TERÖRÜN ALT ZEMİNİ YOK EDİLMELİDİR

Terör, istismarın teşkilatlanmış halidir. Bir yerde istismar edilecek unsurlar varsa orada terör de yuvalanacaktır. Şehirleşme politikası terörün alt yapısını oluşturur. 80 milyonluk Türkiye´ nin 15 milyonu İstanbul´da ikamet etmekte... Günlük girişlere de 2 milyon ekleyin, al sana 17 milyonluk bir şehir. Bu şehrin çilesi, trafiği, rantiyesi biter mi? hayır. Bu şehir; okullarına, hastanesine, yoluna, parkına, kreşine vs? Sosyal hayata cevap veremez. Hala göç alıyor ve ufukta köklü bir düzenleme de görülmüyor. Almanya 85 milyon; ilk 10 şehrinin nüfusuna bakalım: Berlin: 3,5 milyon; Hamburg: 1,8 milyon; Münih: 1,4 milyon; Köln: 1,1 milyon; Frankfurt: 700 bin; Stuttgard: 600 bin; Honnover: 550 bin; Leipzig: 530 bin; Bochum: 400 bin; Bonn: 350 bin. Toplam: 10 milyon 930 bin, yuvarlayalım: 11 milyon. Görüldüğü gibi nüfus yaydırılmış, kalabalık şehirler oluşturulmamış. Şehirleri azaltmak / çoğaltmak devlet imkanları dahilindedir. Toplu taşımacılıkta trenleri devreye sokarak köyden kente göçü önlemiş Almanya... Her bir yeri yaşanır hale getirince göç olayı bitiyor. Bizde, tasını toprağı toplayan iti, cahili, katili, çirkefi soluğu İstanbul´ da almış. Dur diyen yok, nereye diyen yok, işini buldun da mı geldin diyen yok. İstanbul efendisi kayboldu, en seçkin semtlerimiz dil ve davranış ´kaba istila´ altında... Bir de bizim ilk 10 şehrimiz nüfusuna bakalım: İstanbul: 15 milyon; Ankara: 5,3 milyon; İzmir: 4,2 milyon; Bursa: 3 milyon; Antalya: 2,3 milyon; Adana: 2,2 milyon; Konya: 2,2 milyon; Gaziantep: 2 milyon; Mersin: 1,8 milyon; Kayseri: 1,5 milyon. Toplam: 39,5 milyon; yuvarlayalım: 40 milyon. fark nasıl? 40 milyona karşılık 11 milyon. Şimdi bu iki devletten hangisi şehir plancılığında rahattır? Hangi devletin alt yapısı terör zeminine uygundur? Hangi devlette istismarlar daha az, daha fazla olabilir? Hangi devlette her çeşit mafya daha rahat oluşabilir? Bataklık sineklik meselesi bu! Gerçekler tüm çıplaklığı ile göze batarken... Hakkâri ile İstanbul aynı yasalarla idare edilemez; bu çok açık. Her iki şehir veya benzeri kent belediyeleri aynı yasalara tabi tutulamaz. Belediyeleri behemahal (A), (B), (C) tipi kategorik yapmak zorundayız. (1. sınıf emniyet müdürü, 2. inci, 3. üncü ve 4. sınıf emniyet müdürü sınıflandırması gibi) Bu anlamda? Her şehirde belediye seçimi yapmaya gerek bile yok. Ortaya güvenlik kriterleri koyarsınız, bir seçim dönemi sonunda ilin veya ilçenin ?Güvenlik Karnesi? ni MGK veya Bakanlar Kuruluna getirir ve sonunda seçim veya atama uygularsınız. Terörün her türlüsüyle mücadele tabi ki yapılacak, hem de şiddetle! Ancak şehircilik planlamaları bilimsel olarak yürütülmezse terör için bataklık olmaya devam edeceğimiz de aşikardır. Ne diyor büyükler: ?Sivrisinekleri Değil Bataklığı Yok Ediniz?