Çok Tanınan Beyler!
Ey AK Partili kardeşler, nolur şu kibir hastalığından kurtulun; batacaksınız, batıyorsunuz, farkında değilsiniz! 3 dönemdir iktidarda olmak sizlerin gözlerini giderek körlüyor, büyüklük hastalığı çok kötüdür. Neden mi laf ediyorum? 31 Ekim günü Parti binasında idim. Mustafa Yel adaylığını açıklamıştı. Sonra millet bir sökün etti, Süleymanpaşa için sıraya girdi adeta... Onlardan samimi olduğum bazılarına tanıtım için ne yapacaksınız, 3-5 gün sonra sandık var, temayül hazırlığınız olmayacak mı, dedim… Hımmm! Cevaba dikkat: “Ben zaten tanınıyorum, ayrıca tanıtmaya ihtiyacım yok! ” Hay Allah müstakınızı vermesin iyi mi! İnanın, 3 karısı olsa ikisinden oy alamayacak bu adam(lar) etrafına aklınca caka satıyor. Kim mi? Reklam yok… İhtiyacı yok… Gerek yok. Manzara bu!
Enez Kaplan Başkanlıkta pişti!
MHP Tekirdağ İl Başkanı Enez Kaplan İl Başkanlığında iyice pişti. Pazar (3 Ekim) günü Otelcilikte İstişare toplantısı yapmıştı. Orada konuştu, kimseye kuyruk olmayacağız dedi. Kaybetsek de, kazansak da kendi emeğimizle gururumuzla dimdik ayakta olacağız, dedi. Yani MHP oylarında gözü, aklı- fikri olan diğer partilere avuçlarınızı yalayın mesajını verdi. İyice pişti Enez; istikrarlı konuşuyor, kararlı duruyor, Teşkilatını toparlıyor. Karizmatik güce ulaşmış gördüm kendisini. Ne yaptığını çok iyi biliyor, hedeflerini çiziyor, yanlış yapanın karşısına dikileceğini söylüyor. Bunlar lider vasıflarıdır. Gönül alma işine de çok önem verdiğini gösterdi. Kırmak istemiyor kimseyi. Onu bu halde görünce doğrusunu söyleyeyim: Ben moral bulmak için toplantı yaptığını sanıyordum, gelenlere en güzel morali o verdi.
AK Parti Aday Adayları!
Mustafa Yel aylardan beri “ Adaymış” gibi çalışıyor. İlana kadar doğru olanı yaparak geldi, kendisini gizlemedi. Kısmetse, nasipse! Dedi hep. Takdir büyük, sevgi büyük, güven tam. Halkın ağzında da temiz isim olarak yer etti. Hayırlısı.
Ancak YEL’i tek aday adayı zannederken son günde iki kişi daha aniden çıkıverdi; eski il başkanı Mehmet Şık ve 2011 genel seçimlerinde gördüğümüz milletvekili aday adayı Behzat Erten… Hadi onca ay, onca hafta beklediniz, durdunuz, çıkmadınız; bari başvurudan sonra çevrenize biz de varız ve yerel basına bir “ Öhhööö!” deseydiniz. O da yok! O halde sorarlar adama: Sahi, Siz niye başvurdunuz?
Tredaş’a ayar çeken olmadı!
Bir özel şirket kendini “yetkili” sayarak yüzbinlerce abonesine eziyet, cefa, sıkıntı çektirebiliyorsa orada ne demokrasi arayın, ne adalet arayın, ne de iyi niyet arayın! Üstelik yazılıp çizilmelere rağmen ne siyasi iktidarın il temsilciliğinden, ne milletvekillerinden, ne de yetkili makamlardan herhangi bir açıklama geliyor. Sabah namazından önce kuyruğa gireceksiniz, saat 9 oldu mu sistem sizi kabul etmeyecek tekrar evinize döneceksiniz, ertesi sabah daha erken giden günlük müracaat kotasında yer alacak ve böyle kaplumbağa hızıyla Trakya’da 800 bin abonenin güncelleme işlemleri selametle sona erecek; ne zamana kadar? Yeni uzatıldığı için Kasım sonuna kadar.
İnternetten başvuru da yapılabiliyor ancak bilmek gerek; teknik bilgi gerekiyor. Adamın güncellenecek birden fazla saati var ve her biri için ayrı sıra almak zorunda… Nereden baksan eziyet, nereden baksan sıkıntı… Tredaş herhalde bu milleti işsiz-güçsüz kabul ediyor ve her gün kapısına gelip beklemelerini istiyor. Aynı Tredaş bir personel daha fazla çalıştırayım, daha fazla aboneye hizmet vereyim demiyor.
AK Parti seçime giderken dahi özel şirkettir karışmam havasında olmaya devam ediyor, etsin bakalım. Vurdum-duymaz, kör-ayvaz sistemi gün gelir çöker ve sorumluları altında kalır. Sen 10 binlerce aboneyi 2 ayda güncelleyeceksin ha! Kargalar gülmez mi bu alavere-dalavere işine!