Hazine ve Maliye Bakanı sayın Berat Albayrak istifa etti
Aslında muhalefet partilerinin de, sanayici ve iş adamlarımızın da, işçi ve çiftçilerimizin de eleştiri odağındaydı Albayrak. O nedenle bu istifa sürpriz bile sayılamaz. Beklenen bir durumdu bu. Şaşırtıcı olan; istifa şekli, istifa zamanı, istifa metni ve beraberinde yaşananlar. Her biri ayrı ayrı ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. Çünkü yaşanan kaosu iyi analiz edemezsek bu yönetim şekliyle nereye savrulduğumuzu da izah edemeyiz.
Bir kere, istifanın zamanlaması yanlış. Çünkü; önümüzdeki hafta TBMM'de 2021 yılının plan bütçe görüşmeleri yapılacak. Hükümetin ve ülkenin parasal durumunu en iyi bilen ve bu konuda TBMM'de sunum yapacaktı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak. Böyle kritik bir dönemde bu sorumluluktan kaçmak kabul edilebilir bir davranış değildir. Atalarımız "Dere geçerken at değiştirilmez."demişler.
O zaman insanın aklına başka şeyler geliyor. Acaba ekonomik kaynaklarımız çok mu negatif durumda? Türk lirası sürekli değer kaybediyor. Halk sürekli yoksullaşıyor. Milli gelirimiz giderek azalıyor. Hazinenin döviz rezervlerinin ekside olduğunu , svapların gerçeği değil sadece serapları yansıttığını söylüyor ekonomistler. Mevduat faiziyle politika faizi arasındaki 3 puanlık fark sağlıklı bir ekonomide olacak iş midir? Bağımsız olması gereken Merkez Bankasına müdür dayanmıyor. Eğer öyleyse bu bir istifa metni midir, bir iflas paniği mi, yoksa bir af talebi midir? Bunları bilmek hakkımızdır. Her şey denetlenebilir ve şeffaf olmalıdır. Çünkü devlet bir aile şirketi gibi idare edilemez.
İstifa metni yazım yanlışları ile dolu. Ülkemizi yöneten kişilerin dil konusunda herkesten daha titiz olmaları gerekmiyor mu? Sayın Albayrak bir Bakan, sıradan birisi değil ki!. O makamda oturan bir kişi Türk dilinin kurallarını bilmeli ve güzel cümleleriyle topluma örnek olmalı. İstifa metni , Albayrak'ın ekonomi uygulamaları gibi yanlışlar komedyası. Hem sonra sayın Bakan; "At izi it izine karıştı."diyor. At dediği kimdir, it dediği kim acaba? Bir Bakan gider ayak böyle bir ifade kullanabilir mi?! Bakanın acilen bu ifadeye de açıklama getirmesi gerekmektedir.
Dostlar, kabinenin en önemli bakanlarından biri istifa ediyor ve bunu sosyal medyadan İnstegram ve Twitter ile duyuruyor. Böyle bir ciddiyetsizlik olabilir mi yahu! Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde istifa düşüncesi ve dilekçesinin muhatabı da o makamdır. İnternetten istifa mı olurmuş! Üstelik Albayrak aynı zamanda Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan'ın damadıdır. Böyle bir gelişmeden Cumhurbaşkanı'nın haberdar olmaması sizce mümkün müdür? Eğer biliyor ve istifayı bekliyorsa veya bizzat kendisi istifayı talep etmişse neden 24 saat boyunca Saraydan bir tekzip veya teyit veya bir açıklama yapılmamıştır? Biz her şeyi tek kişiden mi öğreneceğiz hep? Nasıl bir sistemle yönetiliyor artık bu ülke?! Türkiye bu hükümet sistemiyle nereye kadar gidebilir? Bunu artık herkes sormaya başlamıştır.
Nerede özgür medya? Üç dört gazete ve Tv kanalının dışında havuz medyası bu kadar önemli bir konuya duyarsız kaldı. İstifa gerçek miydi, yoksa bu çalınmış hesaptan gönderilen korsan bir mesaj mıydı?Koskoca bir ülkede bu duruma 24 saat açıklama getirilmez mi arkadaş! Bu kadar güdümlü basın demokrasinin dördüncü gücü olabilir mi? Hep tek kişinin ağzına bakan bir medyanın ne haberleri, ne de yazarlarının yorumları bağımsız olabilir. Halbuki basın özgür olmalı ve gerçekleri hiçbir makam ve kişiden korkmadan, tarafsız ve doğru bir biçimde halka ulaştırmalıdır. Yabancı ajansların bile paylaştığı bu önemli gelişmeden ana akım medyanın nasıl haberi olmaz! Bizim medyamız acaba hangi korkularla veya baskılarla üç maymunu oynamayı tercih etti ? Yazık, gerçekten yazık. Şimdi bunları sorgulayınca bazı aklı evveller bizi AKP düşmanı ilan ediveriyor! Yapmayın yahu.
Bu devletin teamülleri vardır. Sayın Cumhurbaşkanı ne diyor konuşmalarında; "Biz kabile devleti değiliz. Çadır devleti değiliz. Bizim binlerce yıllık medeniyet geleneklerimiz var." Peki gelişmiş bir demokraside böyle bir istifa tarzı var mıdır? Bence Berat Albayrak, aynı zamanda kayınpederi olan sayın Erdoğan'a karşı da nezaketsizlik yapmıştır. Çünkü bugüne kadar bütün eleştirilere rağmen Erdoğan damadına toz kondurmamış, her türlü sorumluluğu kendisi üstlenmiştir. Böyle rest tavrıyla çekip gitme olmaz. İstifanın nasıl yazılacağı, hangi makamla görüşülüp nereye verileceği bellidir.
Bakınız bu ülkede Başbakanlık yaparken Cumhurbaşkanının iradesiyle görevinden istifa ettirilen sayın Ahmet Davutoğlu ne diyor: "İstifa saygın bir müessesedir. İnsanı zelil etmez, rezil etmez, bazen onur da kazandırır. İstifa bireysel bir duruştur aynı zamanda. Makama sunmadan halkla paylaşılan istifa makama saygısızlıktır. Bu, devlet ahlakını ne kadar bozduklarının işaretidir. Sayın İçişleri Bakanının daha önce iki kez istifadan geri dönmesi de istifa müessesini de devlet sistemi gibi çökerttiklerinin göstergesidir. İstifa, bir şantaj aracına dönüştü."
Sayın Albayrak görevden affını istemiş. Cumhurbaşkanı görevden alabilir veya istifanı kabul edebilir. Ekonomimize verdirdiğin kayıplar nedeniyle bakalım bu millet seni affedecek mi? Çünkü af yetkisi sadece millete aittir. Üstelik sen Bakanlıktaki devir teslim törenine katılmayıp Trabzon'daki ailenin yanına gittin. Eh yani bu kadarına da pes yani. Daha da bir şey söylemek istemiyorum. Vah devletim vah! ---------Ahmet Acaroğlu--------