Burada da aynen yerel basının damarları kesilmeye başlarsa hiç bir güç yalnız başına Tekirdağ´ a sahip çıkamayacaktır çünkü basınsız her kurum ve kuruluş cılız, çaresiz ve zayıftır.
Ankara, yerel gazetelerden uzak durulmasını istiyormuş, sayıştay yazıları vs. Neymiş efendim: Yerel gazete alımları mutlaka sonlandırılıymış. Ne acıdır, ne gariptir ki son 1 ay içinde suyun tersine akıltığının yüksek erdemlerini dinlemek durumunda kaldık vesselam.
İlk reddiye Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünden ve ikinci reddiye de Trakya Kalkınma Ajansından geldi... Hayret değil mi? 1-2 bin liralık gideri masraf sayan trilyonluk bütçe sahibi kurumların bu ibretlik tasarrufları yerel basına muhakkak az da olsa ket olacak nitelikte, ancak rızkı veren Yüce Allah, bir kapıyı kapatırken bir başka kapıyı açarmış; bu da ayrı bir konu.
Hani akla gelmiyor değil, minicik masraflardan resmen kaçınıldığına göre sanırım ekonomik amlamda havlular atılmış gibi. Yani kara göründü deniz paydos deniyor. Bu tür uygulamalarla kurumlar sadre şifa bulmayacaklar ama yerel basınla yerel iktidarın arasına bir soğukluk getirecektir.
Hatırlamanızı dilerim: Ulusal basına yönelik birkaç ay evvelki haberlere göre İstanbul belediyesi elden çıktıktan sonra ulusal gazetelerin bazıları patır patır kapanacağı yazılıp çizilirken sebebinin de İBB´ den gelen reklam gelirlerinin kesilmesi olarak açıklanıyordu.
Burada da aynen yerel basının damarları kesilmeye başlarsa yalnız başına Tekirdağ´ a kim(ler) sahip çıkacaktır? Bir gerçektir ki; basınsız her kurum ve kuruluş cılız, çaresiz ve zayıftır. Düşünün! Tekirdağ´ ın sahillerine yönelik bir gizli el girişimleri var, bu hamleleri tek başına burada hangi güç durdurabilir?
Batı Marmara Gümrükler Bölge Müdürlüğü kaşla göz arasında kaybolup gitmişti. Basın süratle devreye girdi ve olayı gerekli mercilere duyurmayı başardı. Sadece bu nokta bile uzun yıllar basının hakkının ödenemeyeceğine yeter bir örnektir. Bir başkası...Trakya´ nın en yeşil, en mümbit topraklarına termik santraller kurulacaktı, yine yerel basının ısrarlı takibi sonucunda kamuoyu oluştu ve Trakya şimdilik bu handikaptan kurtuldu.
Bunları kim inkar edebilir?
Yerel basının gayretleri, sağladığı faydalar saymakla bitmez ama hayat damarları yerelde de böyle sudan bahanelerle kesilmeye başlarsa o zaman Tekirdağ´a ve Trakya´ ya en büyük kötülüğü kendi ayağımıza kurşun sıkarak yapmış oluruz.
Bu iki kuruma ve aynen bu düşüncede olan diğerlerine tek bir cümlem var: Siz basını dışlamakla gerçekten tasarruf yaptığınıza mı inanıyorsunuz, eğer öyleyse diz gerçekten yanılıyorsunuz ama maalesef dışladığınıza göre ben ancak -Vah benim köse sakalım vah! - Demekle iktifa ediyorum.
Her kim olursa olsun; basına yapılan giderleri masraf addeden kurum CEO´ ları kesinlikle bu devirde ve bu çağda, "Cüce akıllı" kimseler olarak tarihe geçeceklerdir; bu unutulmasın.