AK PARTİ"DE YENİDEN DİRİLİŞ OLUR MU?

  AK Parti Trakya’da çöktü… AK Parti Tekirdağ’da daha fena çöktü. Çıkan sonuçlara göre herkes bir yorum yaptı: Kimine göre, 2015 seçimlerinde bu Parti’yi daha büyük felaket bekliyor… Kimine göre, bir daha belini doğrultamayacaktır. Ve kimine göre de, Parti’yi kendi içinde büyük kavgalar beklemektedir. Demokratik nizamın geçerli olmadığı yerlerde bunlar kaçınılmaz! Bana göre AK Parti kurutulur ancak, gerçek demokrasiyi uygularsa! O da mutlaka sandıktır, mutlaka genel merkez müdahil olmamalıdır.   AK Parti gerçek şirazesini “Soner Çizen-Bayram Meral” kongresinde kaybetti. O tarihte Tekirdağ’a bakan Mehmet Müezzinoğlu" nun Tekirdağ’ın gelecek 15 yılını yediğini hiç kimse inkar edemez... Bütün zayiatlar o gün yapılan yanlışta saklıdır. Nitekim o yanlış sonucunda; (2009’da) mahalli idarelerde Tekirdağ kaybedilmiş, elde sadece 2 ilçe kalmıştır. 2011 Genel seçimlerinde, 6 vekilden 4’ü kaybedilmiştir. 2014 mahalli idarelerde ise dipten kazıma misali tamamen yok olmuştur. İnce bir hesapla (2009-2014 arası) AK Parti’nin 5 yılı gitmişti, şimdi buna bir 5 yıl daha eklendi. Bu minval üzere giderse 2015 genel seçimlerinde ve sonrasında yapılacak yerel seçimlerde de AK Parti yine kaybedecektir. Hiç kimse halkı, seçmeni suçlamasın.   Bir yorum daha yapayım:   Mustafa Yel, 2011’de sandıktan 1 numara çıkmış, 5’e konarak hakkı yenmiştir. Mustafa Yel, sandıktan çıktığı zaman o gün halkın müthiş gözdesi idi. Aynı Mustafa Yel, Genel merkezden atamayla bire konunca bu defa halk tarafından diğer adaylar sırasında, sıradan aday gibi telakki edildi ve kazandıracak kadar abanma gereğini duymadı.     Kambur için de aynı şey geçerlidir:  Kambur sandıktan (2002’de) çıktığı zaman tüm Tekirdağ ona sevgiyle yaklaşmış fakat atamayla il başkanı olunca halktan ve teşkilattan aynı rağbeti görememiştir.   Demek istiyorum ki, gerek teşkilat olsun, gerek halk olsun ancak ve ancak kendi emeği olan mahsule rağbet ediyor, genel merkezin gönderdiği ithal mahsule itibar göstermiyor. Evet... AK Parti’nin Tekirdağ’da yeniden diriliş imkânı var ve ancak sandık kuralına riayet edildiği zaman bu mümkün hale gelebilir. Seçim sonrasında tecelli eden sonuçlara göre; Partililer yorgundur… Bitkindir… Umutsuzdur… Moraller sıfırdadır.   AK Parti’nin gözü karaları, her seçim öncesi Ankara’ya baka-baka gözleri şaşı olmuştur. Hiç kimsede kendi öz iradesini kullanma mecali kalmamıştır. Öyle bir hakları olduğuna dair inançlarını yitirmişlerdir. Genel merkez kendi teşkilatını, kendi seçmenini yenilgiye mahkûm etmiştir. Parti Türkiye’yi asker, yargı vesayetinden kurtarayım derken, Aslında kendisi, çokbilmişlerin vesayetine düşmüştür. Çokbilmişlerin çıkar grupları teşekkül etmiş, Partiye kazandırmak yerine diğer arkadaşlarını yemekle meşgul olmuşlardır. Ve sonuçta Partili üyelerde katkı yapma, proje üretme motivasyonu tükenmiştir.   Her şeye rağmen bu son değildir, kurtuluş vardır: Milletvekili adayını, belediye başkanı adaylarını, meclis üyesi adaylarını Merkez atamayacak, delegeyi kendisiyle baş başa bırakarak sonuçlarını da tevekkülle karşılayacaktır. Bakalım o zaman burada Partiyi tutan olabilir mi?