MUKAYESE EDİYORUM DA…

Dünkü belediye ile bugünkü belediye arasında az değil çok fark var. Basına yaklaşım, basına değer verme, basını sayma gibi açılardan… Dün Adem Dalgıç vardı. Yardımcıları  Sinan Çetiz, Haldun Güler, Eyüp Yiğiter. Bazen biz gider, bazen onlar gelir çaylar içerdik. Konuşur, halleşirdik bir nevi. Dalgıç hiçbir günü haftayı atlamaz mesajlar vererek desteklerdi. Aramızda Dalgıç' ın özel bir gazetecisi yoktu. Hepimiz aynıydık.   Bugün Yeni Sanayide B.Şehir belediye Başkanın davetiyle bir törende olduk. 8,5 trilyona ihaleyi alan firmanın afişlerini gördüm. Kimdir, necidir, bizlerle tanışacak mı, tanıştırılacak mı, her şey meçhul. Belediyenin bugünkü yapısını takip ediyorum. 1 yıldan beri ihale alan hiçbir firmayla henüz tanışmadık. Tanışacağımıza dair inancımı sorarsanız: Hiç yok.   İşin teslimine kadar bu paranın acaba yüzde kaçı yerli esnafın kasasına girecek? Var mı tahmininiz? Bizim gazeteci esnaf olarak sıfır lira diyorum. Gördüklerimi, olacaklara şahit tutuyorum… Çünkü epey tecrübe edindik.   Mukayese ediyorum:   Albayrak il başkanıyken, aday adayı iken yolda izde, büromuzda her yerde sarılıp öpüyordu. Başkan olursa gazeteleri nasıl ihya edeceğini de tatlı tatlı dinler, muhayyilemizi güçlendirirdik. Kandık mı? hem de nasıl! Var mı bir şey? Hayır. Gazeteci arkadaşlara da diyorum ki denemek ister misiniz belediyeyi? Tavsiyem: Deneyin… Biz denedik, havamızı aldık.   Belediyemiz saygı duruşunu ve istiklal marşını toplantılarından tard eylemiş. Sağlık olsun. Birileri gür sesiyle gelir, Tekirdağ' ın salonlarını inletir. Adl-i ilahinin hesabı ibretlik olur.   Mukayese ediyorum ve 18 daire başkanından bugüne kadar sadece 1`i geldi çayımızı içti. Geri kaldı 17 adet. Onları tanıyana kadar 4 sene çabuk geçer. Biz onları bırakalım da, buradan Sinan Çetiz'e, Eyüp Kardeşe, Haldun' a kallavi bir selam gönderelim. Çünkü onları çok hem de pek çok anacağız ve arayacağız. Ve… Adem Başkan; sen neymişsin be ahbap?!