Sosyal medya paylaşımları bilgi alış verişine de katkı yapıyor. Köpek, kedi gibi her gün önümüzde bizlerle birlikte yaşayan bu hayvanları her cihetiyle düşünmek zorunda olduğumuzu sanal alemden öğreniyoruz.
Kadir Çebi bu konuda hepimiz için hem model hem örnek insandır.
Çebi için hergün değil adeta saatbaşı ya bir kediyi, ya bir köpeği ele alarak insani duygularımıza hitap etme gayreti içinde olmaktadır. Buna merhamet denir. Sayesinde canlıların halleri gündemimizde olmakta... Bizim Hürriyet Mahallesinde çöp bidonları değiştirildi tam kapaklı oldu ama bir yönüyle de kedi ve köpeklerin rızık teknelerini yok ettik.
Roman vatandaşlarımız; kâğıt, cam şişe, pet şişe, kap-kacak vs. gibi hurdaları çöplerden ayıklayarak günlük nafakalarını sağlamaya çalışıyorlardı. Yeni çöp bidonlarının gelmesiyle birlikte tüm bunlar sona erdi. İyi yapalım derken zarar da söz konusu!
Belediyemiz haklı olarak madem hijyen bir şey yapıyor o halde sokak hayvanları da ele alınmalıdır hem de acilen; hayvanlar ne yemek ne su bulabiliyor.
Size ilginç bir şey anlatacağım:
Yerelde Roman Yazarımız Tayfun Şahin evinde kalp krizi geçirmektedir. Durumun farkına varır ve hemen bir kova almak için banyoya gider çünkü kusacaktır fakat bayılır. İşte buraya dikkat sözleri şöyle: ?Benim birlikte evin içinde yaşadığım bir kedim var. Bana çok alışıktır. Yatakta bile benden ayrılmaz; düşüp bayılmışım fakat bir süre sonra kendime gelmeye başladım, benim kedi tek tırnağını hızlıca yüzüme batırıyor, masaj yapıyor, hafif canımın yandığını hissettim ve kendime geldim. Hemen telefona asılarak ambulans çağırdım ve beni hastaneye yetiştirdiler. Hastaneye geldiğimde kalbim durmuştu, atışlar tek çizgiye dönüşmüş; kedim olmasaydı şimdi hayatta değildim!?
Tayfun Şahin bu olayı kendi duvarında paylaştı ve ben de bizatihi kitapçı dükkânına giderek daha teferruatlı biçimde mucizevi olayı kendisinden dinledim.
Bununla alakalı bir de dini hikaye anlatılır: Çokça ibadet eden bir kadın bir kediyi evinde hapsederek açlıktan ölmesine sebep olmuş. Kötü yaşantılı bir kadın da ayakkabısıyla kuyudan su çekerek uyuz bir köpeği sulamış. Her iki kadının Allah katındaki durumunu sorarlar. Peygamber Efendimiz diyor ki: Kediyi açlıktan öldüren kadın cehennemlik, köpeğe su veren kadın ise cennetliktir.
Eğitimle, tahsille, kültürle merhamet arasında doğrudan bir paralellik vardır. Avrupa kültür yönünden, tahsil yönünden ülkemizden çok ileride ve hayvanlara gösterdikleri muamele de malum! Biz Müslüman topluluk olmamıza rağmen hayvanlara karşı ne kadar geride olduğumuzu her daim görmekteyiz.
Belediyemiz bir şeyler yapmaya çalışıyor ama yeterli değil, ne yapılabilir asgariden? Site yönetimlerine çevresindeki hayvanlara bakma görevi verilebilir ayrıca, Süleymanpaşa ve Büyükşehir Kent Konseyi bu konuda ciddi aktiviteler ortaya koyar.
Medeni toplum olduğumuzu başka nasıl ispat ederiz? Merhamet etmek medeni olmanın ayrılmaz parçasıdır. Bu anlamda eski belediye başkanımız, çok değerli dostumuz Kadir Çebi, Sen örnek adamsın kardeşim.