İNANMIŞLIK EN BÜYÜK ENERJİDİR... ÇEBİ VARIM DİYOR!
Süleymanpaşa belediye başkanlığı için zaman - zaman ortaya çıkan ekzantirik çalışmalar devam ediyor. Dün gece birbiri ardına Cüneyt Yüksel paylaşımlarının servis edildiğini görünce, ?aday ilan edildi´ sanmıştım. Ancak, tanıtım tasarımına dikkat ettiğimde, ?Aday adayı? ibaresine rastladım ve görüşlerimi de sosyal medyadan ?bu nasıl şey´ diye dile getirdim
Malum; başvuru sahibi 6 aday adayından her biri, (Kadir Çebi, Ali Rıza Eti, Soner Çizen, Ahmet Avcı, Efrahim Balım ve Sebahattin Ümet) kendisinin açıklanmasını beklemekte iken birden gece yarısı operasyonu varmış gibi uzaktan yakından partili dostları Cüneyt Yüksel´ i servis etmeye başladılar. Tabi, benim esas üzerinde durmak istediğim husus başka; Cüneyt Yüksel servis edilirken olaya neden sadece Kadir Çebi´ den ?İtiraz? gibi yorumlar geldi de diğer 5 isim sessiz kaldı? İnsan düşünmüyor değil; teslim mi oldular, kispete mi vurdular? Kesinlik söz konusu değilken, ön alma çabalarına karşı kendi hukuklarını korumaları gerekmez miydi?
24 Haziran seçim gecesini hatırlayın; millet TV ekranları başında oy dağılımlarını takip ederken, Muharrem İnce´ nin, ?Adam kazandı? demesiyle 60 milyon kişi TV takibini bırakmış, olay kabullenilmiş ve Sn. Erdoğan da bilmem kaçıncı zaferini kutlamaya koyulmuştu. Aynen buna benzer havanın minik bir versiyonunu biz şu an Tekirdağ ölçeğinde yaşamaktayız. Görülmekte ki, Cüneyt Yüksel için bir dost ekibi, ?Algı oluşturmak´ üzere harekete geçmiş, diğer aday adaylarına, ?geçmiş olsun, baltaları bırakın? mesajı verilmiştir ama, ?Yürekli ses? konumunu hak eden Kadir Çebi´ den cesur adımlar gelmeye devam ediyor.
Bu aşamada, ortada Sn. Yüksel´ den sadır olan yanlış bir hamle mi var sorusu akla gelecektir, cevaben derim ki: Cüneyt Yüksel cephesinde hiçbir yanlışlık yok. Arkadaşları öyle olmasını istiyor ve gereğini yapıyorlar. Buna karşılık diğer grupta bir hata var gibi. Başvuru sahipleri, ? Hop, ne oluyoruz, Biz de varız!? Demeleri iktiza etmez miydi? Sessiz kalmalarında nasıl bir İNCE´ lik varsa, çözmek zor.
Bu yazımda ben Cüneyt Yüksel ile Kadir Çebi´ yi özellikle kutlamak isterim. Her ikisi de siyasete heyecan pompalıyorlar ve siyaset arenasında varlıklarını konuşturuyorlar. Bu çerçevede ya bileğinin hakkıyla kazanacaklar ya da kaybedeceklerdir. Ama biri diğerine kazanırsa aşağıda özetlediğim tarihi olayı unutmayalım:
?Milattan Önce üçüncü yüzyılın başında, (...) Roma´nın henüz esamisi bile okunmuyordu. (...) Yarım adanın lideri olmaya çok hevesli Pirus, (...) 25 bin askerden oluşan ordusuyla İtalya´nın güney ucuna geldi. Böylece Pirus´ un ordusuyla Romalılar arasında MÖ 280 ? 275 yılları arasında 5 yıl sürecek Pirus Savaşları başladı. (...) Pirus´ un ordusunda o zamanın en etkili askeri gücü olan filler vardı. Romalılar ise daha çok kalabalık bir gerilla ordusu gibiydi. Romalılar, Pirus´ un asıl gücü görünen unsurları olan filleri hedef aldılar. Attıkları kızgın oklar ve uzun mızraklarıyla filleri kızdırıp panikletmeyi başardılar. Dev cüsseli hayvanlar etraflarındaki herkesi ezmeye başlayınca Pirus da büyük kayıp verdi. Zor bela da olsa Romalıları püskürtmeyi başardı ve ?meydan´ daki, zaferi kazandı. Antik Yunanlı tarihçi Plutark´ ın kaydettiğine göre Pirus bu savaşı kazanırken ordusunun büyük bölümünü kaybettiği için onu tarihe geçirecek şu sözünü söyledi: ?´Bir zafer daha kazanırsam tamamen biteceğim.´´
Evet değerli siyasetçiler, siyasetin en tehlikeli yanı İkinci Pirus olmamaktır.
NOT: O savaşta Pirus zafer kazanmış ancak zafer meydanında sadece kendisi ve sancaktarı sağ kalmıştır.