Zordur gerçekten insanın evinden barkından uzakta, yersiz yurtsuz kalması...
Hele de garip bir işçi, büyük şehirlerin kalabalık caddelerinde geleceğini arayan bir delikanlı, masum ve mağdur bir öğrenciyseniz. üniversiteler neredeyse iki yıllık zorunlu bir salgın arasından sonra yeniden kavuştu öğrencilerine.
Üniversiteyi kazanmak yetmiyor. Dertler şaha kalkıyor ardından. Haberleri izliyorsunuz. Öğrencilerin bir bölümü barınma problemini henüz halledebilmiş değil. Bir kısmı sokaklarda, parklarda sabahlıyor. KYK yurtlarında yer kalmadığı gibi, özel yurtların kapasitesi çok sınırlı, üstelik fiyatlarını her öğrencinin karşılayabilmesi de mümkün değil. Vakıf ve derneklerin yurtlarındaki dayatmalar ve propagandalar itici geliyor gençlere. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde kiralık daire fiyatları ikiye katlanmış.
Ama biz hiçbir işimizde bir plan, bir hazırlık ve deneme ihtiyacı duymadığımız gibi eğitimi de sorunlar yumağı haline getirdik. Her köşe başına bir üniversite, bir yüksek okul açtık. Dar kafalı siyaset madrabazları boş buldukları binaların alnına "Bilmem Ne Üniversitesi " tabelasını asmakla büyük bir iş becerdiklerini zannettiler. Seçim meydanlarında vatandaşın karşısına geçerek; " Üniversiteyi sizin ayağınıza biz getirdik." diyerek gururla böbürlendiler.
Yurt sorunu için küçücük bir endişeniz, çözüm için bir gayretiniz oldu mu? Her üniversite için yeterli sayıda öğrenci yurdu zorunluluğu koydunuz mu ruhsatlara? Hükümetin kimlere ne yardımlar yaptığını herkes biliyor. Yahu neredeyse çeyrek asırdır ülkeyi yöneten bir siyasi iktidarın ayıbı değil midir bu? Ki sayın Erdoğan da bu sorunun varlığını inkar etmiyor. Keşke bu itirafı eylemdeki öğrencileri suçlamadan yapsaydı.
Bir haftadır İstanbul'dayım. Sayısız emlak danışmanı ile görüşmeler yaptım. Oğlum için okuluna yakın sayılabilecek lokasyonda kiralık daire arıyorum. Bizzat gidip gördüğüm daireler var. 1000 lirayı bile haketmeyen eski konutlarda bile 1+0 dairelere 3000, 2+1,3+1 dairelerin kiraları 3500 liradan başlıyor. Bunlara yakıt ve site aidatları, elektirik dahil değil. Bu durumdan emlakçılar bile şikayetçi.
Hadi biz şartları zorlayarak bir tanesini karar vereceğiz.Ya emekli maaşından başka bir geliri olmayan, asgari ücretle geçinme mucizesi istenen işçiler nasıl kalkacak bu işin altından? Açlık sınırının altında yaşayan milyonlar var bu ülkede.Yani öğrenci eylemlerine sadece siyaset açısından bakıp başımızı kuma gömemeyiz. Vakit geçirmeden çözüm üretmeliyiz.Nitekim Millet İttifakı'na mensup Büyükşehir Belediyeleri bile bunca imkansızlıklara rağmen çok kısa sürede yurtlar hazırlayıp öğrencilerin bir kısmının yarasına merhem olabildiğine göre, benim devletim iyi bir planlama ile bu sorunun da üstesinden gelebilir diye düşünüyorum.
Şu kadar yurt yaptık diye övünmek yerine, bir çocuğumuzu bile dışarıda bırakmadık diye mutluluğunuzu paylaşın bizimle. Ağlatmayın anneleri babaları, üşütmeyin gencecik fidanları. Herkesin ekonomik durumu iyi değil. Zincir marketlere karşı nasıl harekete geçtiyseniz, yurtların yetersiz olduğu bu ortamda, binlerce öğrencinin derdine de çare olun lütfen. Aşırı talebi fırsata çevirip fiyatları ikiye üçe katlayan fırsatçılarla da mücadeleyi başlatın sayın Cumhurbaşkanım. ------A.Acaroğlu-------