SİYASETİN SİKLET MERKEZİ OLUR

  Mustafa Şentop' la alakalı yazım oldukça eleştiri aldı. Facebook' da itiraz edenlere rastladım. Telefonla yorum yapanlar var. Anladım ki meramımı tam anlatamamışım. Bu sebeple, amacımın ne olduğunu tekrar yazmak lüzumunu duydum.   Öncelikle ve özellikle belirteyim ki, Bir Kahraman Gerek” yazımın içeriği fikir, düşünce, inanç anlamında olmayıp sadece, Güçlü siyaset merkezi oluşturulması” amacına yöneliktir.   Siyasette eskiyenler bilirler, (1980'li yıllar) Ahmet Karaevli dönemlerinde Tekirdağ siyaseti kendine özgün mecrada gidiyordu. Gelen yıllar içinde Tekirdağ Ankara' nın serbest bölgesi haline getirildi. Ne yazık ki bu fasit daire, bu çeper yıkılamadı. Böyle olduğu için de problemlerimizin çözümünde Sıklet merkezi” nin neresi olduğu konusunda doğru adresleri bir türlü bulamadık.   O kadar ki buraya tayinle gelen memurlar kendini gönderen Ankara'daki güce tabi oluyor, amiyane tabirle yerel siyaseti takmak istemiyor. Milletvekillerimiz, il başkanlarımız, belediye başkanlarımız adeta ikinci planda bırakıldılar. AK Parti Teşkilatı çok istedikleri bazı konularda bile Genel Merkezi aşamadığı için mahcup oldukları anları olmuştur. Teşkilatın gönderdiği memur başka bir yoldan tekrar geri dönebiliyorsa Teşkilat ikinci plana itilmiş demektir.    Son müdür atamalarında, puanlamalarda siyasetin rolünü hakkıyla ölçüp biçebildik mi? Hayır. Buna kafa yormadığımıza inanmaktayım. Memnunniyetsizliğine rağmen, il / ilçe başkanlığı bu sonuçlara etkisi ne kadar olabilmiştir? Olamadılar veya olmadılar ve tüm bunlar güçlü siyaset yoksunluğunun eseri olarak karşımızda duruyor..   Bugünkü siyasetin iyiliğini, kötülüğünü, eksikliğini düne bakarak daha iyi anlarız. Bir defa teşkilat her şeye hâkim olacaktır. Bu sistemi bozduğunuz zaman başarısızlıklara doyamazsınız. Anavatan Partisi döneminde teşkilat kesinlikle her şeye hâkimdi. Teşkilattan habersiz kazara olursa, memur daha gelmeden ataması iptal ettirilirdi. O devirlerde bir Ahmet Karaevli, bir Efrahim Balım vardı. (İkisine de Allah uzun ömürler versin.) Biri Ankara'da, biri Tekirdağ'da dimdik ayakta ve mutlaka teşkilatın emrindeydiler. Hiçbir vatandaş geldiği kapıdan umutsuzca geri dönmez,   Beni atlatırlar mı acaba?” endişesine kapılmazdı. Bugün dahi Efrahim Balım çarşı merkezinde danışılan kişi” konumunu muhafaza ediyorsa o yıllardan kalma teşkilat özleminin, saygınlığının bir sonucudur. Bugün; Onunla temas kuranların, çayını içenlerin, konuları müzakere edenlerin sayısı azımsanmayacak seviyededir.   Yazım çokça eleştirildi. Yazarlar için okurların görüşleri elbette çok değerli... Ancak kesin inancımı tekrar edeyim;  eğer, Güçlü Siyaset Merkezi oluşturulmazsa Tekirdağ her yönden ezilir, eziliyor, ezilmeye devam da eder. Bu merkezin adresi iktidar partisi olması sebebiyle elbette AK Parti İl Başkanlığıdır diyoruz ama bu demek değildir ki sadece burası, hayır, diğer siyaset kurumlarımızın da güçlü siyaset odağına sahip olmaları gerekir ve bu her zaman bir ihtiyaçtır.   O yazımın fikir örgüsüyle alakası olmadığını tekrar belirtiyorum.