CUMHURİYETİMİZİN ANAYASA TARİHİNE DAİR...

         Geçen haftaki yazımızda Osmanlı-Türk tarihi anayasa çalışmalarını  incelenmiştik. Bu hafta  ise Cumhuriyet  tarihimizin Anayasa çalışmalarını konu edindik.Gördüğümüz husus şu dur ki, toplumun tüm kesimlerinin üzerinde anlaşacağı bir metin  yerine, toplumsal bir uzlaşma olmadan hazırlanan   anayasalar uzun ömürlü olmayarak,  sürekli değişiklik talepleri ile gündeme gelmekte,  istikrarsızlıklara ve sistemde tıkanıklıklara neden olmaktadır.              Cumhuriyetimizin anayasa tarihine baktığımızda,  23 Nisan 1920´de Türkiye Büyük Millet Meclisinin  Ankara´da toplandığı günlere gidiyoruz.   O zor günlerde  kurtuluş mücadelesi  başlatılırken, derhal yeni bir Anayasa yapılması için de  çalışmalara başlanır. 20 Ocak 1921 tarihli bu Anayasa da  yasama ve yürütme gücü, şeriat hükümlerinin uygulanması, kanun yapılması, uluslararası antlaşmalar yapılması Meclisin yetkileri arasındadır. Meclis hükümeti sisteminin kabul edildiği  bu 24 maddelik Anayasa´da tüm  yetkiler Meclis´e verilmiştir. 1923 yılında yapılan bir değişiklikle, devletin şeklinin cumhuriyet olduğuna dair bir hüküm devletin dininin İslâm dini olduğuna dair başka bir hüküm de Anayasa´ya konulmuştur.          Genç Cumhuriyetin  ilk Anayasası 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanunu´dur. 105 maddeden oluşan bu anayasa da Devlet şekli yine cumhuriyettir. Tek meclis sistemini kabul etmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi adını taşıyan bu meclis 4 yılda bir seçilir. Seçmen yaşı 22 ve seçilme yaşı 30 dur. 1934 tarihinde kadınlara da seçme hakkının tanınmasıyla ,1935 seçimlerinde kadınlar, ilk kez, hem seçmiş ve hem de seçilmişlerdir. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, kendi üyeleri arasından, dört yıl için seçilir. Yeniden seçilmek mümkündür. Cumhurbaşkanı Başbakanı seçer. Bakanlar Kurulu listesini hazırlayan Başbakan bunu Cumhurbaşkanının onayına sunar. Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan bakanlar listesi programı ile birlikte, Meclise sunulur. Meclis tarafından kabul edilen Bakanlar Kurulu kurulmuş olur ve hükümet  göreve başlar.          24  Anayasasına göre, yasama yetkisi ve yürütme gücü Türkiye Büyük Millet Meclisi´nde toplanır. Yasama ve yürütme  gücü  birbirinden ayrılmamış, güçler birliği ve vazife ayrılığı esasına dayanan bir sistem kurulmuştur. Meclis, yasama yetkisini bizzat kullanır. Yürütme yetkisini Cumhurbaşkanı ve onun tayin edeceği bir bakanlar kurulu eliyle kullanır. Meclis, hükümeti denetleyip düşürebilir.          Bu Anayasa, 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.İktidarı bir askeri hareketle deviren subaylar grubu örgütlenerek, kendilerine Millî Birlik Komitesi adını vermişlerdir. Komite bir kanun yaparak, 1924 Anayasası´nın bazı hükümlerini değiştirmiş veya yürürlükten kaldırmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi´ne ait hak ve yetkiler, bu kanundan sonra, Millî Birlik Komitesi´ne geçmiş ve yeni bir Anayasa yapılması çalışmalarına başlanmıştır.Yeni bir anayasa hazırlamak için oluşturulan Kurucu Meclis, Milli Birlik Komitesi ve  Temsilciler Meclisinden oluşmaktaydı. 9 Temmuz 1961 de halk oylamasına sunulan bu tasarı, oylamaya katılanların % 61,5 inin olumlu oylarıyla kabul edilmiş ve  20 Temmuz 1961 tarihinde yürürlüğe girmiştir.        1961 Anayasasında,   siyasal partilerle ilgili hükümler, Bakanlar Kurulu´na kanun hükmünde kararnameler çıkarma yetkisinin verilebilmesi, millî güvenlik ile ilgili kararların alınmasında Milli Güvenlik Kurulu adıyla anılan  bir organ kurulması, yürütme organının çalışmasını kolaylaştıracak  hukuk kuralları olan yönetmeliklere yer vermesi, Üniversitelerin özerk kamu tüzel kişisi olarak tanımlanması,TRT nin  devlet eliyle kurulan ve yönetimi tarafsız bir kamu tüzel kişiliği şeklinde düzenlenmesi, Devlet Planlama teşkilatının kurulması,doğal zenginlik kaynaklarının aranması ve işletilmesi,  ormanların ve orman köylüsünün korunması ve geliştirilmesi  gibi konular  anayasa tarihimizde ilk defa olmak üzere yer almıştır. Getirilen  yargı ile ilgili yenilikler arasında ise,   Yüksek Savcılar Kurulu, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Yüksek Hâkimler Kurulu ve  Anayasa Mahkemesinin kuruluşu vardır.       1961 Anayasası da  12 Eylül 1980 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin  yönetime el koymasına kadar yürürlükte kalmıştır. Oluşturulan Millî Güvenlik Konseyi  kararı ile  yeni bir anayasa hazırlamakla görevli bir Kurucu Meclis kurulmuştur. Kurucu Meclis, Millî Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisinden oluşmaktadır. Hazırlanan anayasa taslağında yasama ve yürütme arasındaki ilişkide   daha önce sistemde yaşanan sorunları giderici  ve  yürütmeyi güçlendirici öneriler yer almıştır. Siyasi karar alma mekanizmalarındaki tıkanıkları giderici hükümler getirilmiştir.Yürütme  kuvvetlendirilmiş,  Cumhurbaşkanının yetkileri arttırılmıştır. Bunlar TBMM seçimlerini belli kurallar dahilinde yenilemek, karşı imza kuralı koymak, yüksek mahkemelerin bazı üyelerini seçmektir Bakanlar kuruluna 1961 anayasasına oranla daha fazla yetki verilmiştir. Başbakanın sahip olduğu görev ve yetkileri arttırılmıştır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası halka sunulmak üzere  7 Kasım 1982 Pazar günü yapılan halkoylaması sonucu % 91,17 evet  kabul oyu ile kabul edilmiş, 2709 sayılı Kanun olarak 9 Kasım 1982 tarih ve 17863 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayınlanmıştır. 177 maddelik  Anayasa da  1982 den günümüze kadar  17 değişiklik yapılmış ve  113 maddesi değiştirilmiştir.          Bütün bu yaşananlardan ortaya çıkan sonuç şudur ki  yaklaşık iki yüzyıldır(1808) süre gelen  anayasal gelişmeler, önce padişahın yetkilerinin  kısıtlanması  ile başlamış; Osmanlı imparatorluğunun dağılması  ve padişahlığın ortadan kalkması  ile de    kurulan Türk  devletinin  anayasalarından 1921 anayasası   ile   bütün güç meclise verilmiş; bir bakıma  tek kişilik otoriteyi padişahlığı tarihe gömmek istenmiştir. Siyasi otorite gücü bir kişiden alınıp bir meclise  verilmiştir. 1924 anayasasında da  aynı hedef devam etmiş  yasama ve yürütme güçleri  ayrı organlara verilmiştir. Bütün bu gayretlere rağmen  siyasi gücün organlara  dağılması gerçekleşememiştir. 1961 anayasası ile de meclis karşısında güçsüz bir yürütme  inşa edilmiş, 1982 anayasası ile de yürütme güçlendirilmiştir.