O kadar lazımdı ki, durumu; eksik / fazla, yanlış / doğru demeden kabullenmek zorundayız...
Yasanın hayır mı şer mi getireceği uygulama başladıktan sonra anlaşılacaktır.
Beklenen tasarı, 14 Ekim 2022 günü Meclisten AK Parti ve MHP milletvekilerinin evet oyuyla geçti.
CHP, Anayasa mahkemesine başvuracak(mış)
Meclis tartışmaları, "Sansür" ve "Yanıltıcı bilgi" etrafında dönmüştü.
Lafı eğip bükmeye gerek yok...
Devlet demek istiyorki,"Tependeyim; ona göre kendine ayar ver"
Gelinen noktada böyle bir yasaya ihtiyaç olduğu artık kaçınılmazdı; çünkü?
Evvelden medya dünyasının sadece gazeteleri vardı. (Yazılı medya)
Teknoloji geliştikçe 25-30 yıl içinde buna; radyo, televizyon, akıllı telefonlar eklendi. (Dijital basın)
En önemlisi tabiki hayatımıza, bilgisayar vasıtasıyla internet girdi. (Sosyal medya)
Nimetin kadrini bilemedik...Sosyal medya çok kirletildi.
Fotoşoplarla erkeği kadın, kadını erkek gösterebiliyorsunuz.
Sadece kafayı kesip yerine bir başka kafa ekleyebiliyorsunuz.
Kitap tutan bir ele kes-yapıştır yoluyla şarap şisesini koyabiliyorsunuz.
Hele hele Çanakkale' de mevzi içinde duran Atatürk' ün yanına Efes Pilsen markalı bira şişesini koyup: "İşte görün!" tarzı paylaşımları kaç kez gördük.
Bir erkeği meyhanede, pavyonda, camide veya discoda gösterebiliyorsunuz.
Örnekler bitmez.
Bu yollarla; kişiyi, kurumu, partiyi, siyaseti, iyiliği, kötülüğü tepetaklak etmek her an mümkün.
Mümkün olabilen bir teşebbüsün karşısında yaptırımcı bir yasa yoktu veya yeterli değildi.
İktidar diliyle, 'dezenformasyonla mücadele yasası' bu sebeple hazırlandı.
Muhalefet bu tasarıya "Sansür yasası" adını koydu.
Konunun öznesinde, "'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' eylemi mevcut.
Elbetteki; kimin haklı, kimin haksız olduğunu zaman gösterecek.
Adam, açtığı sayfadan sansürsüz biçimde çirkefçe sinkafı basıyor, foto yayınlıyor.
Artık buna ve benzeri yayınlara bir denetleme gelmeli.
Sansür istemeyen, sansüre muhtaç yazıp çizmeyecek.
Sansür istemeyen bir başkasının üzerine dalkılıç saldırmayacak.
İnsaniyet açısından korunması gereken haklar var.
Haklar ise hukukla korunabilir.
Ancaaaak...
Benim merakım biraz daha farklı:
Bu yasayı ilk kim delecek?
Muhalefet mi, İktidar mı?