RECEP TAYYİP ERDOĞAN NASIL CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİ?
Umudum her ne kadar zayıf ise de yazıma “ Hayırlı olsun!” diyerek başlıyorum.
Türk töresinde söze iyiliklerle başlamak bir gelenektir.
Birçok köyde halk, borcumuz, harcımız var, kriz gelirse mahvoluruz, diyordu.
Bu korkuyla oyunu, ”İstikrar” dan yana kullanmayı yeğledi.
Akılda kalacak şekilde Eski ve Yeni Türkiye tablosu çizildi.
Türkiye gündemini daima Tayyip Erdoğan belirledi.
Muhalefet ise onu takip etmekle yetindi.
Yani, Erdoğan ön vagonda muhalefet arka vagonda oldu.
Bu psikolojik algı aynen sandığa da yansıdı.
İtiraf etmek gerekir ki, Ekmel Bey ile Erdoğan arasında halkın fark ettiği önemli farklar vardı:
Yaş, hitabet, konulara dokunma, halkla temas…
Bu ve benzeri farklar Erdoğan lehine gelişti.
Sızlanmaların, ağlaşmaların, maazeretlerin oy getirmediği bir kez daha görüldü.
Muhalefet, yarışta eşitsizlik var gibi hiçbir mazerete sığınmayacaktı.
Öyle yapılmakla yenilgi daha baştan kabul edilmiş oldu.
Ekmel Bey’den ya da destekçileri partilerden yeni hiçbir şey sadır olmadı.
“Parlamenter sisteme neden devam etmeliyiz?” Konusu iyi anlatılamadı.
Yine kabul etmek lazımdır ki;
CHP teşkilatları seçime layıkıyla asılmamasına karşılık AK Parti çok canlıydı.
MHP camiası Tekirdağ’da vasat da olsa çalıştı ama kendini ülkücü sanan birçok kişi kahvelerde vakit geçirmekle yetindi. Artık onlara söylenecek söz bulmak zor.
Yazımın sonunda doğru olan şu gerçekleri belirtmek istiyorum:
-Liderler karizmatik olacak…
-Liderler hatip olacak…
-Liderler gerektiğinde polemik yapmasını bilecek.
Halk tercihini adaylar arasında değil, liderler arasında yapıyor.
Devirler değişti.
Lider değilse kişi halk ona itibar etmiyor.
Arkasında kim olursa olsun.