DEVLETSİZ OLMAZ!

Devlet bir milletin en büyük teşkilatıdır. Devletsiz olmaz. Devlet milleti yaşatmak için kurulur ve kurulması da çok zordur. Bedeli savaştır, mücadeledir, şehittir. Devletin üzerinde medeniyet inşa edersiniz;  insanı, insanlığı, canlıyı mutlu müreffeh kılarsınız. Devletsiz hiç olmaz. Suriye devletsiz kaldı, dağıldı, perişan oldu. Irak devletsiz kaldı, insanı mahvoldu. Devlet var gibi görünse de gücünü kaybetti. Peygamber Efendimiz Mekke´yi fethettikten hemen sonra İslam devletini kurdu. Demek ki İslam devlet kurulmasını istiyor. Türkler İslam öncesinde de, İslam´a girdikten sonra da hep devletli olmuştur. Osmanlı´nın şiarı ?Devlet-i Ebed Müddet? idi. Devlet ömrünün ebedi olması gerektiğini söyledi. Son zamanlarda devleti küçümseyen bir akım çıktı karşımıza... "Devlet dediğin nedir ki, devlet kutsanamaz" gibi zayıflatıcı düşünceler ileri sürülüyor. Devlet millet içindir doğru ama millet de devletsiz olamaz, varlığını sürdüremez. Kaplumbağanın sırtından kabuğunu alırsanız içindeki yaşayamaz; İçinden eti alırsanız bu defa da kabukla  yaşayamaz. Her şartta devleti küçümseyemeyiz. Devlet ordu kurarak insanı, yurdu, vatanı milleti korur, kollar. Yani devlet, millet, ordu, yargı gibi kavramları birbirine zıt olarak düşünemeyiz, ayıramayız. Devlet milli insan modelini hedefler; vatanı, milleti, dini, bayrağı, kültürü, örf adedini seven, koruyan yaşatan insan modelini yetiştirmek için sistemini oluşturur. Devlet gayr-i milli insan yetiştirmez; milli değerlere boş, lakayt insan devleti hiç savunamaz. Serbest bırakılırsa işte gün gelir onbinlerce insan Taksim gibi caddelerde, ?Hepimiz Ermeni´ yiz!? Diye bağırır. Biz milli, milliyetçi olmak zorundayız. Devlet ebedidir. Devlet olmazsa içindekiler de huzurlu, müreffeh olmaz. Bayrak devletin var olduğunu gösteren en büyük alamettir. (NOT: Türk Ocağı´nda bu haftaki sohbetimin konusu ve özeti buydu.)