Ah seçimler, vah seçimler!

      Cumhurbaşkanlığı adayını belirlemek için. CHP ve MHP yaklaşık 1 ay temaslarda bulunmuştu. Aday arayışları ayrı ayrıydı. Sonra Sn. Bahçeli ortaya bir “Çatı adayı” formülü attı. CHP, bu formüle ılımlı yaklaştı. Ancak siyasetle ilgilenen herkes ilk tur için kendi adayını çıkaracağını sanıyordu. Olmadı. Ekmeleddin İhsanoğlu ansızın Çatı Adayı olarak ilan edilince çokları şaşırdı. Ben de dâhil… Bir kısmı yanılgıya düştü. Ama vakit nakit meselesi gelip çattığından yapacak bir şey yoktu. Teşkilatlar “Kabul” dedi, çalıştılar. Benim zannım çokları gibi şöyleydi: İlk turda üç parti kendi adayını çıkaracak… Her Parti önce oyunu görecek, sonra ikinci turda ittifaklar söz konusu olacaktı. Bu yol deneseydi… Çok kuvvetle muhtemeldir ki, seçim ikinci tura kalacaktı. İkinci turda ne olabilirdi? Tatilcilerin bir kısmı döner, katılım daha fazla olurdu. İlk turda partiler gücünü görüp birbirine daha sıkı sarılırdı. Belki AK Parti BDP adayı ile ittifaka girer yönleri belirlenirdi. AK Parti’nin, ” Kendi adayını bile çıkaramadılar!” suçlaması bertaraf edilmiş olurdu. Tayyip Erdoğan’ ın büyüsü ilk kez çözülecekti. Çatıcılar… Neden acele ettiler? Neden kendi gücünü görmediler? Hepsi meçhul! Çatı oyları;  %47 idi ama sandıktan %38 olarak çıktılar. Kayıp kimden? O da belli değil. Galiba muhalefette derin hesaplama uzmanları yok.