?SKANDALA KADİR ALBAYRAK EL KOYDU? MU??
Bu haberi (Tarık Eski) Tekirdağ nethaber´ den aldım.
Haber şöyle: "Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde görevli daire başkanlarından bir tanesi satın aldığı araziye yol açabilmek için Büyükşehir Belediyesine ait iş makinelerini günlerce şahsi işi için çalıştırmış. (?) ve personelini günlerce orada çalıştırdığı ortaya çıktı.(?) Kadir Albayrak´ın konudan haberdar olduğu anda gerekli işlemlerin başlatılması için yetkilileri talimatlandırıldığı bildirildi.?
Doğruysa çok yazık, yalan haberse yapılan açıklamayla anlaşılacaktır.
Bizim, Şüyuu vukuundan beterdir? diye bir lafımız var. Yani o olay olmamış olsa bile şaibesi daha beterdir. Mesela; adamı hırsızlıkla suçluyorsunuz ama yanlış bir suçlamaysa öyle bir leke o adama ömür boyu yeter, çocuklarına da acı şekilde miras kalır. Bunun gibi bir şeydir şaibeli olmak!
Belediyeyle alakalı olarak bugüne kadar birçok haber açıklamasız, birçok haber yapıldığıyla kaldı. Dolayısıyla bu durum karşısında toplum tam bilgilenmemiş oldu. Onun için belediyemiz üzerinde yerel basın çokça duruyor. Kurumlarca, sorumlu örgütlerce şeffaflık konusuna ağırlık verileceği yerde çeşitli bahanelerle basından uzak durulmaya çalışılıyor.
Esas konum tabi başlık yaptığım haberdir. Daire başkanı böyle bir şey yaptı mı, yapmadı mı? Bunun kesinlik derecesinde açığa çıkarılması gerekir. Albayrak temiz ise (kuşkusuz öyledir) adamları da aynen onun gibi olacaktır. Adamları içinden yamuklar çıkarsa Albayrak göz yummayacaktır. Madem işe el atıldı, dilerim sonucu da görülecektir.
Şu felsefe çok önemli: Herkes vefalı olmalı, masasının hakkını vermeli, adam olmalı, başkasını zor durumda bırakmamalıdır. Kamu kurumunda hasbelkader çalışma fırsatını bulanlar bu felsefeye herkesten daha fazla özen göstermelidirler. Ama çoğu kez öyle olmuyor maalesef! Adam daire başkanı yapılmış, şeref duyacağına bir müddet sonra kendine yontma, çıkar sağlama işiyle uğraşıp rezil kepaze ediyor kendini!
Hafif olsa da -bazı- daire başkanlarının tutumları hakkında bir örnek vereceğim: Büyükşehir belediyesi daha yeni kurulmuştu, daire başkanlıkları yeni yeni faaliyete geçiyorlardı. O günlerde Kadir Albayrak´ dan derneğimiz için bir isteğim oldu, basit bir işti; birbirimizi tanır ve severiz? Konuyu, ilgilenmesi için Fen işlerine bildirdi ve bana da git başkanla konuş dedi. Gittim ve Başkana isteğimi anlattım; af edersiniz dinledi ama öyle dinledi, amiyane tabirle hiç iplemedi desem daha doğru olur. Bekledim bir kaç hafta, baktım ses seda çıkmıyor, yakın mesai arkadaşından öğrendim ki, "Benim kapımda onun gibi neleri var, hangi biriyle uğraşacağız!" Demiş. Haliyle, istekten vazgeçmiş oldum ve Albayrak´a dönüp tek bir kelam etmedim o konu hakkında; kapattım. Ve? Aradan zaman geçti, o daire başkanı orada kalamadı, birçok sıkıntılı işlerle karşılaştı, görevden alındı. Şimdi ise duyduğuma göre dıdığının dıdığısına danışman yapmışlar. Kimliğini açık yazmıyorum yine de!
Bu ve benzeri adamlar başına kondurulan devlet kuşunun farkında değiller. Nimet-i küfran durumdalar! (Tümünü kast etmiyorum tabi ama Başkanın canını sıkan sayının az olmadığını biliyorum.)
Değerli okurlarım; naspın Albayrak? Adamı alıyor daire başkanı gibi bir mevkie getiriyor, hayatında görmeyeceği bir iltifata kavuşturuyor. Bununla şükredip hizmet yapacağına başlıyor her türlü naneyi yemeye? Zararı kime? Önce kendisine, sonra Başkana, Partisine ve en önemlisi tabi ki hizmet bekleyen muhterem halkımıza? Bu böyle gitmez!
Albayrak, bence bütün gazete sahiplerini ?Basın konseyi? çatısı altında toplasın ve onlarla 15 günde bir mutat toplantılar yapsın. Böyle kızmakla, gücenmekle olmaz, gitmez bu işler Sevgili Başkan! Biraz nefsimizi yeneceğiz; başka çaremiz yok. Her gazeteci gibi bizlerin de kulağına neler söyleniyor neler, ama paylaşamıyoruz bunları; ya bire bir birbirimize anlatacağız, ya da basın konseyi gibi bir platformda karşılıklı konuşup zatınızı çok şeyden haberdar edeceğiz. Bakalım o zaman o muhteremler, müdürler, İdareciler bugünkü gibi çok rahat olacaklar mıdır kendilerine lutfedilen o koltuklarda?
Bekliyoruz: Habere konu şu daire başkanının gerçekten neler yaptığını veya yapmadığını günahkar ya da masum olduğunu halk da bilsin, bizler de bilelim Sayın Başkan!