Epilepsi, Sara, Beslenme, Nöroloji, İlaç

Epileptik nöbet, artmış elektriksel aktiviteye bağlı olarak, beynin normal aktivitesinden farklı olarak bazen ortaya çıkan, beyin hücrelerinin (nöronların) normal işlevlerini yapamadığı geçici klinik tablolardır.  Epileptik nöbetler sırasında nöronların aşırı şekilde uyarılması sonucunda artmış aktivite görülür. Bu aşırı uyarılma sonucunda uyarılan beyin bölgesinin yerine göre değişen nörolojik belirtiler izlenir; örneğin bu bölge frontal lobda motor kortekste ise vücudun bir kısmının veya tümünün kasılması, görme korteksinde ise ışık çakmaları veya görsel halüsinasyonlar, koku bölgesinde ise koku halüsinasyonları, duysal kortekste ise duysal belirtiler izlenir. Epileptik nöbetler sonucu ortaya çıkan nörolojik belirtiler tipik olarak saniye-dakikalar içinde geçer. Epileptik nöbet tipleri temel olarak üç alt gruba ayrılabilir. Bunlardan ilkinde epileptik uyarılma beynin tümünde aynı anda ortaya çıkmaktadır. Bu duruma jeneralize nöbet adı verilir ve bu nöbet tipinde bilinç kaybı olur. İkincisinde nöbet sadece bir bölgede ortaya çıkar ve hastalarda nöbet sırasında bilinç kaybı gelişmez. Bu tip nöbetlere basit nöbet adı verilir. Son olarak, bazı durumlarda da nöbetler basit nöbet olarak başlar ve kısa sürede beynin tümüne de yayılır. Bu durumda başlangıçta olmayan bilinç kaybı kısa süre sonra ortaya çıkar. Bu tip nöbetler ise ikincil jeneralize nöbet ismini alır. Özetle her epileptik nöbette bilinç kaybı olmaz. Bazı durumlarda da bilinç kaybı olsa bile hastalar bayılıp, yere düşmezler. Bu durumlarda hasta nöbet geçirirken çok yakınındaki kişiler bile nöbeti fark etmeyebilir. Nöbetler klinik tablolarına göre de çok değişkenlik gösterebilir. Sadece anlık dalmalar, duyusal, baş dönmesi, kasılmalar, uyuşmalar şeklinde gözlenebilir. Bazen psikojenik nöbetler izlenir. Peki Epilepsi nedir? Epilepsi epileptik nöbetlerin izlendiği nörolojik bir hastalıktır. Bir hastaya epilepsi tanısının konması için, bazı özel durumlar haricinde, en az 2 epileptik nöbetin izlenmesi gerekmektedir. Bir kişinin yaşamı boyunca en az bir epileptik nöbet geçirme ihtimali yaklaşık olarak %3´tür. Ancak bu hastaların sadece beşte biri epilepsi hastası olur. Toplumda her 1000 kişinin yaklaşık olarak 6´sında epilepsi hastalığı vardır. Epilepsinin sıklığı yaş ile de değişiklik göstermektedir. Hastalık çocuk ve yaşlı olmak üzere iki uç yaş grubunda daha sık olarak izlenmektedir. Epilepsi sıklığı 20 yaş ve daha küçük gençlerde %1 iken, 70´li yaşlarda %3´tür. Epilepsi hastalığı birçok farklı neden sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Bunlar içinde en sık izlenen nedenler; beyin tümörleri, menenjit ve ensefalit gibi beyin enfeksiyonları, beyin damar tıkanıklıkları ve kafa yaralanmalarıdır. Bunlar dışında genetik hastalıklar, bazı nörolojik sendromlar, metabolik hastalıklar ve Alzheimer Hastalığı gibi beynin dejeneratif hastalıklarının seyrinde de epilepsi hastalığı ortaya çıkabilmektedir. Özetle, beyinde epilepsinin izlenebilmesi için ya anatomik yada metabolik-genetik bir bozukluğun olması gerekmektedir. Gerçekte anatomik değişiklikler de beynin metabolizmasını bozdukları için epilepsi hastalığını ortaya çıkarmaktadır.