HAŞİM KILIÇ ŞİMDİ BAŞ HEDEF!
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ, baş hedef seçildi.
Vuruş AK Parti’ nin ileri gelenleri ve de hükümet yetkilileri tarafından yapılıyor.
Kim ne diyor demeye gerek yok.
Kılıç çok kötü imiş(!)
Esasen Türkiye’ de kime kötü, kime iyi denecektir, somut bir ölçü yok ancak,
Elimizde artık bizi yanıltmayacak muazzam bir soyut ölçü var: Başbakan Tayyip Erdoğan!
Başbakanımız ne diyorsa o yegane ölçü olmakta…
Kılıç hakkında bir söz etti ve ardından yetkililer sıraya girerek her gün ikişer, üçer, “Tu kaka!” demeye başladılar. Buradan da anlıyoruz ki Kılıç iyi biri değildir. Oysa… Aynı kişi, 2008 Temmuz ayında AYM’ de görülen "Kapatma davası" nda Parti’ yi kurtaran adamdı... Yüce Mahkemenin 11 üyesinden 6’ sı "kapatılsın" yönünde oy kullanınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın talebi nitelikli 7 oy çokluğuna ulaşmadığı için 6-5 şeklinde AKP paçayı kurtarmıştı. Hem de dünyalara bedel bir kurtarma! Eşi benzeri bir daha olmayacak bir kurtarma!
Bu davada ayrıca, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, beş bakan ve milletvekillerinin aralarında bulunduğu 71 kişi siyasî yasaklı konuma düşmekten de kurtulmuşlardı.
Haşim Kılıç o dava sonrasında sessizce, el altından hani biraz da muzipçe, “Altından heykelimin dikilmesini isterim!” deseydi, tereddütsüz AYM’ nin bahçesine demokrasi şampiyonu, adaletin kahramanı, diye heykeli dikilebilirdi. Yani bu konu öylesine değerli olmuştur. Üstelik O mahkemede Hükümet, Fethulllah Gülen ile Milli Görüşçülere sahip çıkmakla suçlanmış, Laikliğe odak olduğu kabul edilmiş, Parti’ye ceza verilmişti. Ancak bunlar "kapatma " kadar önemli sayılmayan maddi unsurlardan biriydi.
Biliriz ki, her iyiliğin unutulmaz bir karşılığı vardır.
Büyüklüğüne göre, yerine göre, vaktine göre değer kazanır.
AK Parti’ nin en korktuğu, en ağırına giden hem iktidarda, hem TBMM’ de 346 milletvekili var iken kapatılmaktı. Tüm hengamelere rağmen Onu birileri kurtarmıştı.
Şimdi? Ya şimdi?... Haşim Kılıç kötüdür… Konuşması siyasidir. Cüppe sırtında iken konuşamaz!
Her sene açılışta konuşan AYM Başkanı artık konuşmamalıydı, konuşacaksa eğer lehtar üslup kullanmalıydı çünkü bu memlekette milli iradeyi temsilen ancak tek bir kişi konuşabilir, bir başka konuşan olursa ancak başbakanla aynı paralelde olmalı aksi halde susmalıdır. Esasen bu saatlerden sonra aleyhte konuşma kavramını lügatlerden bile silmek gerektir. Aleyhte olmanın iması dahi memnu edilmelidir. Kılıç, hata yaptı, evet dünün kahramanıydı, ancak bugün cübbeliydi.
Ey vefa! Neredesin? Bir dakika... Bu insaniyet hatırlatıcı sualimi beğenmedim… Yenisini tevcih ediyorum: Haşim Kılıç, Başbakanımızı kıyıdan köşeden övseydi, azıcık, minnacık, bir katre meth-ü sena eylese idi O zaman acaba bu beyefendilerden böyle cici(!) konuşmaları duyabilir miydik?