ALLAH´A İNANACAĞIZ AMA...
TV bülbülleri kader bahsini imanın şartlarından saymıyorlar, neymiş efendim; imanın şartlarını 6 ile sınırlandırmak mümkün değil imiş. Hayır, bunlar yalan söylüyorlar açıkça dini İslam´ın genleriyle oynuyorlar, tıpkı GDO´ lu ürünler gibi.
Konuyla alakalı onlarca ayet var ancak, sürekli okuduğumuz Yasin süresinin 12. ayeti tezviratçıları yalanlamaya yeter:
?Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz´da) bir bir kaydetmişizdir.?
Levh-i Mahfuz konusuna dikkat edelim. Ne vaazlarda, ne sohbetlerde konu edilir. Önemi çok fazla olan bu kelimeyi açarsak; ?Levh-i? Bildiğimiz levha, ?Mahfuz? da muhafaza edilendir ve iki kelime birleştiğinde ?Muhafaza edilen levha? anlamı çıkacaktır.
Yüce Allah mahlûkatı (canlı cansız her şeyi) yaratmadan evvel yaratacaklarının tümünü, detaylarına varıncaya kadar bir kitapta (Ümm-ül kitap-Kitapların anası) kaydettiğini ifade ediyor. Ayetin içeriğini okuduğumuzda kader, yani hayr ve şerrin "Bir bir" detaylandırıldığını pekala anlamaktayız.
Allah´ ın yaratmış olduklarına tek kelime ile ?Masiva? denilmekte, dolayısıyla masiva aynı zamanda mahlûkatın ortak adıdır. Nelere, kimlere mahluk denir? İnsan bir mahlûktur; yıldız, ay, güneş, böcek, kaya, ağaç, su, ısı, ışık, kuş, öteki dünya, melek, cin, cehennem, cennet... Ayrı ayrı her biri mahlûktur. İstisnasız her bir mahlûkun ömrü, kaderi o kitapta kayda geçmiştir.
İmanın 6 şartından biri olan ?Kader/ Hayr ve Şer Allah´ dandır? denildiğinde insanın hayr veya şer konusunda hiçbir şeyi yaratamayacağını söylemiş oluruz ancak, kendine verilen akıl nimeti sayesinde insanın cüz´ i irade sahibi yapıldığını bilmek zorundayız; evet, külli iradenin yanında cüz´i iradeyle sınırlandırılan insan bu vasfıyla iradeli mahlûktur, bir şey istediğinde Allah onun isteğine uygun olarak o fiili yaratır, insan kendisi için ne kadar dilerse dilesin hiçbir fiili yaratamaz. ?Yaratmak? sadece Allaha mahsustur.
Allah, TEKVİN sıfatıyla yaratma veya yok etme gücüne sahiptir. Kâinatı bir anda yok edebilir ve bir anda aynen veya başka türlü yaratabilir. Allah için zorluk yoktur. ?Ol? dediği zaman o şey hemen oluverir.
Allah bizim kaderimizin ne olduğunu bilir, biz kendi kaderimizi bilemeyiz. Allah ?ÂLİM? sıfatıyla geçmiş veya geleceğe dair her şeyi bilir, Allah için ?Bilinmezlik? diye bir şey yoktur. Allah, kalplerden geçeni de bilir.
Kaderle ilgili bir örnek verelim: Siz, ?0? model bir oto alıyorsunuz ve yanında kullanma kılavuzu da veriliyor. Diyor ki o kılavuzda: Şu kilometrede bakımını yaptırırsan, şu hızlarda kullanırsan, şu kadar yük kapasitesine riayet edersen, trafik kurallarına uyarsan, kullanırken dikkatini dağıtmazsan vs. vs. bu otonun kullanım ömrü bu kadar yıl olur... Ama kullanma rehberine uymayıp aksi yönde hareket edersen arabanın ömrü azalır da azalır. Doktor ne diyor hastaya: Sigara içmeseydin, içki kullanmasaydın, stresli yaşamasaydın sağlıklı beslenseydin yani aklını kullansaydın şimdi bu hastalıklara yakalanmamış olacaktın. Misalleri kendinize göre artırınız.
Yüce Allah bize mukaddes kitaplarını, peygamberlerini gönderdi, öğütleriyle doğru olan yolu gösterdi. Uyarsak faydalı, uymazsak zararlı çıkacağımızı da ayrıca beyan ediyor. Burada esas özne akıl nimetidir. Aklını kullan diyor Allah!
Son birkaç aydır kader konusuna saldırı var. İmanın şartı 6 değil 5 imiş. 6´ nın içinde zikredilen kader uydurma imiş. Bu görüşe itibar edilirse levh-i mahfuza da inanmaya gerek kalmayacaktır değerli okurlarım. Tarlayı kabul et, ama mahsulünü kabul etme! Allah´ ın varlığını kabul et, ama gücünü, kudretini, tavsiyesini kabul etme!
Kader inkarcıları siz ne demek istiyorsunuz, imanın şartlarından değil mi kader mevzuu?
Mukaddes kitapların tümü levh-i mahfuzda kayıtlıdır; işte ayetler:
El Buruc/21-22: Hayır, o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur´ an´dır. O korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz´da)dır. (Demek ki, Kur´ an´ ın esas geliş yeri başka bir pınar olan Levh-i mahfuzdur. Diğer ilahi kitapların da kaynağı aynıdır)
Amentünün ilk şartı Allahın var olduğuna inanmak, altıncı şartı da kadere yani hayr ve şerrin Allahtan olduğuna inanmaktır.
Yazımın başındaki Yasin 12. Ayetine bir daha bakınız.