GERÇEK EKMEĞİN PEŞİNDE 2

       Dünyanın ve ülkenin gündeminden uzak bir konudan bahsedeceğim sizlere .. Daha önce yayınladığım yazımda  gerçek ekmeğin peşinde diye başlık atmıştım. Bu yazı o yazının devamı niteliğinde ? Kimse,  insanlar ekmek bulamazken  sen tutmuş gerçek ekmek diyorsun demeden,  buğdayın anavatanında  en güzel ekmeği yiyenlerin  torunları olarak şimdilerde yediğimiz ekmeğe muhtaç  olmadığımızı söylemek istiyorum.   Sosyal  devletin en önemli görevi herkese  geçinebileceği bir iş imkanı sağlayarak, vatandaşlarını  ihtiyaçlarını karşılamasına yetecek bir gelir seviyesine  eriştirmektir. Bu ihtiyaçların en başında da beslenme  ihtiyacı gelir.   Sağlıklı bir toplum, sağlıklı beslenen  bireylerden oluşur.  Ekmek  insanımızın en önemli beslenme kaynağıdır.   Bu gün yediğimiz  ekmek  bu işlevi yerine getirmekten uzak olmasının yanında  tam tersi  bir çok rahatsızlıklara yol açmakta insanımızı hasta etmektedir.          Sağlıklı bir toplum olma yolunda  kamuoyu oluşturmak amacıyla  bu işin peşine düştüğümüzde aslında   bu konunun  pek çok meraklısı olduğunu;  kamuoyunda bir bilinç oluşmaya  başladığını sevinerek gördük. Bunlardan birisi de Seferihisar´da  gerçekleştirilmiş. 2011 yılında Tohum Takas Şenliği´nde Gödence Köyü´nde bulunan Topan Karakılçık Buğdayı, Can Yücel Tohum Merkezi´nde çoğaltılıp köy değirmeninde aynı atalarımızın yaptığı şekilde öğütülerek un haline  getirilerek , ekşi maya ile  yoğrulan hamurlar   taş fırında  pişirilerek ekmek yapmaya başlanmış.Günümüzde çok az rastlanan Topan Karakılçık Buğdayı Tohumu´nu bulup çoğaltan ve yüzlerce yıl önceki tekniklerle ?Ata Ekmeği?ni üreten Seferihisar Belediyesinden yapılan açıklama  ?Tohum mücadelemize başladığımız 2011 yılından beri, yerel tohumun yok olmaması için büyük çaba harcadık. Köylerde ninelerimizin sandıklarında tohumlar bulduk. Kurduğumuz Can Yücel Tohum Merkezi´nde tohumları çoğalttık. Türkiye genelinde bir milyondan fazla tohum ve fide dağıttık. Bu tohumların içerisinde artık yok olduğu düşünülen Topan Karakılçık Buğdayı´nı fark ettik. Uzun süren çalışmalarla çoğaltmayı başardık. Ve nihayet geçtiğimiz yıl bu tohumun hasadını yaptık. Taş değirmende öğütüp, atalarımızın yarattığı lezzeti yeniden yakaladık.? şeklindeydi.        Bu konuda karşımıza çıkan bir başka  üreticide  Bozcaada çıkışlı  ?ada  ekmeği?  üreticisi Ali Bey?   Ürettiği ekmeklerde Anadolu´nun eski buğdaylarından elde edilen un ve ekşi maya  kullanıyor.   Bir çok insan gerçek ekmekten  onun sayesinde haberdar olmuş ve dolayısıyla konu ile ilgili bilinçlenmeye büyük katkı sağlamış.      Doğal  un ve ekmeğin bulunabileceği bir başka adreste Ankara, Polatlı yolu üzerinde daha evvel un tedarik ettiğimiz bir tesisti. Türkiye´de Bakanlık tarafından da onaylanmış "Tam Buğday Unu" üreten Evirgen Un, aynı zamanda Türkiye´nin ilk Butik Un Fabrikalarından biri olma özelliğini taşımakta. Yöresel buğday temin edildikten sonra elektrikle çalışan ama yavaş devinimde tas değirmende elde edilen  un ekşi maya ile yoğrularak,   sekiz saatten fazla  mayalanma süresine riayet edilerek son derece sağlıklı ekmekler elde edilmekte.      Gerçek un ve ekmeğin  bir adresi de son günlerde çok  rağbet gören  Kastamonu- Siyez  Buğdayı  unu ve ekmeğiydi. İhsangazi Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının broşüründe  Siyez buğdayından; Kültüre alınmış günümüz buğdaylarının atası..10 binyıllık buğday geleneği. Hititlerin ve Friglerin baş tacı hububat formu..?´Zız´´ dermiş Hititler bu buğdaya.. Zamanla ?´Siyez´´ e dönüşmüş dillerde.. ?´Kaplıca Buğdayı´´ bile olmuş adı Anadolu´da ..Dünyada çoğunlukla ?´ Verimli Hilal olarak adlandırılan Anadolu toprakları ile Filistin ve Kuzey Irak´ı da içine alan bölgede yetiştirilerek, sofralara aş, sürülere yem olan Siyez Buğdayı, günümüzde Türkiye toprakları içerisinde birkaç noktada; azımsanmayacak miktarda da İhsangazi´ de yetiştiriliyor. Genetik yapısı itibarı ile binlerce yıl önceki formunu muhafaza eden nadir ürünlerden biri. .Antik dönemden kalan bir tarım kültürü mirası. Artan dünya nüfusunun besin ihtiyaçlarına cevap verebilmek adına genetiği değiştirilmemiş ya da ıslaha alınmamış ürünlerden, apayrı, doğal, besleyici, nadide bir gıda kaynağı.. İhsangazi´de yaklaşık 5.000 dekar alanda sorunsuzca yetiştirilen bulgurundan unundan  insanların, buğday ve saplarından hayvanların yararlanabildiği, sıkı kavuz yapısı itibarı ile hastalık ve zararlılara mukavim , kurak ya da besin maddelerince fakir şartlarda rekabet gücü yüksek müstesna bir tür olarak  bahsediyor. İhsangazili çok mutlu, öyle rastgele her yerde bulunmayan bir türe sahip  olduğu için..Velhasılı önemli bir değer Siyez Buğdayı .      Gerçek ekmeğin peşinde  yaptığımız seyahatte   bu adreslere ulaştık . İnanıyoruz ki daha bir çok adres var.. Bu konuda oluşturulacak ortak bir bilinçle   hem  bu  tohumlarımızı koruyabilir hem de   yok olan tarımımızda çiftçimize bu butik üretimden iyi bir gelir kapısı açabiliriz.