AK KADROLAR GERÇEKTEN HAK MI?
Birileri es kaza AKP demiş olsa, Partili kardeşler buna oldukça kızıp tepki gösteriyorlar ama kendileri rahatlıkla; MHP' ye Me-Ha-Pe, CHP' ye Ce-Ha-pe diyebiliyor. Böyle zihniyetlere halkımız, Kendine Kadar Müslüman Deyimini kullanmaktadır.
Kaldı ki, hele son 1 yılda; yolsuzluk, rüşvet, kaset gibi olaylar o kadar ayyuka çıktı ve bu kelimelerle Parti o derece özdeş hale geldi ki, insanın bundan sonra için "Gel de, AK' kelimesini gönül rahatlığıyla kullan bakalım", diyesi geliyor ama hiçbir şey olmamış ve her şey kupkuru bir iftiradan ibaretmiş gibi de ortada bir saflık, bir netlik yok... Bu duruma hala rahatlıkla AK Kadrolar deniyorsa sorgulanacak çok şeyimiz var.
Programına, felsefesine söyleyecek laf bulamıyorum; özüyle bağdaşmayan uygulamalar gördükçe içimiz burkularak diyorum ki; Partizanlarında tek bir ölçüt oluşmuş: Eğer R. Tayyip Erdoğan demişse O, sadece doğru değil dosdoğrudur.
Partiye kayıtlı samimi, saf, temiz milyonlarca üye var, canla başla hizmet ediyorlar; onları tenzih ediyorum, fakat ne yazık ki partiyi sufli emellerine alet edenler görmezden gelinemez, gelinmemelidir de... Bunlarla mücadele etmek fazilettir. Bu noktada hatır için çiğ et yenemez, yiyen kendi inancına darbe vurmuş olur.
İtikat, Müslümanların olmazsa olmazı; iç dünyamız ibadetle, dış dünyamız cihat emriyle tezkiye olunmuş, yani kuvvetlendirilirmiştir. İkisi de İman esaslarındandır. Kitabımız Kur`an için aynı zamanda dosdoğru anlamına gelen "Furkan" kelimesini kullanırız. Ortada yanlışı ve doğruyu, hak ve batılı ayıran bir kitap olmasaydı herkes rahatlıkla karaya beyaz, çirkine güzel, alçağa yüksek, derine sığ diyebilirdi.
En çok üzerinde durulan ve sosyal medyada çok fazla örselenen bir milli liderimiz var: Atatürk.
Diyelim ki O, dindar değildi, içki içer, şunu bunu yapardı
Hatta bazı şairler onun hakkında haddi aşan şiirler, makaleler yazdılar. Birçok kişi de bunları örnek göstererek bugün Atatürk' e kâfir, sarhoş, hain yaftasını rahatlıkla vurabiliyor. Bu tezvirat en fazla AKP tarlasında rağbet görmektedir.
Fakat
Bugüne geldiğimizde Müslüman bir partinin milletvekilleri, aday adayları, il başkanları, belediye başkanları, yazarları
İnsanı itikaden dinden imandan edecek öyle sözler söylüyorlar ki bunlara dur diyen bile olmuyor. Birden parti içindeki dindarların dili tutuluyor, kulakları işitmiyor, gözler görmüyor.
Birkaç örnek:
Bu bir Tayyip sünnetidir
"AK Parti sayesinde Türk olmaktan kurtulduk"
Peygamber bile Mekke' nin Fethinde gurura kapıldı ama biz kapılmayacağız
Bu Bakara, güzel makara
O, öyle bir liderdir ki, Allahın bütün sıfatlarını üzerinde barındırmaktadır.
Ona dokunmak bile inanın ibadettir
Rahmetimiz gazabımızı geçecektir
"Eğer peygamber efendimiz gelip bu sahneyi görseydi hepimizle gurur duyardı diye düşünüyorum"
Gibi akla hayale gelmeyecek yanlışlıkları yapmaya maalesef devam ediyorlar.
Bu sözlerin siyasete malzeme yapılmaktan öte Kur' an' a, sünnete, şeriata, tarikata, tasavvufa, milli vicdana
Uyan bir yönü var mı Sevgili kardeşlerim? Her biri ulûhiyet kokan çok tehlikeli sözlerdir. Buna karşılık dini hükümleri gündelik hayatına adapte edenlerde bir isyan olmaması hepsinden daha fazla düşündürücüdür.
Tümü için: Bak sen! Diyelim.
İddia etmeye gerek yok; Osmanlı düzeni olsaydı Onların her biri Kadı Efendi huzurunda yer alır, ağır cezalara duçar olurlardı. Gene çok gariptir ki; çıraklık, kalfalık, ustalık dönemini kapsayan 12 yılın bir kalemde üzeri çizildi, çöpe atıldı ve Cumhurbaşkanı seçiminden sonra dönemin adı aniden Yeni Türkiye oldu. Zaptiye, güvenlik, asayiş anlamında geri çekilmelerin adına da, Yeni Osmanlı! Deyiverdiler.
Tüm dini, milli değerlerimiz, telakkilerimiz alt üst edilmiş durumda
İşin üzüntülü yanı, Dur Denilmemesidir.
Her şey açıkça ortada iken normal bir akıl hala , AK Kadrolar deyimini kullanılıyorsa kendimize soralım:
Bu açıdan acaba AK Kadrolar, "Ne kadar hak?" tır?