EMİRYAKUP KÖYÜ HALKI, 18 MAYIS 1944" Ü ANDI
Emiryakuplu’lar Kırım Derneği ile Emiryakup Mahallesi (Köyü) Muhtarlığı birlikte 18 Mayıs 1944’ de vatanlarından sürülen Kırım Tatarlarının acılı günlerini bir program çerçevesinde andı.
Ayrıca SOMA Maden kazasında hayatını kaybedenler için de dualar edildi.
18 Mayıs günü Köyde toplanan Tatarlar, Hüseyin Uysal’ ın ağzından bir basın bildirisi okudu ve hemen akabinde Köy camiinde bir Mevlit düzenlenmişti... Sonunda misafirlere pilav, ayran ve peynir helvası ikramı yapıldı.
Hayrabolu, Tekirdağ, Çorlu ve İstanbul’dan gelen Tatarlar ile köy sakinleri kadınlı erkekli bir araya gelerek sürgün günlerini unutmadıklarını gösterdiler. Camide ise 8 din görevlisi güzel sesleriyle Kur’ an ve mevlit kıraat ettiler ve sonunda Tekirdağ İl Müftüsü Mahmut Gürlen Hoca duasını yaparak programı sona erdirdi. Mevlitte daha evvel köyde imamlık yapmış olan Tahir ve Adnan Hoca’ nın da hacegan arasında yer alması, güzel sesleriyle katkıda bulunması köylüleri duygulandırdı.
Sürgünü Anma programına Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, Hayrabolu Belediye Başkanı Fehmi Altayoğlu ile 15 köyün mahalle muhtarının iştirak ettiği görüldü.
Misafirler Köy Muhtarı Kerim UĞUR, Köy Dernek Başkanı Burhan Çınar tarafından ağırlandı. Köyün eşrafından Şerafettin KURT ile Hüseyin UYSAL’ ın tek tek misafirlerle ilgilenmeleri güzel jestlerden biriydi.
Birlik ve beraberlik içinde geçen anma programında, Kırım Türkleri Derneği eski Başkanı Osman KURT, Kırım Kültür Vakfı Tekirdağ Temsilcisi Hasan ERGE, Çorlu Kırım Tatarları Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Kamil KURT da köyde hazır bulunanlar arasındaydı.
Köy meydanı Türk ve Kırım Tatarlarının bayraklarıyla süslenmesi, köy insanının geleneklerine, aslına, özüne bağlılığın nişanesi gibiydi.
Açılışta sunucuk yapan Hüseyin UYSAL, önce Türk büyükleri ve şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşu yaptırdı ve ardından İstiklal marşını okuttu. Yüzlerce kişi bu törene eşlik etti.
Hüseyin UYSAL’ ın açış konuşmasının tam metni veriyorum:
Çok değerli Emiryakuplular…
Uzaktan yakından teşrif edip gelen çok değerli misafirler…
Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.
Bugün 18 Mayıs günüdür.
Kırım tatarları için, insanlık için, Türklük için çok acılı bir gündür.
Bugün 70 yıl önce katledilen soydaşlarımız adına
Bu öğle saatinde bir mevlit okutuyoruz…
Bunun bir anlamı var, bir önemi var ancak bu konuya geçmeden önce şu hususa değinmek istiyorum:
Kırım tatarları olarak Bizler bu köye Abdülmecit Fermanı ile 1860 tarihinde gelip yerleştik.
Çanakkale Savaşına buradan 94 kişi gitmiş 3 kişi geri dönebilmiştir.
Değerli dostlarım;
18 Mayıs 1944 yılı hatırası bugün Türkiye’de ve Vatan Kırım’da anılmaktadır.
Bu 18 Mayıs 1944’ ün ne olduğunu bilmek zorundayız!
Ruslar, 70 yıl önce bizim akrabalarımızı, Tatar soydaşlarımızı Kırımdan sürüp çıkardılar.
Tek bir hane, tek bir kişi dahi bırakmadan vatanlarından kopardılar.
Tatarlar; Sibirya’ya ve çoğunluk olarak da 7 bin Km ötede Özbekistan’a gönderildiler.
Kaç kişi oldukları kesin olarak belli değil!
Kimine göre 200 bin, kimine göre 400 bin deniyor.
Hangisi olursa olsun, bu bir dramdır, bir insanlık suçudur.
Trenlerle yapılan yolculuk 23 gün sürdü.
%40’ ı yolda hayatını kaybetti.
O gün bunların hangi halde yolculuk yaptıkları filmlerin, romanların konusudur.
Yerlerine vardıktan sonra da açlıktan 10 bin kişi, hastalıktan 20 bin kişi daha kısa süre de kaybedildi.
Değerli kardeşlerim,
Bizim Tatar halkımız, liderleri Mustafa Cemiloğlu’ nun büyük mücadelesi sonucu, 45 yıl sonra Kırım’a geri dönmeyi başarmışlardı ama 25 yıl sonra tam kendilerini toparlayacakları zaman Rus zulmü tekrar hortladı ve Kırım’ı ilhak ettiler. Oysa insan haklarına dayalı 30 yıllık demokratik mücadelede tek bir insanın dahi burnunu kanatmadan dönmüşlerdi.
Bugün, bu Mevlidi, 1944 felaketini yaşayan, hayatlarını kaybeden soydaşlarımızın aziz hatıralarını anmak, onların ruhlarına birer dua göndermek için yapıyoruz.
Bu bizim en azından insani görevimizdir.
Bunu; Allah için, insanlık için akrabalık için yapmak zorundayız.
Aziz dostlarım!
Gevşek durmamalıyız. Bakın Ruslar dünyanın gözü önünde Kırım’ı yeniden yuttu. Kötü günler yeniden Tatarların kaderi yapılmak isteniyor.
Şu an bu detaylara girmeyeceğim çünkü konumuz farklı.
Değerli dostlarım, Biz bu anma programının hazırlıklarını yapmakta iken bu arada bir büyük acımız daha oluştu: SOMA FACİASI!
13 Mayıs gecesi SOMA’ da meydana gelen bu facianın çalışmaları henüz sona ermedi. Orada kaç can kaybettiğimizi kesin olarak bilmiyoruz ancak resmi açıklamalara göre 285 kişinin naaşı toprağa verildi. Ulaşılamayan daha pek çok kişi olduğu söyleniyor. Allah hepsine rahmet etsin, ailelerine sabırlar versin.
Ben Köy Muhtarlığım ve Köy Derneğim adına katılımlarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. İnşallah gelecek sene tekrar bir Mevlit gününde burada birbirimize kavuşmak nasip olur.
EVET… Ben bir Kırım Türküsünün ilk dörtlüğü ile konuşmama son veriyorum:
“Biz Kırım’dan çıkanda
Kar yağmadı kan aktı.
Anam, babam, kız kardaşlarım,
Közleri tolu yaş kaldı.”
Cemiyetimiz hayırlı olsun. “
18 Mayıs 2014, (Emiryakup Mahallesi -Köyü)