Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe...
KALBİMİZE GÖMDÜK SENİ ATATÜRK!
Taraflar el ele vermiş, anlaşmış ve ulu ve kadim Millet 7 taraftan kuşatılmıştı. Karar, Türk'e ait topraklar işgal edilecek ve Türkler Anadolu topraklarından sürülecekti. Türkiye'de Türklerlerle beraber, Türk'e ait olan her hatıra da silinecekti. Kültürümüz, medeniyetimiz, mukaddesatımız... Hala dağlarında, ovalarında bedenlerine ulaşılmadan toprağa karışmış şehit kemiklerine rastlanan Türk vatanı, Türklerin elinden cebren alınacaktı. Her merhale planlanmış her adım hesaplanmıştı. Tek bir şey haricinde; Mustafa Kemal! Fakat Mustafa Kemal'i kapsamayan her şey, hiçbir şey demekti çünkü o her şeyi değiştirmeye muktedir bir dahi idi.''Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum!'' diyen çelikten iradeyi ve bu emir karşısında zerre tereddüt etmeden emri ifa eden mehmetçiği de hesap etmek gerekirdi. Azgın bir nehir gibi fokurdayan ufuksuz bir beyin, milletine karşı hudutsız bir sadakat ve ifritlerle savaşmayı göze alacak bir cesaret! Meziyetler toplululuğu bir abidenin yapcaklarını tahmin etmek mümkün olabilir mi? Olamadı. Düşüncelerini milli bir sır gibi aklında taşıdı ve zamanla hepsini tahakkuk ettirdi. Saygıyla eğilmek lazım!
**
Yüksek rütbelerine rağmen Çanakkale yokuşlarında, Sakarya meydanlarında ön saflarda savaştı, saldırırken en önde, ricat ederken en arka kaldı, ölümden korkmadı. İhtilalcinin çocuğu olmaz, denirdi, aile hayatından vazgeçti. Doyasıya uyuduğu bir gün olmadı, en geç o yattı en erken o kalktı, sağlığından vazgeçti. Gözleri yaşarıncaya, kendiliğinden kapanıncaya kadar okudu; okudu, okudu okudu.Yüzlerce yıl aradan sonra Türk adıyla bir devlet kurdu, şerefli Türkçülük bayrağını vatanın heryerinde dalgalandırdı. Osmanlı'nın son zamanlarında unutulan, hor görülen Türk'e can verdi, umut verdi. Ömrünü memleketine adadı; çiçeğine, ağacına, taşına, diline, tarihine, çocuğuna, kadınına, sanatına, kültürüne medeniyetine... Nihal Atsız Beğ'in tabiriyle, ''Atatürk, ortalığa bir Türklük dehşeti saçtı.'' Türk kadınını, kara peçesinden gün ışığına, evinin mutfağından gökyüzüne taşıdı. Avrupa'nın 400 yıla sığdırdığı Rönesans'ı 15 yıla sığdırdı. Türk'e istiklal ve istikbal armağan etti. Ve gönlümüzde ebedi bir yer etti...
**
İnkilaplarını bize emanet etmiş, Türk gençliğine de tüm benliğinle güvenmişsin. Demişsin ki ''Yorulmadan izimden geliniz!''.Yorulmadan, dinlenmeden izinden geliyoruz. İnkilaplarının yeminli bekçileriyiz. Ey büyük Atatürk, açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğimize ant içeriz. Sen Ankara'ya gömdüğümüz bir beden değil, Türk Milletinin aklına ve kalbine ekilen bir fidansın. Filizleneceğiz, yeşereceğiz, dallanıp budaklanacağız.
**
Gerçek liderler, fikirleri ve eserleri ile yaşamaya devam ederler.
**
Yarın erken kalkın vatandaşlar! Türk'ün başbuğunu selamlayacağız.