KADİR ALBAYRAK'TAN AÇIKLAMA GELDİ

Gazetemizin Siyaset Kazanı köşemde (01.04.2015 tarihli sayı) CHP kilitlendi” başlıklı bir yazı kaleme alarak Hürriyet Mahallesinde peş peşe iki sabah boşa akıp giden suları yazmıştım. Bu hususa Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ilgi göstermiş, konuyu tetkik ettirerek 21.04.2015 tarihli yazıyla da cevap verme nezaketinde bulunmuş. Teşekkür ediyorum.   Bilgilendirme yazısının açıklayıcı kısmı şöyle: Hürriyet Mahallesi Çandarlızade İbrahim Paşa Caddesinde bulunan 5 bin tonluk su deposundan gelen 500 mm'lik iletim hattında yaşanan su patlağına ALO 185 Çağrı Merkezine gelen ihbardan hemen sonra  Süleymanpaşa Su ve Kanalizasyon Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından müdahale edilmiştir.  Arızanın olduğu noktada vanalar kapatılmış ve iletim hattının tamiratı yapılmıştır. İletim hattının içinde kalan sular dışarı tahliye edilerek, arıza en kısa sürede giderilmiştir. Vana kapatıldıktan sonra boruların içinde kalan sular Hürriyet Mahallesi Mühendisler Sitesi önündeki yoldan cazibe ile akmıştır.” Gördüklerimiz çerçevesinde Biz kamu görevimizi yerine getirerek bir hassasiyeti dile getirmiştik. Sayın Albayrak sorumlu makamda oturan seçilmiş kişidir. O şuurla, olay hakkında ilgili dairelerden malumatlar alarak bizi bilgilendirdiler. Buna, efkar-ı umumiye lisanıyla demokratik duyarlılık denilmektedir. Konular böyledir. Azmetme, gelişme, geliştirme böyle olur, olmalıdır. Ruhunda demokrasi ve öz eleştiri kültürünü yaşatmayanlar, bu konuda gerçekten medeniyet fukarası olanlar  Bana iftira etti, hakaret etti” diyerek çareyi mahkeme kapılarında  aramaya çalışırlar ki böyleleri aslında zavallının ta kendileridir.     Bunun aksini düşünelim;  Başkan Albayrak kendine yapılan her eleştiriyi yargıya taşısa burada ne siyaset yapılır, ne demokratik anlayış gelişir. Ortalığın pek tadı tuzu da kalmaz. Biz adam gibi sulandırmadan yazıp eleştireceğiz, onlar da üslubu içerisinde bilgilendirecekler. Böylece karşılıklı olarak kamu görevlerimizi  yerine getirmiş olacağız. Tüm mesele inceden inceye aslında bundan ibarettir.  CHP İl Başkanlığı ne yapıyor? Söz belediyeden açılmışken Kılıçdaroğlu' nun Tekirdağ` a gelişi öncesi CHP il merkezinde il başkanlığının basın mensuplarıyla yaptığı toplantıyı dile getirmek istiyorum. Bir cihetiyle önemli... Orada bizzat yoktum ancak yerel basının CHP il başkanlığına karşı epey dolu olduğunu da biliyorum. Bu toplantıda başkana can sıkıcı sorular tevcih edildiğini öğrenince hiç şaşırmadım. Ne olmuş diyeceksiniz? CHP Teşkilatı, belki 1 yıldır yerel basınla temasını kesmiş durumda… Bunu bizzat birkaç kez yazıp çizerek hatırlatmalarda bulunmuştum ancak ilgilenen olmamıştı. Bugünse durum farklı. Genel Başkanları gelecek ya, il başkanı basını davet edip bilgilendirmeyi murad eylemiş, tabi konuyla alakalı haberlerin yapılması istenecek güzide basından...Açıklamalar yapılmış, söylenecekler söylenmiş ama iş en hassas noktaya şok olmalar başlamış. Var mı bir şeyler anlamında gazeteciler soruyorlar; cevaplarda bir şey yok!  Orada Bedia İlerler Hanım  gibi kül yutmayan kökten basıncılar var. Keskin kalemli yazarlar gelmiş, davetli sayısı çok… Koskoca genel başkan gelince ne olur o kentte, neler olmalı? Teşkilatça yer yerinden oynayacak programlar yapılır. Bunu bir parçası da Yerel gazetelere yarım sayfa, tam sayfa ilanlar vermektir.Orada konuşulur her şey ve iş tatlıya bağlanır. Gazeteci arkadaşlar bu anlamda sorular tevcih ediyorlar Başkana... Başkan ise acemi oğlanlar gibi donuk, sadece bir şey olmadığını belirtiyor. Gazetecilerle aşık atılmaz. Onlar ne kapıkulu, ne mekkare...  Seçim kapıya gelip çatmış. Duyuru gerek, ilan gerek! Olmayacağı anlaşılınca adeta hep birden kükremişler. Nasıl içerlemesinler?  Bu halk CHP` ye 12 belediyenin tamamını, 6 vekilden 3' nü vermiş. O seçim herc-ü mercü içerisinde yerel basın gece gündüz emek sarfederek siyasete renk katmış... Tekirdağ CHP' nin avuçlarına düşmüş…Halk herşeyini götürüp teslim etmiş Altıok'a ama parti teşkilatı kavuştukları muazzam nimete karşılık hala yerel basından bedava haber bekliyor, oralı değiller, ruh gibi olmuşlar. Allah'tan reva mıdır? İşte gazeteciler il başkanına anlayacağı dilden konuşarak şeytanlarınızla baş başa kalın” dercesine oradan ayrılıp gitmişler. Duyduklarım bu yöndedir. Ve aynen de doğruysa  gazeteci kardeşlerime buradan ben de kallavi selamlar göndererek onurlu çıkışlarını kutluyorum.