MUSTAFA AYDOĞDU VEFASIZ ADAM(MIŞ)
Tekirdağspor Kulübü Başkanı,
Mustafa Aydoğdu´ yu işyerinde defalarca ziyaret etmişliğim var.
Ama bir kere olsun iade-i ziyaret yapma lüzumunu göstermedi.
Kendisine üzerine basa basa, "Basına önem ver, gerekirse bir basın konseyi oluştur" dedim.
"Yapacağız, edeceğiz" dedi, hiç adım atma gereğini duymadı.
Tekirdağspor´ u ve kendisini destekleyen defalarca yazı yazdım.
Ne gelerek, ne telefonla bir kez olsun teşekkür etmedi.
Haber-Trak Gazetesi kendisini yerden yere vurduğunda, ?İstifa edeceğim? diye feryat figan gezdi. Ben bürosuna gidip manevi desteklerde bulundum. (Meğerse Kürümoğlu çok bilinçli çok isabetliymiş)
Özcanlar lokantasında kulübe destek yemeği verdiğinde bizi Gazete olarak davet etmediğini öğrendim. Ancak yolda tesadüfen karşılaştığımızda telaşla davetini yaptı; gittim, ama yanımıza gelip bir ?hoş geldiniz? demedi.
O gece masa, masa gezerek 2 video 30 kadar resim çektim, sosyal medyada paylaştım.
Bunlar basın desteğiydi. Ama teşekkür babında dahi bu hizmetimiz, çabamız kaale alınmadı.
Sen gazeteleri mekkâren mi görüyorsun Sayın Aydoğdu?
Vefasız adammışsın.
O gece yemekte trilyon sesleri başını döndürmüş olacak ki ne gazetecilere, ne işadamlarına -uyarıma rağmen- basın yoluyla teşekkür etmek lüzumunu duymadın.
Şimdi anladım ki, Kadir Albayrak o yemeğe niye katılmamış?
Şimdi çok daha iyi anladım ki, CHP örgütü topluca o yemeğe neden gitmemiş.
TSO salonunda yapılan Olağanüstü kongreye ilkinde 10 kişinin, ikincisinde 20 kadar kişinin katılmış olmasını veya itibar etmeme sebebini yavaş yavaş çözüyorum. (İltifat marifete tabidir atasözü boşa söylenmemiş)
Oysa kulüp kongreleri; tribünlerde taraftarların tezahüratlarıyla, protokol olarak valisiyle, belediye başkanlarıyla, vekilleriyle, işadamlarıyla, esnaflarıyla hep birlikte coşkulu katılımlarla olur; değil mi?
Sağda solda spor camiasıyla ilgilenenler, ?Aydoğdu´ yu sen tanımazsın!? dediklerinde inanmıyor, bunca fedakârlığına rağmen kasten yalnız, desteksiz bırakıldığına hükmediyordum.
Yanılmışım.
Demek ki seni bilen tanıyan sana o kadar yaklaşıyormuş.
Lehinde yazdığım 3-4 adet yazıyı saflığıma ver. Bundan böyle senin için tek bir harf bile yazmam, hatırın bitmiştir.
O gece o salonda vaat edilen trilyon destekli gelişmelerin safahatini çok yakından takip edeceğiz; sözümüz olsun.