YERELLEŞMEMİŞ BENCİL ZİHNİYETLER
Milletvekili aday adaylarımızı yerel zihniyet olgunluğunda görmüyorum.
Bu nedenle daha yarışın başında eksi ile koşuya girmiş durumdalar.
Onlara sormak lazım: Sen nerenin vekili olmak istiyorsun?
Tekirdağ değil mi?
Öyleyse neden ilk adımın kapısı yerel medya olmuyor?
Ama sen büyüklük yaparak ulusal gazetelerin, TV' lerin peşine düştün ve düşüyorsun.
Bazılarınız ilk adımı, ilk düğme gibi yanlış ilikledi.
Bazılarınız; şöhretli olduğuna, tanındığına hükmetti.
Bazılarınız da yerel gazetelerle çalışırsam boşa masraf etmiş olurum, düşüncesine kapıldı.
Velhasıl; bu zihniyet üzere devam etmektesiniz.
Haaa, diyeceksiniz ki: Mecbur muyuz?
Haşa! Onu demek istemiyorum.
Düğün yapılan yerde davul zurna olur...
Siyasetçi-Gazeteci ilişkisi düğüncü ile davul - zurna ilişkisine benzer.
Biri oluyorsa diğeri de olacaktır.
Ben onu demeye çalışıyorum.
Yapmadığınıza göre
Nedir bu umursamazlık diyorum?
Diğer gazeteci arkadaşlarla Geldiler mi?- Diye konuşuyoruz: Yok bir şey, diyorlar.
Olsa okurduk zaten.
Görüyorsunuz hergün, yerel gazetelerin muhabirleri, yazarları, fotocuları, sahipleri, siyasi toplantıları sizleri nasıl da takip ediyor ve etkinliklerinizi bir kuruş almadan nasıl da haberleştiriyorlar.
Sizler kürsüye çıktığınızda üstelik; Basınımızın güzide temsilcileri cümlesine yer veriyorsunuz.
Demek bunlar kalıp sözler ki uygulamalarda güzidelik falan olmuyor.
Aslı olmayan sahte duygular diyelim buna...
Unutuyorsunuz
Sizlerin peşinde koşan ulusal değil yerel medyadır.
Öksürseniz haber yapacak olan yerel medyadır.
Hal böyle iken bu kadar nasıl duyarsız olabilmektesiniz?
Maalesef değerli okurlarımız;
Gazetelerin dört gözle bekledikleri genel seçim öncesi iklim yine kupkurudur.
Belli ki, ne yağmur yağacak, ne çisenti olacaktır.
Mart 2014 Belediye seçimleri de basın açısından tam bir fiyaskoydu.
Peki şimdi ne yapıyor siyasiler?
Boş oturmayıp her gün tanıtım peşinde koşuyorlar...
En lüks otellerde toplantılara peş peşe devamdalar.
Küçük esnaf mı? Kuru ekmek, soğan yesin(!)
Ve dahası
Şık hanımlar, şık beyler, selfi yapıyor, eve dönünce facebooktan hava basıyorlar.
Siyasetin çivisi çıkmış beyler; sayenizde siyaset ölüyor.
Siyaset "yalan dünya" olmaktadır.
Siyaset kibirli, cimri, liyakatsiz ellere düştü!
Siz dört tane slogan sözü bulup süslü, renkli cafcaflı bir A5 ilanına koymayı marifet sanıyorsunuz.
Ey hanımefendiler, ey beyefendiler; kendine güveniyorsan eğer oturacaksın basının önüne aklını, projeni takır, takır dökeceksin, ben dopdoluyum diyeceksin!
Sonra, 300-500 gazete alıp kahvelere, esnaflara, dairelerine dağıtacaksın
Vatandaş hem seni tanıyacak, hem fikirlerini okuyacak hem de yerel gazetelerle halkı birbirine kaynaştırmış olacaksın!
Tabi ki böyle bir anlayışın, böyle bir birikimin varsa
Ayrıca
Bu basın; Kars'tan, Diyarbakır'dan adam getirmiyor; senin oğlunu, kızını, bir yakını çalıştırıyor.
Yol budur
Ciddiyet budur.
Yerel basın güçlendikçe sen de güçleneceksin!
Sende bir şey yoksa, paran da çoksa TV' lere binlerce lira vermeye devam et ama unutma girişimin sonu mutlaka hava-cıva ile sonuçlanacaktır.
Ey A. Adayı! Tekirdağ senin ihtiraslarına kurban edilecek bir kent değildir.
Daha ilk adımda basının önemini kavrayamadığın için tökezledin!
Tekirdağ her seçim sonrası aynı acıları yaşamaya devam ediyorsa sebebi yetersiz zihniyetlerin ortaya çıkmış olmasıdır.
Ne çekiyorsak yerelleşmemiş bencil zihniyetlerden çekiyoruz.