Komşu bayanla yolda karşılaştık, elinde poşetle biraz uzaktaki marketten dönüyordu. Selamlaştık.   -Hayırdır, niye uzaktaki de kapı önündeki market değil; dedim. -Hasan Abi kapı önündekine gitmemeye bakıyorum. -Neden? -Orada her gün fiyatlar değiştiriliyor. Ben çevremdeki tüm marketleri geziyorum ve etiketleri bir bir kontrol ediyorum. Arada çok büyük farklar var. Bu kadar olmaz ki, her gün ama her gün değiştirilen fiyatları görünce o (x) marketten uzaklaştım. -Örnek verir misin mesela, tek örnek? - Muz! Muz orada 20 TL. iken, diğer marketlerde aynısı 12 TL. civarında. 1 kg´ da 8 TL. fark mı olur? Diğer ürünlerde de benzer durum var. Aynı marka mal, aynı gramaj ama farklı fiyatlar. Onun için o (x) markete gitmiyorum.   Evet okurlarımız... Okudunuz, zaten biliyorsunuz bu durumları. Belki kontrollerle alakalı merciler tekrar tekrar etiket kontrolü yaparlar da vatandaşın yanında olduklarını hissettirirler, diye yazıyorum biraz da...   Anlaşılıyor ki, 50 krş. 1 TL derken "Gazla gitsin!" zihniyeti böyle sisli günlerde daha bir hızla devam edeceğe benziyor. Nasıl olsa caydırıcı takip yok, nasıl olsa ciddi kontrol yok. Varsa da etkisi olmayan ölçeklerde... Bir manada -Diyebiliriz ki- tüm müşteriler marketçinin insafına terk edilmiş.   Ee... Gidip alış veriş yapmayın, diye asilane öğütleriniz olacak, biliyorum. Kardeşim böyle düşünüp fırsatçılara yol tanıyacağına, kontrol edilmesini benim gibi siz de isteseniz olmaz mı?   Ne iyi! Gitmeyin efendim, serbest ticarettir deyin ve işin içinden sıyrılın.   Bakın bu da farklı bir hırsızlık eylemi sayılır. Evet, her haksız kazanç bir anlamda hırsızlama demektir. Avcı ormana gidiyor, tuzak kapanını kuruyor, iki gün sonra gidip bakıyor ki bir hayvancık kapana yakalanmış.   İmdi, avcı kendini şöyle savunsa olur mu?   -Benim ne günahım var abi ? Ben sadece gidip bir kapan kurdum ama gel kapana yakalan demedim ki?   Ey marketçi kardeşim! Ortada milletin cebine göz diken kapancılardan olmayın, kamu denetçileri de kontrolü de elden bırakmasın.