AK PARTİ MKYK´ YA TEKİRDAĞ GİRMELİDİR

Üçüncü Olağanüstü Kongre için Ankara´da bulunan AK Parti Tekirdağ Temsilcilerine en kalbi selamlarımı sunarım. Biliyorum ki, çok heyecanlılar ve bu yazımı bunu düşünerek kaleme aldım. Haklarında halishane dileğim şu: Allah herkesin gönlüne göre versin; samimi ve temiz duygularla gittiler, siyaset kolay bir şey değil. Tarihi ana şahitlik edecekler ama bir de yönetim kuruluna Tekirdağ´ dan temsilci sokmak için atılan kulislere yardımcı olacaklar. Yeni Dönem AK Parti MKYK´ sına Tekirdağ´ dan girilmelidir. Mustafa Yel, Mustafa Şentop oradaydılar, yine olsunlar. Kurucu il Başkanı Ahmet Kambur pek yakışır. Gönül tanıdıklardan yana çırparmış, benimki de öyle... Metin Akgün için tereddütsüz girsin derim. Çünkü bu MKYK eskisi gibi olmayacak, yeni dönemde her cihetten çok fonksiyonlu olacaktır. R. T. Erdoğan´ ın Genel Başkan olacağı bir yönetimde olmanın ayrıca bir anlamı var. MKYK toplantılarının çoğunlukla Binali Yıldırım Bey idaresine bırakılacağını sanıyorum. Başbakan oturaklı, mantıklı adam, ağırbaşlı haliyle halkta güvenç uyandırıyor. Yarın elbette tam bir dönüm noktası olacak. MKYK´ da olmanınTekirdağ´ ı temsil anlamında önemi elbette çok büyük. Gençlere önem veren bir genel başkan, merkez yönetime gençlerden mutlaka alacaktır. Zaten buna özel vurgu yapılıyordu her fırsatta... Cüneyt Yüksel Kardeşimiz MKYK´ da niye olmasın? Zeki ve çalışkan bir il başkanı ve üstelik de genç! Bir çırpıda aklıma gelen bunlar... Başka isimler de girmiş olsa mutlaka hakkıdır, hak etmiştir diyeceğiz. AK Parti hükümetlerinde hiç Tekirdağlı bakan olmadı, bari yönetimde olunsun. Sayın Erdoğan,  22 Mayıs´ dan itibaren AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla TBMM´ de yerini alacak, fikirlerini açıklayacaktır. Salı grup toplantılarında genellikle RTE´ yi dinleyeceğiz, ara sıra da Binali Yıldırım Bey olacaktır. Yeni dönemde yeni mantıkların da gelişeceği beklenmekte... 317 AK Partili milletvekiline Külliyede yer açıldı sayılır. Belki orada birer çalışma odaları olacaktır. Tüm siyaset erbabı bu dönemde yeni duruş belirlemek zorunda, eskiler ne diyordu: ? Eski Hal Muhal, Yeni Yeni hal, Ya İzmihlal? Türkçesi: Eski hal bitti, ya yeni hale ayak uyduracaksın, ya da yok olup gideceksin.