SANDIKTAN VE SANDIK DIŞINDAN MESAJLAR
Demokrasilerde ana unsur sandıktır!
Doğru mu?
Evet.
Demokrasilerde sandık dışında STK’ lar var!
Doğru mu?
Evet.
Ve devletlerin kurumları var!
O da evet.
Her biri demokrasinin önemli ayakları oluğuna göre; meseleyi sadece sandığa indirgemekle, demokrasi tarifini tam yapmış olmazsınız. Aralarında her zaman yasalarla belirlenmiş bire ahenk vardır.
Bakın! Mısır’da SİSİ %96, Suriye’de ESAD %88 oy almasına rağmen buralarda demokrasi var denebilir miydi? Bu sonuçlar yeterli ise Başbakan, her iki İslam ülkesini kutlaması gerekir. Tabi bunu beklemiyoruz. Başbakan yargıyı görmez sadece sandıkta ısrar etmeye devam ederse böyle bir ülkede herkesin bildiği demokrasi değil sadece Başbakanın bilip anladığı bir "İleri demokrasi" var demektir.
Gelelim diğer ayaklara…
En son, TUSİAD Başkanı, Başbakana atıflarda bulunarak istifasını verdi. Yani; gururlu, haysiyetli adamlar için böyle bir müessesinin olduğunu hatırlattı.
Yarı Bağımsız Diyanet İşleri Başkanın da Mardin’de Başbakana “Dikkat” anlamında mesajları vardı.
Din, siyasete alet edilemez türünden başlayıp, SOMA olayını da içine alan açıklamalarda bulundu.
Merkez Bankasına yapılan hücumlar ortada… Anlaşılıyor ki Hükümet MB ile de köprüleri attı.
Daha evvel HSYK’ ya, ardından ANAYASA Mahkemesi başkanına sert çıkışlar…
Yargıtay Kuruluş yıldönümünde BARO Başkanına görülmemiş ölçüde hakaretler…
Güneydoğu’da derin endişeler, acziyetler her gün hızlanarak yayılıyor.
Tekirdağ’da bazı hızlı AKP’liler açılım için şöyle diyordu: “Canım, ne olmuş yani, denensin hele! Baktın olmuyor, geri döner kaldığın yerden yine devam edersin, ne kaybetmiş oluruz?”
Alın işte bölgenizi, açılımınızı görün, denediniz, hadi dönün eski hale bakalım dönebilecek misiz?
Ve... O gün kırlarda sadece PKK vardı şimdi; karısı, kızı, çoluk- çocukları, topluca dağlarda kırlarda devletle çatışıyorlar.
Devlet kansere yakalandı.
Hükümet demeyeceğim, artık her şey Başbakanın şahsında mündemiç olmuştur.
Başbakan nereye koştuğu sualini herkes birbirine 10’ar defa sorması lazımdır.
Ne yazıktır ki;
Doğuda PKK, Batıda Polis baskısı olduğuna göre, İktidar ile İmralı arasında rol paylaşımı varmış gibi arada kalan sadece halktır.
Ve Sırrı Sakık’ ın “ Ağrı’da seçimi BDP, AKP, ÖCALAN kazandı” açıklamasına ilaveten, Kazım Karabekir Paşa’ nın adı buralardan silineceğini söylemesi buna karşılık devam eden resmi suskunluk aslında çok şeyi açıklıyor.
O halde sormayacak mıyız hala: Başbakan ne yapmak istiyor?