye karşı tarafa yönlendiriyorsunuz? Hesap tarzı kemiyet olarak doğru olsa da keyfiyet olarak değildir.
Farz-ı muhal...
Sayın Bahçeli´ nin bilge kişiliğine güvenerek, vardır bildiği denerek gerçekten öyle bir hükümet kurulursa, Türkiye´ nin hali nice olur? Bu ülkenin yok olmasına mani olacak güç var mı elinizde?
Diyelim ki kurdular... Bu hükümet, anayasayı değiştirir, Türklüğü siler, özerklik yollarını açar, APO´yu dışarıya bırakır, yetinmezler bir yasa ile de APO´ yu Meclise sokar, hatta ve hatta muziplik olsun diye yan masanıza komşu ederlerse o zaman ne yapacaksınız ey MHP? Olamaz mı? Onların meşrepleri, fikirleri buna uygunsa, dışarıdan da bir kuvvetli destek gelirse, bal gibi olabilir.
O zaman tarih şunları yazacaktır:
Sayın Bahçeli´ nin de önerileri dikkate alınarak görüşmeler sonucunda büyük bir mutabakatla kurulan ve 470 vekil çoğunluğa dayanan AKP+CHP+HDP Hükümeti kısa zamanda şu tarihi olaylara şahitlik etmiştir:
Barzani liderliğinde Kürdistan kuruldu.
Doğu Türkistan´ da katliamlar sürgit devam etti..
Musul-Kerkük Barzani´ ye bırakıldı.
Türkmenler yok sayıldı.
Büyük İsrail için Akdeniz´e koridor açıldı.
Güneydoğu´ muzda Özerk Kürdistan ilan edildi.
Vs... Vs... Biz de şahidiz yarabbi!
Değerli milliyetçi kardeşlerim...
Ana muhalefet statüsünde olmak MHP´yi, ülkeyi kurtaracaksa, yapılacak olası bir erken seçimde ortaya iktidar değil ana muhalefet hedefi konmalıdır.
Devam edelim:
Bu yazımdan -Hiç arzu etmesem de-birçokları ters anlamlar çıkarabilir. Hayır. Fikir jimnastiği yapıyoruz, yorum yapıyoruz; suçlama yok! Hükümet olmak için şu an tek kapı, AKP kapısıdır. Asgariden bile olsa özel şartlarınızı konuşmak kaydıyla oturup müzakere ederseniz, hani çarpışarak geri çekilme deyimi var ya burada o geçerli; şiddetli, şeffaf görüşmelere dayanarak AKP ile neden hükümet olunamayacağını anlatın diyoruz.
Ben kendi birikimlerime dayanarak MHP´ nin tüm argümanlarını ta başından beri haklı görüyor, geçerli addediyorum; bakın terör patladı, çözüm çatladı... Analar ağlamayacaktı ama şimdi daha bir öfkeli ağlıyorlar artık! MHP´ nin her konuda haklı olduğu ayan beyan ortaya çıktı, fakat tüm bunlara rağmen MHP uzlaşmacı yönünü milletin anlayacağı şekilde ortaya koyamazsa erken seçimden beklenen sonuç alınamayacaktır.
Ana derdimiz bu!
Bundan sonra MHP´ye yakışan muhalefet değil, iktidar olmaktır.