KAMBUR, KURT VE ÇAKAL!
Yeni Sanayi Düğün salonunda AK Parti’nin İl Danışma toplantısı vardı; aynı gün, o büyük deprem oldu ve aynı gün Kambur siyasette deprem sayılacak önemli bir deyim kullandı: “… Meydanı da çakallara bırakacak değiliz”
Neydi mesele? AK Parti Tekirdağ İl Başkanı dâhil olmak üzere tüm ilçe başkanları görevden alınmış, Saadet Partisi eski il başkanı Ahmet Akçay da İl Başkanı olarak görevlendirmişti. Bu haber Danışma toplantısına saatler kala sosyal medyada patlatıldı… Ayrıca, 30 Mart gününden beri de Parti içinde kazan kaynatılıyor, hemen her gün teşkilatlar görevden alınıyor, falanca filancalar göreve geliyordu. İşte bu hengâme içinde tadı-tuzu iyice bozulan Ahmet Kambur ve ekibi moralmen çöküyor, gerekli çalışmalar için enerjiler düşüyordu. Kürsüde konuşan Kambur’u bu gözle dinledim ve cümlelerini de çok iyi takip ettim… Evet, Kambur Meydanı çakallara bırakmayacağını söyledi söylemesine ancak bununla Ahmet Akçay’ı değil, ortalığı karıştıran, bozulsun da yerine biz gelelim telaşı ve beklentisinde olanları kast ediyordu.
Bu kısmı biraz açmak istiyorum:
Kambur, o gün kürsüde çok açık konuştu ve çok haklı gerekçeler ileri sürdü… Acaba ne demek istedi kuşkusuna ve teviline yer bırakmayacak kadar açıktı ama aynı gün medyada o sözler çarpıtıldı, yanlış olarak Kambur’ un, Akçay için çakal benzetmesi yaptığı yazılıp çizildi.
Hepsi yanlış yorumdu… Ve Kambur’ un dediklerine bakalım: “ Arkadaşlar son günlerde ve hele dün çıkarılan haberlere bakılırsa Ben ve arkadaşlarım toptan görevden alınmış yerine de Ahmet Akçay görevlendirilmiştir. Arkadaşlar Ben Perşembe ve Cuma olmak üzere iki gün Ankara’da idim. Süleyman Soylu ile görüştüm, Ona da durumu anlatarak ‘ Eğer bir şey varsa, sıkıntı oluşmuşsa istifaya hazırız’ dedim. Arkadaşlar Ben Kurucu il başkanıyım, bir dönem de milletvekilliği yaptım. Sabah 9, akşam 5 Partide görevimin başındayım. Ben 6 torun sahibiyim ve torunlarımı göremiyorum. Bundan sonra da hiçbir beklentim yok. Bizim Partimizin bir geleneği var. Görevden alınacaksam, çağırırlar istifamı isterler, Ben de bunu yerine getiririm. Bu toplantıya gelirken Sayın Mustafa Şentop ile de konuşarak geldim, çıkan söylentileri aktardım. Bakın arkadaşlar, bana bugüne kadar ne Ankara’dan ne Şentop’ dan buna benzer hiçbir şey söylenmedi. Söylenirse de gereğini yaparım ve hiç küsmem ama böyle bir durum söz konusu değilken –sırf söylentiler var diye- meydanı da çakallara bırakacak değilim.” (Burada sesini yükselterek kararlı olduğunu gösterdi ve alkışlarla desteklendi.)
Ahmet Kambur’un anlattığı, kastı, meramı mealen böyle oldu. Hatta konuyu daha da belirgin hale getirmek için “Bakın arkadaşlar, bu dedikodular o arkadaşa da zarar veriyor, açık söyleyeyim bize de zarar veriyor.Belki bunlardan o arkadaşımızın da hiç haberi yok ama öyle yaygınlaştırıldı ki arkadaşlarımızın moralleri bozuldu. Yapmayın arkadaşlar!” Şeklinde ciddi uyarılarda bulundu.
Gelelik Kurt, Çakal meselesine…
Kambur’la ilgili önemli tespitlerim ikinci kez olmaktadır. İlki Benim yazımla ilgiliydi. Konusuna gelince; Kambur İl Başkanı olarak görevlendirilmiş, heyetine aldıklarının neredeyse tamamı birinci sınıf siyasetçiydi. Ben de o ekip için “Hepsi kumandan” deyimini kullanmıştım. Kambur buna izafeten Bana: “ Hasancığım, unutma ki bu heyetin bir de Başkumandanı var” Demişti. İşte yakaladığım ilk kararlılık ifadesi buydu, aradan iki yıl geçti ve son toplantıda ikinci kararlılığını yakaladım: “ Meydanı çakallara bırakacak değilim”
Liderlik zordur; ilk şartı kararlı, ikinci şartı cesur olmaktan geçiyor.
Kambur, Kurt siyasetçilerimizden biri… Zaten menşei de MHP’ ye dayanmakta… Ülkü Ocaklarıyla 1980 öncesi tanışmıştı ve hala da Türk Ocaklıdır. Esasen; Ocaklardan yetişenler çabuk pes etmezler. Ocaklılar teşkilat disiplinine uyarlar ve oyun bozucu olmazlar. Gerçekten genel merkez görevden almak isterse buna riayet edilir ama kural dışı olarak kazanı karıştıran kepçecilere de katiyen pabuç bırakmazlar.
Danışma toplantısındaki sözü, kararlı duruşu, sert mesajları bu istikamet üzereydi. Kambur geldiği yer olarak bir KURT’ tur.