Geçen hafta Meral Akşener Haber Türk TV´ ye çıkmıştı. Orada, İKİ MİT görevlimizin uzun zamandır PKK´ nın elinde rehin olduğunu, kurtarılması için gündeme dahi getirilmediğini ifade etmişti. Bu satırı hemen geçiyorum, içinde Akşener adı geçtiği için zayıf cümle mütalaa edilebilir.
Bilinen kozlara gelirsek...
Türkiye´ nin yetkili sesi; bir papaz da siz de var, ver papazı al papazı; demişti.
Anladık ki; elimizdeki KOZ değerli ve güçlüydü.
Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla ve (Sayın(!) Rıza Zarrab ABD´ nin elindeydi.
ABD 4 kozdan hiçbirine yanaşmazken elimizdeki tek kozu pass geçirtti.
Başka napmıştı?
Ekonomimizi felç etmiş,EYYYT´ lerimizi elimizden almıştı.
N´ oldu şimdi?
İyi bir oyuncu ne yapabilir, ne yapmalıydı?
Var olan Papaz kozumuzu en iyi oynamak birincil hakkımızdı ama olmadı, onunla karşıdan bir veya iki unsuru kurtarabilirdik. ABD elimizdeki kozu boşa kullanmamızı sağladı.
Geriye kalan nedir?
Yargımızın bağımsız olduğunu haykırmak!
Yapılan sadece o oldu.
Başka? Üç yıl boyunca papaz ile yatıp kalkmak yanımıza kar kaldı.
Bari şunu teklif edelim:
AK Yandaşlara ciddi anlamda primler verilmesi gerekir. Ne Partilerini, ne Reislerini, ne Hükümetlerini bu süreçte yalnız bıraktılar. Sağ taraf gösterildi, sağa yattılar; sol taraf gösterildi, sola yattılar. Dövizler, altınlar dediler, gidip bozdurdular. Bu memleket dolarla kurulmadı dediler, inandılar. Primleri hak ettiler bencileyin.
Ve ülke olarak...
Elimizdeki muazzam koza karşılık sadece TRUMP´ un teşekkürüyle yetindik; yetmez mi?