AK Parti Genel Başkanı Sn. Erdoğan´ nın TBMM 100. yıl kutlamalarına katılmaması eleştirilere sebep oldu ve halk açısından tabi önemliydi. Yılmaz Özdil bir yazı kaleme alarak, geçmişten itibaren değerli büyüğümüzün hangi günlere katılmadığını 16 örnek ile ( İnsanlık tarihinin gelmiş geçmiş en mucivevi doktoru -24 Nisan tarihli Sözcü Gazetesi) kısa detaylı notlar verdi.
Geneldeki yaklaşıma paralel olarak yerelde de Sn. Valimiz Atatürk anıtı önündeki törene katılmayınca benzeri küçük eleştirilere muhatap oldu. Tabi giderek artan tenkitler karşısında bir açıklama yapmak zorunda hissetmiş olmalı ki kamuoyuna bunun sebebini açıkladı:
Açıklamadan bir bölüm:
"Ulusal Ve Resmi Bayramlar İle Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri Ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören Ve Kutlamalar Yönetmeliği 5. Maddesinde Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerinde ?Atatürk anıt veya büstüne milli eğitim müdürlüğü tarafından çelenk konulur.?
Evet, çelengi koyması gereken yetkili İl Milli Eğitim Müdürü imiş. Bunu bir vesileyle öğrendik. Vali Aziz Yıldırım, çok kere müşahede ettiğim haliyle milli duyguları ve sağduyu hassasiyeti güçlü bir kişidir. Katılsaydı ne olurdu bilmiyorum ama iştirak etmeyişinin yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmakta... Ancak bugüne kadar böyle bir maddenin varlığını herkesler gibi ben de yeni öğrenmiş oldum.
Gelelim madalyonun öteki yüzüne yani muhalefete...
Bu uygulamada bir gariplik varsa muhalefet bu konuyu ele alacak ve biz iktidara gelince resmi günlerde Atatürk Anıtına çelengi illerde vali, ilçelerde kaymakam koyar diye vaatler listesine ekleyecektir. Bu iktidarın ve temsilcilerinin dönemsel olarak tercihleri bu yönde olduğu sürece vatandaş olarak sağa sola şaşkın şaşkın bakmaya devam edeceğiz. Uygulama yanlış ise bunu makul bir raya oturtmak muhalefetin iktidara geldiği zamanki görevidir.
Değerli okurlarım, her olay kendi özel atmosferi içinde değer kazanır veya kaybeder, TBMM´ nin kuruluş yıldönümleri taşrada milli eğitim müdürlerine havale ediliyorsa yarın 15 Temmuz´ u mahalle ve köy muhtarlarına havale eden bir yönetmelik çıkarırlar ve olayı basitin basitine indirgerler. 23 Nisan, TBMM´ nin 100 yıl evvel kurulduğu günün tarihidir. Hangi şartlarda kurulduğu, nelerin yaşandığı, varlıkları - yoklukları nelerdi? Bunları geçiyorum. Çok istisnai bir günde diğer partilerin liderleri gibi AK Parti Genel Başkanı da Partisinin lideri sıfatıyla bizatihi orada olsaydı coşkunun kat be kat artarcağından emindik.
Vefa duygusu insanı daima yüceltir. Geçmiş gururumuzdur deyip vefayı öne almak hem beklenen, hem özlenen, hem de gerekli olan sevgi dolu müspet bir davranış olurdu. Bu duyguları artırmak için kelebeklerin uçuşundan dahi yararlanmak zorundayız. Nitekim, Sn. Erdoğan: Gıda üretimini arttırmak için 1 m2 toprak boş kalmasın, gerekirse kapınızın önünü dahi ekin, işleyin, diyorsa milli birlik ve beraberlik için el kaldırmak indirmek dahi önemli hale gelir.
Neyse...
İktidarın yoğurt yeme şekli böyle... Kızmaca darılmaca yok! Muhalefet bu işi önemsiyorsa "Bizim iktidarımızda kutlamalar en üst düzeyde olur" diye halkımıza vaatlerde bulunsun ancak ses cılız. Sadece konuşmuş olmakla yetinilmemeli... Güçlü ses nedir? Güçlü ses nara atmak değil, kararlı bir şekilde özellik arz eden malzemeleri toplamak ve kendi dönemlerinde iktidar temelinin hangi taşlardan örüleceğini halka göstermektir.
Sevgiyle kalın.