Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan´ız!
HANLAR HANI EMİR TİMUR
Bugün 9 Nisan, Emir Timur 684 yaşında...
O bir Han değildi, o, 27 Han´a diz çöktürmüş bir Hanlar Hanı idi. Hiç şüphesiz ki tarihin en büyük askeri. Yaşadığı dönemde, bilinen dünyanın 3/4´üne hükmetmiş, katıldığı her savaştan galibiyetle ayrılmıştı. Cihangirlik davasına düştüğünde, birkaç adamı birkaç atı ve hanımından başka kimsesi yoktu. Fakat o bunları bahane etmedi ve bir cihan padişahı oldu. Çin´e ve Delhi´ye kadar bütün Asya´yı; Irak, Suriye ve İzmir´e kadar bütün Anadolu´yu hakimiyeti altına aldı. Cengiz Han´ın ağır şartlar nedeniyle sefer yapmadan döndüğü Hindistan´ı 12 ay gibi kısa bir sürede fethetti. Cihan Tarihinin en büyük devletlerinden olan Osmanlı´mızın 7 yılda alamadığı İzmir´i bir hafta içerisinde almış ve Yıldırım Beyaz Han gibi büyük bir hükümdarı yenmişti: Bu bizim için bir ´KARDEŞ KAVGASI´dır. İdaresi altındaki coğrafyanın imarıyla yakından ilgilendi. Su kanalları inşa ettirdi. Büyük şehirleri ticaret yollarına bağladı. Özellikle Semerkant şehrini örnek bir yerleşim haline getirdi. İlme ve alime çok değer verirdi. Yaşadığı dönemde Semerkand ve Buhara kentleri, Batı´nın gıpta ettiği ilim ve eğitim merkezi haline gelmişti. O bir kasırgaydı. Ömrü savaş meydanlarında geçmişti, nice devletleri yıkmış nice başları eğdirmişti fakat buna rağmen kandan, savaştan ve ölümden bahsedilmesini sevmezdi. Konu bunlara gelince, konunun değiştirilmesini isterdi. Adaletliydi. Onbaşısı ile erinin arasını dahi takip eder, kötü muameleye, zulme fırsat vermezdi. Memleketlerin kılıçla alınacağına fakat adaletle korunacağına inanırdı. Adı Avrupa´yı titretmeye yetiyordu. O öldüğünde, Avrupa bayram ilan etmişti. Sadece Avrupa değil, dünya onun adından titriyordu. Cihan padişahıydı fakat mağrur değildi. Gürcü kralı Bagrat, Timur´a, teslim olmayacağını yazdığı mektubunun sonunu ´´Tanrı´nın oğlu´´ diye bitiriyor; Timur ise sadece sahibi olduğu Herat kenti bile Gürcistan´ın 5 katıyken, ona cevap olarak yazdığı mektubunda ´´Ben Timur, Tanrı kulu´´ diye kendinden bahsediyordu. O patron değildi, liderdi, lider olmak için doğmuştu. Yaşı 60´ı geçtiğinde bile sefere giderken atının üzerinde ordusunun en önünde gider, cenk meydanında askerlerinin yanında kılıç çarpıştırırdı. Hulasa, o en büyük komutan idi.
** Türklere karşı galibiyetlerini yazan ve bu galibiyetlerle övünen Firdevsî´nin mezarı başına gelmiş, ´´ Ey Firdevsî! Kalk da gör, mezarın da kitabın da Türk bahadırlarının ayağı altındadır demişti. O hiç şüphesiz ki en büyük Türk askeri idi. ** Atatürk, Afet İnan´a yazdırdığı Timur piyesini anlatıyordu. Piyeste konuşan yalnızca Timur´du. Afet Hanım, sordu: Paşam, piyeste heP Timur konuştu, başka kimse konuşmayacak mı? Paşa´dan şöyle bir cevap geldi: Timur varken başka kimse konuşabilir mi?
Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan´ız, biz ki Türk oğlu Türk´üz; biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk´ün başbuğuyuz!
Türk Tarihinin güç ve şeref abidelerinden Emir Timur... Türk evlatlarının yüreğinde yaşıyor ve yaşayacak...