Çok duyuyoruz boş muhabbetleri... Anadolu insanı birlikmiş, devletten her istediğini alıyor-muş!
Belediye başkanları işe hep Anadolu insanını alıyormuş, Tekirdağ' dan almıyormuş.
Niye hayıflanıyorsun kardeş?
Belediye başkanı ben olsaydım, aynısını yapardım.
İşte Karadenizliler Derneği... Düğün salonları var. Taziye evleri, lokalleri var.
Bayburtlular, Erzurumlular Derneği, aynı şekilde tam teşekküllü hizmet birimlerine sahipler.
Cem evleri... Adamlar her an belediye başkanlarının kapısında; birlik olmuşlar isteklerini alıyorlar.
Her biri tam teşkilat!
Tabi ki koparacaklar.
Bunlar sadece birkaçı...
Ya sen?
Bir derneğin var mı?
Varsa gidip üye oldun mu?
Üye oldun da yıllık 100 TL aidat veriyor musun?
Daha derneğin yok, varsa da kirasını veremeyecek durumdasın.
Hiç hayıflanmacaksın o zaman!
Yetkili ben olsam kadroların tümünü Anadolu insanıyla doldururum.
Hak edene hakkını vereceksin.
Sen de birlik ol, sen de adam ol, teşkilatını kur.
Yetmez!
Zahmet et, emek ver, isteyeceğini ondan sonra iste!
Sivil Toplum Kuruluşları diye yasal hakların var.
Kullanıyor musun?
Hayır.
Hiç ağlama, ağlaşma!
Çünkü onlar "Derneğin Bana Ne Faydası Var?" gibi ukalaca yaklaşmıyorlar.
Önce gereklerini yerine getiriyorlar, günü gelince de dalından toplar gibi semeresini topluyorlar.
Ezberlenen kaba cümle şu: "Derneğin Bana Ne Faydası Olacak?"
Soruyu tersten soralım: "Senin Derneğe Ne Faydan Dokunacak?"
Öncelikle, sen bencilliği bırakacaksın, kolları sıvayacak, derneğe sahip çıkacaksın!
Boş torbaya at çağrılmaz.
Vermeden almak Allah'a mahsus.