AYETLERE / HADİSLERE ÇALAKALEM MANA VERİYORUZ
Bazı vaizlerimiz ayet ve hadislere ?maalesef- çok yerde yanlış manalar vererek cemaati de yanlış düşünmeye sevk etmektedirler.
Onları dinliyoruz, Irkçılık ve milliyetçilik üzerine yaptıkları vaazların çoğunda hatalı yorumlardan dolayı yanlışlık var. Üstünlük takvadadır, Arabın Arap olmayana, siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğü yoktur dedikten sonra, işi ırklar veya ırkçılık olayına getirip buradan ?millete? ve resmen de milliyetçiliği ayaklar altına almak gibi özel bir gayretin içinde oluyorlar.
Ben bunlara ?Yaranma vaazları? ismini koydum. (Şahsi görüşümdür)
Hoca efendileri ?Bu geçici dönemde- anlamak lazım ama bir yere kadar. Esas maksatları milliyetçiliği ezmek, Türklüğü horlamak ve buradan belirli merkezlere işaret fişekleri atmaktır.
Mesela bir Cuma vaazında şöyle bir örnek vererek geçmişinizle övünmeyin dedi Hocamız:
Efendim, bir gün Peygamber Efendimiz kabile reislerini toplar ve onlara geçmişleriyle alakalı düşüncelerini sorar. Her biri kendi kabilesini över. Tabi evveliyatları putperestlik inancı üzerine olmaları sebebiyle Peygamberimiz onlara, ? Geçmişinizle övünmeyin, çünkü gurur duyulacak bir maziniz yoktur.? Diye nasihatlarda bulunur.
Efendimiz; orada hazır bulunan Selman-ı Farisi´ ye de aynı suali sorar: Selman-ı Farisi hazretleri ?Ben İbnü´l İslam? yani İslam oğlu İslam´ım, benim geçmişimde övünülecek bir şey yoktur, der. Hoca Efendi kürsüde demek istemektedir ki, ey Müslümanlar geçmişinizle övünmeyin, Ben Müslüman´ım deyin yeter. Buradan bir telmih var çaktırmadan; nereye gidiyor bu söz? Birisi babasına sormuş: Baba biz Laz mıyız Türk müyüz?? Baba da ?Oğlum Müslüman´ız de geç, bize mezarda Laz mısın, Türk müsün diye sorulmayacaktır.?
Mealen böyle anlatmıştı. İslamdan evvelki ve sonraki nazik durumu ayırmamıştı.
Galiba farkında değiller; bizim geçmişimiz -Türk milleti- şanlıdır. Selman-ı Farisi orada doğru söylemişti, çünkü Mecusi iken İran´ dan Anadolu´ya geldi ve Hıristiyan oldu ve nihayet Müslümanlığı buldu. Büyük bir sahabedir. Oradaki kabilelerin geçmişleri putperestlik üzereydi ve Peygamberimiz uyardı.
Ben de diyorum ki;
İki yüz yıl boyunca Haçlıları durdurduğumuz için, 3 kıta´ya İslam´ı götürdüğümüz için, Çanakkale muzafferiyetimiz, Yemen, Galiçya, Kafkas muharebelerimiz için, Anadolu´yu düşmanlardan kurtardığımız için gurur duymayacak ve övünmeyecek miyiz?
Bakın yanlışlar nereden geliyor?
Ayetler üç dönemli telakki edilir; ibda, ihya ve inşa dönemi?
İbda dönemi; yaratma, yoktan var etme, açığa çıkarma demektir. Vahyin nüzul yani inme sebebi vardır. Peygamber Efendimize sorulan bir soru veya bir olay üzere geldiğini biliyoruz. İlk kez gelmesine ibda deniyor.
İhya dönemi; canlandırma, diriltme, geliştirme, güçlendirme demektir. O gün inen ayetler nasıl manalar içermekteydi. Ne anlamalıydı müminler? 23 yılda gelişi tamamlanan ayetler insanları canlandırıyor, diriltiyordu. Peygamberimiz dönemine ihya dönemi denilmektedir.
İnşa dönemi; yapı kurma, yapma, kurma, yazıya dökme? Kur´an- ı Kerim kıyamete kadar geçerli olduğu için ayetlerin manaları araştırmak, keşfetmek artık bir ilim irfan işi olmuştur. Aynı ayet bugün tekrar inseydi insanlar bu ayetlerden hangi manaları çıkarırdı gibi sualleri kendi kaideleri çerçevesinde araştırıp bulmaya, yorum yapmaya, akıl ve mantık yürütmeye inşa dönemi denir.
Böylece diyebiliriz ki; ibda dönemiyle dinin temelleri atıldı.İhya dönemiyle duvarları örüldü.İnşa dönemiyle de iç ve dış tezyinatı o gün bugün ve kıyamete kadar yapılmaya devam edecektir.
Gafil hocalar sağ gösterip sol vuruyor.
Mesela; Millet (Nation), Irk (Race) kelimesiyle ifade edilir.
MİLLETİ gösterip IRK ile vurmak büyük bir hilebazlıktır.
Ağzımızdan Türk lafı çıkar çıkmaz lafı ağzımıza tıkıyorlar.
Türk´üm dediğin anda Irkçılıkla suçlanıyorsun.
Buna isyan ediyorum.
Dinde üstünlük vardır, nasıl vardır?
?Gerçekten inanıyorsanız siz mutlaka üstünsünüz? (Al-i İmran /139)
"Öyle ise siz de (ey müminler) hayır işlerine koşun, birbirinizle yarış edin". (Bakara/148)
Ve? Ayrıca;
Devlet vardır, cihat yapacak gücü yeteneği yoktur.
Millet vardır, ordu kurup fütuhat yapacak gücü yoktur.
Öylelerinden ne beklenir?
Yüce Allah;
?Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz.? (Mü´minun/62)
?Allah insana kaldıramayacağı yükü yüklemez.? (Bakara/286)
Diyorsa; bu yükü kaldıranlara, taşıyanlara, katlananlara gece gündüz dua etmeyelim mi, edilmesin mi?
Etmezsek nankörlerden olmaz mıyız?
Her milletin ayrı ayrı kabiliyetleri var sevgili hocalar!
Çok şükür Türk Milleti devletiyle, milletiyle, bayrağıyla, şan ve şerefiyle binlerce yıldan beridir var ve o yeteneğe sahip olduğunu dosta düşmana göstermiştir.
Bu çerçeveden bendeniz ?Yaşasın Türk Milleti!? diyorum.
Hayr yarışında bu milleti diğer milletlerden üstün, ileri, değerli, sevaplı buluyorum.
Var mı sizde bunları söyleyecek cesaret?
Türk Milleti diyebilmek arifler ve hakperestler için büyük bir şükürdür; unutmayın.