Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”

Hani bir hesap var hayatımızın değerini belirleyen. O hesaba göre değerimiz şöyle belirleniyor: Sağlığımız yerindeyse 1 yazıyoruz. Değerimiz 1 dolar. İyi bir işimiz ve arabamız varsa, birin sağına iki adet sıfır yazıyoruz. 100 dolar. İyi bir evimiz varsa iki sıfır daha, oldu mu 10.000 dolar. Mutlu bir ailemiz varsa üç sıfır daha 10.000.000, oldu mu on milyon dolar. Etrafımız mutlu insanlarla ülkemiz barış ve refah içindeyse üç sıfır daha 10.000.000.000 yani 10 milyar dolar. Değeriniz on milyar dolar yani. Sağlığınızı kaybederseniz soldaki biri kaybedersiniz. Geriye ne kalır. Bir sürü sıfır… Sözün özü sağlığımız varlığımızdır. Hiç birimiz saksı da yani steril ortamlarda yaşamıyoruz. Çeşitli boyutlarda milyonları aşan gruplar halinde birlikte yaşıyor, aynı toplu taşıma araçlarını kullanıyor, aynı yeme içme mekanlarını ve en önemlisi aynı havayı soluyoruz. Market raflarında ambalajlı gıdaları tüketiyoruz. Bunların nasıl yapıldığını hiçbirimiz bilemeyiz. Musluktan akan suyu hem temizlikte kullanıyor hem yemek hazırlıyor ve bazen içiyoruz.  Havayı soluyoruz. Hava da ne var bilmiyoruz. Çevredeki fabrikaların bacalarından, yakılan kömürden havaya ne salınıyor bilmiyoruz. Tüm bunları kim biliyor ? Tabi ki genel ve yerel yöneticilerimiz, kurumlarımız. Vatandaş olarak devletimize güvenimiz tam. Çok eskiden beri devlet mekanizmamız var. 16 tane devlet kurmuşuz tarihte. (Demek ki 15 ini de yıkmışız bu arada…) Benim düşüncem sağlık sisteminde en önemli iş hasta olmamak. Yani koruyucu sağlık sistemi olmalı. Enerjide bir söz var ya En ucuz enerji tasarruf edilendir” diye. En ucuz sağlık sistemi de hastalık etkenlerini ortadan kaldırmak… Bu nasıl olabilir? Mesela en başta su olmak üzere temel besin maddeleri üzerinde sıkı bir denetim ve teşvik olabilir. Et süt gibi protein kaynakları daha alınabilir düzeylere getirilebilir. Bir insanı kanserden korumanın bedeli kanser tedavisinden kat be kat daha ucuzdur. Bunu uzmanlar söylüyor zaten. Bulunduğumuz çevrede en önemli bir diğer sorunda katı ve sıvı atıklardır. Bunları yönetemezsek toprağı, suyu ve çevreyi kirleten büyük bir hastalık kaynağı yaratıyoruz demektir. Çevrenizde herhangi bir yerde bu sorunların çözüldüğünü gören ya da düşünen var mı? Muhteşem Süleyman yani Kanuni'ni söylediği gibi… Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.”   Hepinize sağlıklı günler dilerim.