Emareler teyakkuzda olmamızı sağlar.

KAPÜŞONLULAR!!! Kameralar gösteriyor ki cinayet, gasp, darp, soygun suçu işleyenlerin çoğu veya tamamı kapüşon kullanarak yüzünü gizliyor, onlar için adeta bir aksesuar olmuş. Şimdi yeni yılın ilk yorumunda bu eşya nereden aklıma geldi? Dün hava güneşli, sıcak ve havadar, bu demektir ki gün ortalarında ceket + gömlek ile çarşı pazar gezebilirsiniz. Bir araba dikkatimi çekti. Ön koltukta sıkma başlı bir bayan, kocaman kara bir gözlük... Normal kıyafet diyelim, direksiyonda hafif kilolu sakallı bir genç; ana oğul intibahı veriyor. Delikanlı gençlik sakalıyla tam kapüşonlu... Hastalıktı, tedbirdi vs.olabilir. Bu giyim tarzını kış aylarında anlarsınız da yaz günlerinde gömleğin bile ağır geldiği aylarda içinde büzüşük yok olmaya çalışan gençleri anlamakta zorlanırsınız. Amerikan filmlerini göz önüne getirin... Birbiriyle arka sokaklarda kapışan acayip kıyafetli, motorlu, eli sopalı çoğu kapüşonlu zenci grupları bizim gençlere model mi oldu? diye düşünmeden edemiyor insan. Kapüşon altında ezik, büzük, sinik duran gencin elinde ya bira şişesi ya enerji içimli uzun bir kutu... Ruhsal buhranlara düştüğü izlenimini veren ve sayıları giderek artan bu saklanış modası sizleri hiç endişelendirmiyor mu, tedirgin olma zamanımız gelmedi mi? Düzgün saç, düzgün kılık, eli ayağı temiz, yüzü sakalsız akpak bir gençlik devletin, milli eğitimin, toplumun hedefi niye olmuyor? Türk toplumunda çılgınlığa varan yırtık pırtık modası acaba nereden kaynaklanmakta veyahut nereden besleniyor? Hele genç kızlar bayanlar kendini oralardan teşhir edemezse çıldıracak! TV dizileri, milli eğitim müfredatları, devlet, siyaset alanı veya sivil toplum teşkilatları... Siz konuşun! Nasıl bir toplum istiyorsunuz ve şimdi gözümüzün önünde nasıl bir toplum inşa ediliyor? Bir günde 4 kadının öldürüldüğü bu memlekette daha sonra ortaya çıkan kamera görüntülerinde kapşonlı failler dehşet saçıyor. Her suçlunun kapşonu tanınmamak maksadıyla kullandığı ayan beyan ortada... O halde oluşan eylemde balta, bıçak, tabanca... Nasıl ki delil kanıt kabul ediliyorsa, kapüşon da artık ruhsal yönden çöküş, kuşku, şüphe, endişe, tedirginlik listesine ikinci dereceden alınmalıdır. Ailelere çok iş düşüyor... Bu özentiyi, bu modayı sadece gençlik isteğine bağlamak yeterli olmaz. Bunun altında yatan ruhsal çalkantıları takip etmek gerekiyor. Gelin kabul edelim: Her şey kendi asli mecrasından ve de ekseninden kaymaya başladı. Suçun alt yapısı bozulmuş toplum yapısından kaynaklanır. Ruhsal bozukluk yüzdesi artan bir toplumda ona paralel olarak suçlar da artar. Teşhisi böyle koyup probleme buradan başlamak ve düzeltmek için ciddi, düzgün bir yola itiyacımız var. Şimdilik durum bu. Her zaman hatırlatmaya çalışıyorum: En başta üniversiteler devreye girmeli, sosyo-psikolojik raporlar hazırlayarak diğer birimlere bilimsel katkılar sağlamalıdır.