MEHMET SEREZ´ E KARŞI GÖREVİMİZİ YAPTIK MI?

Kalkınmak için her ile bir SEREZ lazım. Kıymeti bilindiğinde böyle isimler o il için ışıktır, kandildir.   Valimiz Enver Salihoğlu, ?VEFA? gecesi düzenleyerek adamlığını gösterdi. Ancak yeterli değil. Belediye de üzerine düşeni muhakkak yapmalıydı. Gecede protokol konuştu, çocukları, torunları konuştu? Birçok değerli kişi Serez için kürsüye davet edildi sırasıyla... Sezai Kurt, Recai Gülgezen, Kızlarından Deniz Hanım, Torunu, Türk Ocağı eski Başkanı Fikret Yıkılmaz, Kadir Albayrak ve Sayın Valimiz Enver Bey? Her biri Serez ile ilgili duygu ve düşüncelerini serdettiler. Türk Ocağı Başkanı olarak ben de kürsüye çıktım ve lafı kısa tutarak şunları söyledim: -NKÜ, Mehmet Serez´ e bir fahri doktora cübbesi giydirmeliydi. -41 adet kitabı, kitap setine dönüştürülüp kurum ve kuruluşlara hediye edilmeliydi. -Bir büyük caddeye veya meydana adı verilmeliydi. Güzel bir vefa örneğine şahitlik ettik o gece? Ancak ben hamasetten ziyade somut göstergelerden yana olunmasını istiyorum. Bütün mesele bu: Somut göstergeler. Hürriyet Mahallesinde oluşan yeni caddelere olmayacak kişilerin adı verilmiş. O kişiler siyasette, kültürde, sanatta sıfır olmalarına rağmen sebebi bilinmez şekilde caddelere adları konmuş. Herkesin kalbinde yaşayan Serez´ in adını bir yerlere verememişsek yapılan bu gecelerin anlamı da çok zayıf kalır. Bunları niye yazıyorum? Serez, bir fahri doktora payesini çok arzu etmekteydi. Bu emeline ulaşamadı çünkü  NKÜ Onu göremedi, anlayamadı, Tekirdağ için ne ifade ettiğini kavrayamadı. Başkan Albayrak, Serez´ i o kadar yakından tanımasına ve gerçekten sevmesine rağmen adını bir cadde veya meydana verebilirdi. Başka iller böyle adamlarını yere göğe sığdıramazlar. Serez, 3 kız çocuğunu da okutmuş, biri eczacı ikisi profesör olmuştu. Bu değerli kültür abidemiz ailesiyle de örnek bir noktada hayatını sürdürüyor. Yaşı, 87 (1929) hala sosyal aktivite içinde ve gecenin final sözünü yine kendisi söyledi: ?-Benim jübilemi yapmak kolay değil? Bizim yüz akımız olduğu doğru ama sahip olduğumuz bu yerel-milli değerin karşılığını ne kadar verebildik? Özetle, Serez için ne yaptık? Vefa lafla değil icraatla olur.