KAFALAR BOŞ, CAMİLER BOŞ...
Camilerin boş kalmasında; Kur´ an´ ın özüne, ruhuna uygun vaazların verilmeyişi yatar.
Sohbetler, vaazlar halkı doyurmuyor, gençleri ise hiç mi hiç cezbetmiyor.
Mesajlarla dolu Kur´ an layıkıyla konuşturulsa cemaat sayısı hızla artacaktır.
Konuya gireyim:
Kur´ an kavimlerin helakinden, yok edilişlerinden söz etmektedir...
Sebeplerini düşündük mü hiç?
Ben düşündüm: Kopyala yapıştır yapıyoruz.
Hata burada, kusur, anlaşılmazlık burada...
Mesela; Ad kavmi, Medyen halkı, Semud kavmi, Lut ve Sebekavmi niye yok edildi?
Bunlar evet birer kıssa, ama o kıssaları birer masal gibi mi anlatacağız sürekli?
Hayır tabi ki; kıssalarla tarihimiz arasında bir köprü kuracağız.
İstiklal harbi, Malazgirt, Niğbolu, Varna, Kosova, Balkan savaşları...Kafkas cepheleri... Tek kelime söz yok bunlardan...
İsrailoğulları savaşa giderken önde tabutu sekine vardı...
Bizim ordularımız savaşa giderken önde bayraklar, tuğlar, hatta Yeşil sancak vardı.
İkisi arasında bir bağ kurmak pekala mümkündür.
Bir Medine Müdafii Fahrettin Paşa niye anlatılmaz? Açlıktan çekirge yiyen Türk askerleri ile Bıldırcın sürüleriyle beslenen Musa kavmi İsrail oğulları arasında tarihi bağlar kurmak çok mu zor?
Gazi Osman Paşa´ nın Plevne savaşı anlatılsa cemaatte milli ruh cuşa gelecektir.
Türk Milletinin 3 kıt´a üzerinde asırla boyu verdiği büyük mücadeleden söz edip milli ruhu okşamazsan camilerimiz de hiç dolmayacaktır.
Dinin anlatımı milli ruhu beslediği gibi, mili olanı anlatmak da dinimize olan ilgiyi çoğaltır.
Yine üzerinde çok durulması gereken bir olay var: Kur´an´ da bahsi geçen Tabut-u Sekine´ den Yahudilerin bir Siyonizm ülküsü çıkarmasına karşılık biz de çok rahatlıkla Kızıl Elma´ dan, Turan´ dan söz edebiliriz
Kur´ an, kopyala yapıştır kitabı olarak ele alındığı sürece camiler dolmayacaktır.
Onun mübarek sayfalarından ilham alacağız; tarihimizle, kültürümüzle, ülkülerimizle bağdaştıracağız.
Kafamızın içi dolu olmadığından camilerimiz de haliyle boştur.