RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Bu yazımda Recep Tayyip Erdoğan´ a teşekkür etmek istiyorum.
Hiç şaşırmayın; gerekçelerim var:
-Ülkücü Şehit Mustafa Pehlivanoğlu´ nun anasına yazdığı veda mektubunu ilk kez TBMM kürsüsünden kim okudu? RTE okudu, okurken ağladı mı? Evet. Ve sayesinde efkâr-ı umumiye böyle bir 12 Eylül şehidinin olduğunu öğrendi. (Ülkücü şehittir.)
-Cumhurbaşkanımız, çok zamandır ve sık aralıklarla Arif Nihat Asya´ nın şiirlerinde parçalar okuyor. Biz kendi Ozanımızı resil rüsva ederken o tebşir ediyorsa teşekkürü de hak ediyor demektir. Arif Nihat Asya ülkücü müydü? Evet. (Sen minareleri ezansız bırakma Allah´ ım mısraları ASYA´ ya aittir.)
-Devlet Sarayında 16 Türk devletini temsilen 16 milli kıyafetli askeri merdivenlere koydu mu? koydu. Milli midir? Evet. Sembolize müthiştir.
-Misak-ı milli kelimesini de yine en yüksek perdeden deflarca kullanan kimdir? Cumhurbaşkanımız.
-Malazgirt günü Malazgirt´ e giderek orada zafer haftasını kutlama konuşmasında, ?Kızılelma? Dedi. Bu kelime; Türkçülerin, Turancıların, Ülkücülerin vazgeçilmezleri arasında değil mi? AK Parti camiası ?Reisimizin andığı bu Kızılelma nedir?? Diye merak edip öğrenmeye başladı bile. Türkçülük ideolojisinin anahtar kelimelerinden birisidir.
Rahmetli Türkeş Beyin vefatından sonra ülkücüler hem milli gecelerinden oldu, hem kelime dağarcıklarında yaşayan o milli duygular belleklerinden silinip gitmeye başladı ve zaten iktidar olma heyecanları da uçup gitmişti.
İşte bu öksüz dönemde hareketin sahiplerinden beklenen ifadelendirmeler Recep Tayyip Erdoğan tarafından yaşatılılıp dillendiriliyorsa ona teşekkür borçluyuz.
Şimdi denecek ki, RTE bunları kendi özel siyasetine malzeme yapmak için diline doladı. Vallah onu bunu bilmem ister öyle yapsın, ister böyle yapsın, kim anıyorsa gazozu o içer.