Doğru inanç, doğru fikir dümdüz kızılcık sopasına benzer; yanlış inançlar, yanlış fikirler eğri büğrü, dikenli, çeküllü sopaya benzer.
Türk milliyetçiliği doğruyu sadece doğruyu gösteren pusula gibidir.
Her bir millet için geçerli olan ve kıyamete kadar kesinlikle değişmeyecek olan iki temel esas vardır; Beslenme ve gürbüzlenme kaynakları buradan neşet eder. Nedir onlar?
1-Milli kimlik,2-Dini kimlik.
İkisi aynı anda gerekli. Öncelleme veya öteleme olamaz. Biri önde biri arkada değil, birinin diğerine, diğerinin birine galebesi olmaz, yoktur. Ben önce oyum, sonra da buyum gibi boş kibirlilik yanlıştır. Çünkü insanoğlunu Yaratan Allah bizim için fikir ve inanç koordinatlarını da verdi. Allah´sız bir sistem düşünürseniz, temelsiz bina kurmaya karar verdiniz demektir.
Konuyu açalım...
Daha bu dünya, öteki dünya ortada yok iken yani hiç bir şey yaratılmamış iken Yüce Allah Levh-i Mahfuzu yarattı. Tespihin imamesi budur. Allah, yaratacağı her şeyin kaydını o ilahi levhaya, ilahi deftere yazdı. Bunu bir mühendislikle örneklersek; büyük bir bina yapacaksınız ve tabi, bunun için de proje gerekli; tüm detaylar çizilmek zorunda... Sonra eldeki plana göre -Sırasıyla- her bir parça bir bir inşa edilecektir.
Bu kitabın içinde ilk insandan son insana kadar her birinin kaydı var. O kitapta bizim adımız, ırkımız, cinsiyetimiz, ana baba şeceremiz, kaç yıl yaşayacağımız, hangi dili konuşacağımız ve kısaca şahsımıza ait ne varsa hepsi bir bir kayda alınmış.
Dolayısıyla bir insanın; benim için din önde gelir milliyetim sonra veya milliyetim sonra gelir, dinim ikinci planda gibi bilinçsizce laf etmesinin hiç bir geçerliliği yok. Bu noktada söylenecek en doğru kelam: "Ben aynı zamanda Türk, aynı zamanda Müslümanım"´ cümlesidir.
Adem Peygamber dahil, son peygambere kadar gönderilmiş din manzumelerinin tümü mesela; Tevrat, Zebur, İncil ve Kur´an´ ın çıkış noktası Levh-i Mahfuz´ dan olup buna, Ümmü´l kitap yani kitapların anası denir.
Sonra melekleri ve sırasıyla ahireti, cinleri, dünyayı ve en nihayetinde de İnsanoğlunu yarattı. Yaratılış sistemini bilmek gerek. Bu bilgilerin tümü Kur´an´da yazılı.
O sebeple diyoruz ki, bu ilahi oluşum zinciri içinde ne yapacağımız, nasıl davranacağımız, inanç ve düşüncelerimizi hangi temele oturtacağımız konusu açık açık belirtilmiş. Bir kazak örerken ilk ilmeği tutturursanız arkası gelir. Fikir ve inanç zincirinde de ilk ilmek önemli.
Biz, iki kanatlı kuşa benzeriz; milli kimlik itibariyle Türk, dini kimlik itibariyle Müslüman. Müslüman olmayanlara gelince onlar da hak dini bulmakla mükellef. İnsan, fikirde ve inançta doğruyu bulmak şeklinde tasarımlanmış; huzura ve adalete ancak böyle bir metotla erişecektir.
Yazı uzayıp gider. Burada diyorum ki; Türk Milliyetçiliği bizim hem dünyamızı, hem ahiretimizi ihata eden bir düşünce sistemidir. Doğru çıkış noktası budur. Milliyetçilik daima "Biz" diye başlar; bizim kültürümüz, bizim devletimiz, bizim askerimiz, bayrağımız, köyümüz, kasabamız, kentimiz, sitemiz komşumuz gibi. Milliyetçiliğin ilk ilmeği "Biz" kelimesinde saklıdır.
Saygılarımla değerli takipçilerim.