Biyografi yazarı Silvan Güneş´ in makalesinden yararlandım

 Eski Türkiye mi, Yeni Türkiye mi? Nereden aklına geldi diyeceksiniz? Şuradan: Ben 1952´ liyim. Tevellüdüm gereği  bu yaşa kadar radyolardan, Yeşilçam´ dan, TV´ lerden takip ettiğimiz çok meşhur sanatçılarımız oldu; Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Münir Nurettin Selçuk, Hamiyet Yüceses, Hafız Burhan, Âşık Veysel? Ve daha yüzlerce oyuncu klasikler listesinde çoktan yerini aldı. 1960´ ların, 70´ lerin Türkan Şoray, Filiz Akın, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Orhan Günşiray, Eşref Kolçak, Ayhan Işık, Öztürk Serengil, Vahi Öz, Nubar Terziyan gibi birkaç nesli etkileyen sinema sanatçılarımızın her biri ölümsüzleşti.   Sordum kendime; kalben, ruhen, tek ve bir olan Türkiye´ mizi bugün eski ve yeni diye niye ikiye ayırdılar? Bunda da bir hikmet olmalıdır; temiz ile kirliyi ayırmak evde annelerin işi... Ola ki yarın,  Eski ile Yeni Türkiye´ yi mukayese etmek  gerektiği zaman iş çok daha kolay olsun. Bu anlamda, İnternet ortamında sörf yaparken, Biyografi yazarı Silvan Güneş´ in 28 Şubat 2016´ da kaleme aldığı ?Cumhuriyet´in Müzik Alanındaki Önemli Sanatçıları ve Kurumları? başlıklı makalesine rastladım, okuduğumda tam da aradığım niteliklerde bir araştırma olduğunu anladım.  ** Yazısının bir bölümü şöyle diyor: Cumhuriyet´in Müzik Alanındaki Önemli Sanatçıları ve Kurumları ?Türk Beşlileri? olarak anılan beş kişi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş döneminde Mustafa Kemal Atatürk´ün -her alanda olduğu gibi, müzik alanında da ülkenin gelişimini sağlanması üzere, eğitim almaları için Avrupa´ya burslu olarak yolladığı kişilerdir. Eğitimleri sonunda ülkelerine gelen ?Türk Beşlisi´ Klasik Batı Müziğinin temellerini atmış, Türk Müziğinin gelişmesini sağlamış, aynı zamanda ülkede müzik adına vermiş oldukları eğitimler, yapmış oldukları sanatsal çalışmalar, müzik alanında açılmasına vesile oldukları kurumlarla pek çok Türk sanatçısının yetişmesine, ülke ve uluslararası boyutta adını duyurmasına öncülük etmişlerdir. Atılan bu sağlam temellerin ardından nice okullarla birlikte öğrenciler yetişmiş, Türk Müziğinin her alanında yetişmiş sanatçıları artık birbirleriyle ve dünya sosyetesinin önde gelen isimleriyle önemli sahneleri paylaşır olmuştur. Bugün hayatta olmayan Türk Beşlisi´ni saygı, minnet ve özlemle anarken, onların bu önemli emek ve miraslarının unutulmaması, kuşaktan kuşağa aktarılması hepimizin bir görevidir. Türk gençleri bu öncülerimizi mutlaka tanımalıdırlar.  Türk Beşlileri şunlardır;  Ahmet Adnan Saygun,  Ulvi Cemal Erkin,  Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses. Yazarımız Atatürk döneminde açılan bazı kurumları da sıralamış: -Ankara´da ?Musiki Muallim Mektebi? kuruldu (1924). -Mızıka-i Hümayun? Ankara´ya taşınarak ?Riyaset ?i Musiki heyeti? adını aldı(1924) -İstanbul Belediye Konservatuvarı kuruldu (1926). -Ankara Devlet Konservatuvarı kuruldu (1936). -Gazi Terbiye Enstitüsü Müzik Bölümü kuruldu (1937). -Ankara´da Askeri Müzik Okulu öğretime açıldı (1938).  ** Silvan Güneş´ ten alıntılarım burada sona erdi. Bu mükemmel yazıyı okuduktan sonra diyorum ki, her şeyi siyasete kurban etmeyeceğiz, devlet olarak sanatçılara ön açacağız, sanata ve sanatçıya değer vereceğiz,  hapisle, yalnızlaştırmakla korkutmayacağız. EVDE KAL´ dık diye boş oturmak olmaz. Saygılarımla değerli okuyucularım.