ATATÜRK TÜRK´ Ü KEŞFETTİ
Manavgat Halk Kütüphanesi Müdürü Hidayet Oktay´ ın tespitlerine göre, Atatürk´ün okuduğu kitapların bin 741´inin Çankaya Köşkü, 2 bin 151´nin Anıtkabir, 102´sinin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ve 3´ünün ise Samsun İl Halk Kütüphanesi´nde bulunmakta imiş, toplamda 3997 ve ayrıca kayda geçmemiş çok sayıda kitap okuduğu tahmin edlmektedir.
Çok okuyan, araştıran Atatürk Türk ırkını, milletini, Türk´ ü keşfetmiş ve bunu, ?Muhtaç Olduğun Kudret Damarlarındaki Asil Kanda Mevcuttur? sözüyle perçinlemiş, "Gençliğe Hitabe" satırları içinde zikretmiştir.
"Türklük" keşfedilmesi gereken bir ihtiyaç mıdır? Evet, hem de ciddi anlamda ihtiyaçtır. Yüce Yaradan açık işaretini bizlere Maide 54. Ayetinde bildirmekte... Atatürk, yeni bir tefsir yazmasını Elmalı Hamdi Yazır Hoca Efendiden istemiştir. Kur´ an-ı Kerimi tefsir eden Elmalı, sözü edilen ayette kast edilen milletin Türk milleti ve Hz. Zülkarneyn´ in de Oğuz Kağan olduğuna not düşmektedir.
Zülkarneyn, üzerinde durulması gereken ilginç bir kıssadır. Kehf suresinde 16 ayet bu Salih kişiden söz ediyor. Bir an oturup düşünelim: Kur´ an´ da; Zülkarneyn ayetleri olmasa ayet eksikliği, mana noksanlığı veya fazlalığı söz konusu olabilir mi? Hayır. Ayrıca diğer ayetlerle de çok bağlantılı yönleri görülmemekte ama burada büyük bir hikmet olduğunu düşünmeliyiz.
Kitabımızın en büyük mucize olma gibi bir özelliği var ve kıyametin sonuna kadar alimlere bu konuda görevler düşmektedir.
Mukaddes Kitabımız güçlü, kudretli, orduları olan, başka kavimler üzerine hâkimiyet kuran; doğuya, batıya, güneye, kuzeye sefer yapıp kavimleri emri altına alan bir kişiden söz etmekte... Dönüp tarihe bir bakalım! Tarih kitaplarında Hunlar var, Roma İmparatorluğu, öncesinde Yunanlılar, Mısırlılar ve daha öncesinde Nemrut olayı var. İskender İmparatorluğu, Çinliler, Göktürkler, Farslılar, İngiltere Krallığı, Selçuklular, Osmanlılar gibi dev imparatorluklar kurmuş; başlarındaki krallar, hakanlar, sultanlar ve padişahların kimler olduğu kayıtlarla biliniyor; eserleri de ortada... Ama Kur´ an´ da sözü edilen Zülkarneyn bunlardan hiç biri değil; bu mümkün mü? Mutlaka biri olmalı, ama hangisi?
Tarihin bilmediği ancak Kur´ an´ ın bildirdiği dev kudret sahibi Zülkarneyn hakkında Elmalı tefsirine göz attığımızda Atatürk´ ün yüceliği bir kez daha karşımıza çıkacak onu esastan, kaynaktan, gönülden seveceğiz; eğer, içimizde fitne fücur kol gezmiyorsa... Elmalı, Zülkarneyn (as) ın Oğuz Kağan, Oğuz Kağan´ ın da Mete Han olduğuna hükmetmektedir.
Lakin, ne hikmetse Siyasi İslamcılar bu ayette kast edilen kişinin Büyük İskender (MÖ: 356-323) veya İran Kıralı Kisra (MÖ:6 yy) olduğu ihtimali üzerinde dururken, Türklerin Atası Oğuz Kağan´ a bu şerefi yakıştırmıyorlar. Büyük İskender´ den, Kisra´ dan İslam adına bugüne kalan nedir? Yok öyle bir emare ama Türk Milleti tüm haşmetiyle, heybetiyle, dimdik ayakta olup, İslamın yeniden parlayan yıldızı konumunu muhafaza etmektedir.
Maide 54 ayeti Tebuk Seferine (631. yıl) çıkmakta nazlanan, gevşeklik gösteren Arap toplumuna bir şiddetli ikaz, uyarı olarak gelmişti ve orada (Sizin yerinize sizden olmayan öyle bir kavim ikame ederim ki...) cümlesine dikkat edelim. Cümle geçmişe değil geleceğe aittir. Gerek İskender, gerek Kisra önceki yüzyıllara ait kırallardır... Oğuz Kağan da kuşkusuz önceki yüzyıllara ait ancak onun soyu İslam ile müşerref olmuş, tarih boyunca da din-i İslam için sancaktarlık, bayraktarlık, halaskar gazilik yapmış ve halen de görev başında olan bir soydur, bunun en belirgin nişanesi de kutsal emanetlerin Türklerin, Türkiye´ nin uhdesinde bulunması!
Tebuk seferi müminlerle münafıkları ayıran bir olaydı... Bu inceliğe dikkat çekmek istiyorum. Zülkarneyn kimdir? Sorusuna en doğru ve mantıklı cevap Elmalı Hamdi Yazır Hoca´ dan gelmekte ve buna destek veren de Atatürk´ dür.
Atatürk, Türklerin cevher bir millet olduğunu görmüş, ulviyetine inanmış ve ?Ne Mutlu Türk´ üm Diyene? vecizesini bu doğrultuda Türk insanına miras bırakmıştır.
Yüce kitabımız Kur´ an-ı kerimi ve İslam´ ı lâfzen ve ruhen bu derece ince kavrayan bir Ulu Ata´ yı gelin de İslam´ ın son kalesini kurtarmak için Samsun´a ayak bastığı şu 19 Mayıs gününde rahmetle, minnetle, şükranla anmayalım! Var mı içinizde bu kadar vefasız olacak biri?