DOLANDIRICILIK KOL GEZİYOR
TEKLİF YAZISIDIR
Telefonlarımıza sürekli mesaj gönderilmek suretiyle vatandaşlar tuzağa düşürülmek istenmektedir. Ortamı biliyorsunuz, binlerce insan ne kadar çok mağdur oluyor; ancak, devlet çare bulmak için kafa yormuyorsa o da bir başka garabettir.
Mesaj türlerinden bahis etmeye gerek yok; emniyet ara sıra mesajlar atarak uyarıda bulunuyor ama kesinlikle yeterli değil. Devlet, koruyucu baba sıfatıyla ipin ucunu bırakamayacağı gibi herkes kendini nasıl korursa korusun anlayışında da olamaz; devlet sistemini kurarak sahtekarlara, dolandırıcılara vb. her türlü şen´i işlerle uğraşan odaklara aman ve fırsat vermeyecek, devlet olmanın gereği olarak en küçük sızıntılara dahi fırsat vermeyecektir.
Bu doğrultuda bir teklifim var ve uygulanırsa problemin büyük ölçüde çözüleceğine inanıyorum:
Valilik bünyesinde ŞTB ?Şüpheli Takip Bürosu? kurulsun... Böyle bir mekanizma devreye sokulursa dolandırıcı merkezlerinin adım atma alanı %80-90 oranında daralacaktır. Vatandaş bilecek ki, kendine bir telefon ya da mesaj geldiğinde başvuracağı bir mercii var.
Dolandırıcıların klasik mesajları şöyledir: "Borcunuz var... Hakkınızda dava açıldı... İcra takibi başladı, vs?
Tabi böyle bir durumda insan şaşırıp kalmakta, ilgili merciyi arasa da bulamamaktadır; çünkü yok öyle bir kurumumuz.
Ben prensip olarak dışarıdan gelen isimsiz adressiz telefonlara cevap vermiyorum... (0212) İstanbul´ dan telefon geliyor açmıyordum. Onlar da 5-6 günde bir arıyor karşılık alamıyorlardı. Camide iken yine çaldı ve açmadan sesini kapadım. Telefonumda hareketi görünce faal olduğuna kanaat getirmiş olmalılar ki, ardından bir mesaj gönderdiler. İstanbul´da bir AVM´ den halı aldığımı, borcumu ödemediğimden dolayı hakkımda dava açıldığını ve icra takibinin başlatıldığını yazıyor ve verdikleri numaraya dönmemi istiyorlar. Gönderen adres bir "Hukuk bürosu" Tabi, hiç cevap vermedim ve doğruca Çarşı karakoluna giderek durumu anlattım, orada bana telefonunu mesajlara kapat tavsiyesinde bulundular. Turkcell bayine giderek denileni yaptım. İsim benzerliği midir, dolandırıcılık mıdır bilemem ama mesajın içeriğinden anlıyorum ki iş buram, buram söğüşleme kokuyor.
Böyle durumlarda...
vatandaş valiliğe giderek ilgili büroya şikâyetini yapabilmelidir.
Büro da karşı adresi esas alarak zaten adımlarını atacaktır.
İşin içinde gerçekten şüpheli bir takip varsa, karşı taraf valiliğin ilgili bürosuna yazılı başvurarak: Senin ilinde şu isimde, şu adreste ikamet eden şahıs falancaya borçludur, biz hukuk bürosu veya sigorta şirketi olarak bu problemi takiple çözmek istiyoruz, diyerek alacak borç meselesini kontrollü olarak takip edebilmelidir.
Buna neden gerek var?
Karşılıklı teyitler sağlandıktan sonra problem yine de halledilemiyorsa yargı yolu zaten açıktır.
Ülkemizde ne yazık ki her gün biraz daha toplum huzurunun kaybolduğu bir gerçek, sahtekârlar bir şekilde kimlik bilgilerini ele geçiriyor, sonra telefonlar ederek dolandırmaya yelteniyorlar. Devlet artık çare düşünmek zorunda...Vatandaşın hayali kişiler hakkında şikayetçi olmak üzere adliyeye , karakola gidip şikâyette bulunmasıyla veya kulağının arkasına yatıp akıbetini beklemesiyle bu tür sıkıntıların önü alınamaz.
Halbuki her ilde omburstman birimleri açılacaktı, ne oldu, neden açılmadı?
Terör çeteleri hesaplarınıza ulaşmış, bankadan paranızı çekin falanca yere bırakın, biz onları orada hemen kıskıvrak yakalayalım tarzındaki vaka sayısı ne kadar çok! Ama hırsıza kilit dayanmayacağı gibi dolandırıcılarda da söğüşleme metotları bitmiyor.
ŞTB büroları kurulmalıdır. Emekli olmuş yaşı uygun avukatlar, yargıçlar, emniyetçiler sözleşmeli olarak bu bürolarda görev yapabilirler. Böyle bir durumda vatandaş hemen valiliğe (kaymakamlığa) gidecek, benden böyle şeyler isteniyor, işte telefonu ya da mesajı budur diyecektir. Karşı taraf da gerçekten dürüst ise doğrudan vatandaşa telefon etmeyecek, valilik makamına başvurarak ?Teyitleşme? yardımı isteyecektir.
Şu durumda bu işlevde bir kurum/birim olmadığı için 80 milyon TC vatandaşı dolandırıcıların elinde daimi olarak birer yemdir.