SİYASET DÜZELMEDEN
Siyaset düzelmeden hiçbir şey düzelmez.
Tekirdağ’ın en önemli sıkıntısı zayıf siyasete devam etmesidir.
Bakın, Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı, konuşması gereken yerde konuşamıyor.
Ya ciddiye alan yok… Ya o kapasiteden mahrumuz.
Ticaret Borsası Başkanı tarımla ilgili kürsülerde neden yok? Ama olmalı!
Rağbetleri arttırmak az-buz değil, epey derecede valilik makamına düşer.
AK Parti Tekirdağ İl başkanı dikkat ediyorum hep gerilerde tutuluyor.
hatadır.
CHP, MHP ve diğer il başkanlarına da çok hürmet edilmeli... Söz hakkı tanınmalıdır.
Siyaset düzelmeden hiçbir işimiz düzelmez.
NKÜ Rektörlüğü var mı yok mu?
Halkla kaynaşamamış bir rektörlük var.
Konuşmamak, görünmemek üzere kendini kurgulamış gibi…
Güç nedir?
Aslında var olan, ama bir araya getirilemeyen enerji demektir.
Nehirlerin önüne baraj yapmazsanız, sular boşa akıp gider.
Yaparsanız, o varlığı faydalı güce çevirmiş olursunuz…
Tekirdağ’da siyaset dağınıktır.
Milletvekillerimiz Ankara’da 6 parça mesela... Tekirdağ için Birlik yok!
Burada 3 il başkanımız bir araya gelip Tekirdağ’ı müzakere edemiyor, etmiyor.
Öncülük etmek iktidar partisinin il başkanına düşer.
“İl başkanları Konseyi” oluşmalı...
Ara sıra da olsa buluşacaklar, konuşacaklar, ilinin sıkıntılarına vakıf olacaklardır.
Tekirdağ Sanayi ve Ticaret Odası, Ticaret Borsası, Esnaf Odaları Birliği, TMOBB, Ziraat Mühendisleri Odası gibi Odaların üst birlikleri arasında da benzeri bir “Konsey” teşkili elzemdir.
Bunları bulundukları ilin hayrına yasal zorunluluk haline getireceksiniz.
Değer verilirse, değer üretilir.
Bizde bir kurul oluşturuluyor, başkanı vali ve toplantılara da mutlaka bir vali yardımcısı başkanlık ediyor.
O kurul psikolojik olarak ne kadar rahattır?
Halk gücünü sistem içine sokmanın yolu bu değil...
Yirmi kurul olsa, Vali, hepsinin başkanı… Olmaz öyle şey.
Kimse gücü elinden bırakmak istemediği için...
Siyaset güçlenmiyor, gelişmiyor.
Nazım Hikmet’in bir şiiri, anlatmak istediğime örnektir:
“Burjuva kemal’in omzuna binmiş
kemal kumandanın kordonuna
kumandan kâhyanın cebine inmiş
kâhya adamlarının donuna…”
Yani siyaset öyle halde ki, herkes birbirinin sırtında!
Genel merkez il başkanlığını…
İl Başkanlığı, ilçeyi…
Koordinatör vekil hepsini…
Milletvekilleri de sıkı kontrolü elden kaçırmak istemiyor!
Gel de adam gibi görev yap, yapabilirsen!
Herkes birbirinin üzerinde, herkes preste…
Bremen mızıkacıları figürü de öyle değil mi?
En altta eşek… Üstünde köpek… Üstünde kedi… Ve en üstte horoz!
Aziz dostlarım…
Böyle bir yapıdan ne demokrasi, ne adil düzen çıkar…
Herkesin herkesi belli yere kadar kullandığı, sonra kaldırıp attığı bir sistemi yok etmeliyiz!
Abdullah Gül, (piyasa haberlerine göre) harcandı.
Tekirdağ’da da Kambur harcandı.
AKÇAY ise en saf, en temiz olarak şimdilik görev başında...
Soralım yeri gelmişken:
Müdür puanlamaları aşamasında kendisine bilgi verildi mi, verilmedi mi?
Verilmemişse kullanılıyor demektir.
Haberi var da müdahil olmamışsa saflığına geldi demektir.
Değerli okurlarım...
Bankacılık sistemini rayına sokmazsanız ekonomi düzelmez!
Siyasete güç vermezseniz halk gücü, demokrasi zayıflar!
Derdimiz, emelimiz, hedefimiz güçlü siyaset olmalı...
En altta eşek olmak taş yontularda esprili olsa da... Aslında onur kırıcıdır.